Neden mayısa erguvan demezler
Bir şehri sevmenin ne çok yolu var…
20110513071359

Bir şehri sevmenin kaç türlü yolu vardır ya da bir şehri, medeniyetin kalbi yapan saikler nelerdir? Niçin bütün şehirlerden ayrılır İstanbul, yeri apayrıdır... Başka başka çehreler takınarak gözümüze gönlümüze şenlikler sunmak zorunda mıdır hep? Her mevsime göre, her aya göre farklı güzelliklerle karşımıza çıkmakta neyin nesidir?

Mesela aylardan mayıs... Baharın ve İstanbul'un en güzel günleri başlamıştır. Gönüllerde hoşluk, gözlerde müthiş bir seyir zevki... Bir bayramdır mayıs, İstanbul için. Erguvanları, gelinlik gibi giyerek her mayıs yine yeniden Fatihini bekler gibidir boğazın kıyılarında... Fethe özlem duya duya mayısı "şenlik ayı" ilan etmiştir sanki...
 
Mayıs ve İstanbul... İstanbul sevdalısı, merhum A.Süheyl Ünver, bir yazısında neden mayısa "erguvan" demezler ve Boğaziçi'ne neden " Erguvan Boğazı" demezler diye sorar... Erguvanın en güzel temaşa edileceği yer Üstad'ın da belirttiği gibi Boğaziçi'dir. Boğaziçi'nin her iki yakasında özellikle Kandilli, Çubuklu, Emirgan, Bebek, Kuzguncuk, Vaniköy civarları, Hocam Haluk Dursun'un tabiriyle "pembelikte imtizac etmiş tenleriyle"  erguvan seyrinin en güzel adresleridir. Zevk-i selim sahiblerinin malumudur ki İstanbul'da baharın müjdesi erguvanların çiçek açmaya niyet ettiği vakitlerdir... Yüce Yaratıcı'nın Musavvir isminin en güzel misallerinden erguvanlar, Bizans geleneğinden gelmiş olmasına rağmen Osmanlı, bu ağaca gözü gibi bakmış, yetişmesine son derece önem vermiş, ihtiyaç halinde dışarıdan getirerek payitahtın sembolü haline getirmiştir. Erguvan,hüda-yı nabittir. İnsan elinin değmediği Yüce Yaradanın bizlere sunduğu eşsiz bir armağandır. Bu kadar güzel ve alımlı olması biraz da buna dayanır. 
 
Yeni neslin İstanbul'un florasından ve kültüründen uzak, betonarme binalar içinde zevksiz, hissiz, duygusuz bir şekilde yetişiyor olması üzüntü verici bir durumu da beraberinde getirmektedir. Erguvanı, mor salkımı, mimozayı, sümbülü,nergisi, çitlembeği bilmeden, İstanbul'u dert ve trafik yumağından başka birşey olarak görmeyen ve gerçek İstanbul'u sadece İstiklal Caddesi'nden ibaret sanan yeni nesil, bizleri hakikaten düşündürmeli ve kültürümüzle gençleri buluşturmanın yolları aranmalıdır. Kültür ve Milli Eğitim Bakanlıkları üzerlerine düşeni yapmalı ve genç dimağlara zevk-i selimi aşılamanın yollarını bulmalı ya da buldurmalıdır. Okullara erguvan ismi verilmeli, erguvan şenlikleri ilan edilmeli, belediyeler ücretsiz seferlerle öğrencileri ve vatandaşları Boğaziçi'ne götürerek bu mükemmel şölene herkesi ortak etmelidir...
 
Ve dahi dostlar, erguvan açtığı vakit Dersaadete davet edilmeli ve Boğaziçi'ne götürülmelidir. 
 
Bahar oldu güzel evde durulmaz
Bu mevsimde erguvana doyulmaz
 
 
Ercan Yılmaz
HaberKültür.Net