Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | K?nye | Reklam | Sitene Ekle | İleti?Ÿim
REKLAM İLETİ?žİM K?NYE
BİZİ TAKİP EDİN
Haber Kültür Bekir Sıddık Soysal: Bir Dostlu?Ÿu Tebcil Sadedindedir
?

Bekir Sıddık Soysal: Bir Dostlu?Ÿu Tebcil Sadedindedir
Editörlü?Ÿünü Fahri Tuna?’nın yaptı?Ÿı, Meserret Yayınları arasından çıkan, 28 D. Mehmet Do?Ÿan; Kavgamızın Yorulmayan Sava?Ÿçısına 70 Ya?Ÿ Arma?Ÿanı isimli kitapