?
??Benden 75 yıl sonra b?y?k bir ilim yıldızı gelecek. D?nya nura gark olacak?
?
Bu yazının konusu b?y?k ?lim, ?rif, fak?h, g?zel kul, saf kan evlad-ı Rasul, İmam Cafer Sadık HAZRETLERİ(702-765)'dir.
?
Peygamberlerin Efendisi?nin irtihalinin ?zerinden 70 sene ge?mi?tir. Hicretin 80. senesidir. Medine?de, b?y?kdedesi Hz. Ali'ye r.a. ?ok benzeyen, keskin nazarlı, nur y?zl?, nur bedenli pembe-beyaz bir ?ocuk d?nyaya gelir. O, ne g?zleriyle, ne diliyle hi? yalan s?ylemeyen bir ?ocuktur. Bunun i?in tarih ona ?S?dık? lakabını layık g?recektir. Mutlu ve kutlu bir ?ocuktur. Babası, el de?memi? ilimler sahibi Muhammed Bakır Hz. H?seyin'in, annesi Kasım b. Muhammed'in kızı ?mm? Ferve ise, Hz. Ebu Bekir'in torunuydu. Yolu a?ık, yıldızı parlaktı. O, nesline ve nesebine sadık bir imam-ı celil olacaktı.
?
Cafer, ?El-Al?m? esmasının sırrıyla donatılmı? farklı bir ?ocuktu. B?y?k ceddinin, ?Benden 75 yıl sonra b?y?k bir ilim yıldızı gelecek. D?nya nura gark olacak? ?eklindeki peygamber? m?jdesi ezan-ı Muhammed? ile beraber kula?ına okunmu?tu. Divan ?ok ?nceden kurulmu?, kalem yazmı? kurumu?tu! Fakat hayat kuma?ının, ibret-i ?lem i?in d?nya sahnesinde yeniden dokunması gerekiyordu.
?
Cafer, Efendimiz?e s.a.v. kıyasen be?inci torundu. Bu, mana ilimlerinde ?ok ?zel bir hikmete de i?aret ediyordu. Dedesi İmam Zeynelabidin?den keskin nazarlarını tevar?s etmi?ti. İmam Zeynelabidin Hazretleri y?z?ne bakılması ?ok zor bir insandı. Bir insanın onunla tesad?fen g?z g?ze gelmesi, i? d?nyasındaki yanlı?larla beraber do?ruların da yıkılması anlamına gelebilirdi. Bu y?zden s?rekli pe?e ile dola?ırdı. Evinin damından Kabe?yi nazarına alıp tarif edilmez bir cereyan alı?veri?i i?inde sekiz saat nazar etti?i rivayet edilmektedir. Abdullah-ı Dehlev? Hazretlerinde de aynı sırrı g?r?yoruz.
?
Cafer de daha ?ocuklu?undan itibaren aynı n?fiz nazarlara v?ris olmakla birlikte pe?esiz gezerdi. Nazarlarının ?zel bir canlandırma g?c? vardı. Ehline malum bu h?l, bir nevi irsad usul? oluyordu. İlim talim etmeye ba?ladı?ı yıllarda, ba?ka bir hocanın altı ayda anlattı?ı dersi o, yarım saatte anlatırdı. Ondan ders alan talebeler, kendileriyle beraber derse ba?layan bir kimsenin ?? senede vardı?ı noktaya, rahatlıkla iki saatte ula?ırdı. S?r?ati m?thi? bir ?eydi. Madde ilimleri a?ısından bu ?zelli?ini b?y?k dedesi Hz.Ali?den k.v. aldı?ını s?ylerdi. İlmin kapısı İmam Ali?nin b?t?n ilmi bu istidatlı torununda m?cessemle?mi?ti.
?
Bu nazarların bizzat tecelli etti?i iki ?nemli isimden bahsediliyor. Birisi, Hanefi mezhebinin imamı, İmam Azam k.s. di?eri ise Horasanlı alim Cabir bin Hayyan.. İmam Azam, her g?rd??? yerde h?rmetle selam verir fakat Cafer Sadık Hazretlerinin sohbetlerine katılmazdı. Vefatından bir bu?uk iki sene evvel yine b?yle bir selamla?madan sonra b?y?k imama nazar etti. Ebu Hanife, ko?arak evine gitti. Tahamm?l edemedi. Bu hadisenin akabinde b?t?n bir hayatına bedel olacak tasavvufi y?neli?i ger?ekle?mi? oluyordu. Elbette ki bu ruhi patlama, be?eri sıfatlar i?ersindeki mezhebini ilgilendiren bir hadise de?ildi. İsl?miyete hizmetinin neticesinde tecelli eden, zaman ve mekan a?ımıyla elde edilen ??u iki yıl olmasa Numan hel?k olmu?tu? dedirtecek g??te ?ah?i ruhi bir de?i?imdi.
?
Horasanlı Cabir?in hik?yesi de insanlı?ın maddi seyrini de?i?tirmek a?ısından Ebu Hanife Hazretlerinin ?yk?s?nden a?a?ı de?ildi. Cabir, anne duası ve birikimiyle? fıkıh tahsili i?in Medine?ye do?ru yola ?ıkmı?, ?ok saf ?ok temiz bir kalp aynasına sahip gencecik bir delikanlıydı. K?y hocası olmak ve ailesinin ge?imini temin i?in par?a bu?uk bir ilim ??renmeye gelmi?ti. Medine?ye iner inmez bu civarın en iyi hocasını soru?turmaya ba?ladı. Alaca?ı ilim az da olsa, hocası ?ok iyi olmalıydı. ??nk? annesi ?En iyi hocada oku!? demi?ti.
?
Bu y?renin en iyi hocasının Cafer Sadık isminde bir peygamber evladı oldu?unu ??renmi?ti. Fakat ondan ders alabilmesi i?in iki sene beklemesi gerekiyordu. Y?re?i yandı. Bu kadar bekleyecek ne parası ne takati vardı. O anda umulmadık bir ?ey oldu. Hz. Cafer oradan ge?iyordu. Bu saf delikanlıyı vazge?irmeye ?alı?anlara, ?Bırakın, yarın derse gelsin, ba?layalım? deyiverdi.
?
İmam Cafer, birka? g?n gen? talebesinin samimiyetini, saflı?ını ve iyi niyetini denedi. Tam i?lenecek gibi tertemiz bir cevher bulmu?tu. ?Sana ?imdiye kadar kimseye ??retmedi?im bir ilmi ??retece?im.? dedi ?ve? bu ilme de senin ismini koyaca?ım?
?
?yle de oldu. İmam Cafer Horasanlı Cabir?e ?Ceb?r ilmi?ni ??retti. Do?rusu; bu ilim ondan sonra ?cebir? oldu. Ustası tane tane anlattı. Talebesi ince ince yazdı. Ve ilk cebir kitabı b?ylece g?kten yere inmi? oldu.
?
Televizyonun dalga hareketlerinde, arabanın motorunda hep bu ilmin ı?ıltıları parlayacaktı, ancak bin yol sonra?
?
Bir ilim daha vardı Horasanlı?nın ??renmesi gereken: ?İlm-i Cef?r? Bu m?n? ilimlerinin tadını aldıktan sonra artık onda d?nya ra?beti de kalmamı?tı.
?
Haluk Nurbaki Hoca?dan dinlemi?tim. Horasanlı Cabir?in El-Cabiriyye kitabını Fransız Milli K?t?phanesinde g?rm??. Tek n?sha ve sadece orada, bakan emriyle g?r?lecek kitaplar dairesinde? Paris ?niversitesince asırlarca ders kitabı olarak okutulmu? bu kitap?
?
?imdi? İmam Cafer diyince, adı tasavvuf kitaplarında kalmı? bir arif ki?i deil sadece. O, insan aklıyla izah edilemez form?llerin ve teknolojinin babası olan ilimlerin ka?ifi aynı zamanda. O, m?jdelenmi? ?b?y?k ilim yıldızı?dır.Onu b?yle anlayabiliriz ancak.
?
Bug?n Batı teknolojisine a?zımız a?ık hayran hayran bakıyoruz da de?irmenin suyunu hi? merak etmiyoruz nereden geliyor. Hz. Cafer olmasa fizik ilmi olur muydu, diye d???nemiyoruz bile. ??nk? onun hakkındaki derin ilmimiz ancak birka? kuru c?mle kuracak kadar!
?
Ona b?y?k ceddi, b?y?k alim Ali r.a?dan intikal eden ?cef?r ilmi? ise bu yazının sınırlarını a?ar. O, ehl-i tarik ebced ulemasının ihtisas alanına giriyor. Ve bilenlerinin sayısı sonsuza kadar nadirattan kalacak bir alan bu?
?
İmam Cafer?in tefsir ilmindeki se?kinli?ini konu?malıyız bug?n ?zellikle. Tasavvuf? tefsirlerden sarf-ı nazar edilerek hazırlanan modern (!) meal-tefsirler di? a?rıtıyor, ba? a?rıtıyor, g?z ya?artıyor. Cafer Sadık Hazretlerinin mevcudiyeti, kendi devrinde ve sonrasında pek ?ok al?l tefsir kitabının ?n?n? kesmi?tir. Kilitlemi?tir adeta. Ruh??l-bey?n ve İbni Ac?be tefsirleriyle tasavvuf? hakikatlere ?nsiyet kesbedebilirsek, İmam Cafer ilimlerinden nasipli hakiki ilim adamlarımız d?nyanın ma?kus talihini de?i?tirecek ke?iflere imza atabilirler belki?
?
Cafer? olduklarını s?yleyen alimlere de ?ok i? d???yor bu a?ıdan. Muhabbet ve dirayet noktasında?
?
?Kim bir i? ?zerinde be? defa ?Rabben?? derse, All?h onu korktu?undan kurtarır ve istedi?ini verir. ?Rabben?? dedikten sonra, Al-i İmran Suresi?nin 190. ayetinden 195. ayetine kadar okumalıdır.? derdi. İmam Cafer?den bunu duyanlar burayı okurlar, rabben? rabben? derler, kederleri zail olurdu.
?
??ye dua ederdi: ?Rabbim! Sana itaat edersem, buna kar?ılık hamd Sanadır. E?er Sana isyan edersem, bunu haklı g?sterecek bir delil yoktur. Sana, Seni g?r?rcesine ibadet etmek, ne benim elimle, ne ba?kasının i?leyi?iyledir. Ancak Senin lutfunladır. E?er Sana isyan edersek, bunda ne benim g?sterebilece?im bir huccet, ne de ba?kasının g?sterebilece?i bir delil vardır.?
?
Naklolundu?una g?re birg?n Halife Mansur'un y?z?ne bir sinek konar. Mansur, her ne kadar sine?i kovarsa da bir t?rl? onu uzakla?tırmaya muvaffak olamaz. O sırada Ca'fer-i Sadık halifenin yanına gelir. Mansur sorar:
- "Allah'ın sine?i yaratmasındaki hikmet nedir?" Ca'fer der ki:
- "Zalimlere ve ma?rurlara bir sine?e bile g?? yetiremediklerini g?stermektir.
?
Sırtındaki ihti?amlı kaftanı bir peygamber evladına yakı?tıramayan Maruf-ı Kerh? Hazretlerine ise kaftanın i?indeki yamalı elbisesini g?stererek:
?
"Dı?ımız halk i?in i?imiz Hak i?indir" der...
Cenab-ı Hak bizleri, onlar gibi hakiki "fak?r", hakiki ?mazl?m?n ve ma?d?r?n? z?mresine ilhak etsin, ?efaatleri ve himmetleri daim olsun dileriz.
?
ALİ RAMAZAN S?NMEZ / HABERKULTUR.NET
?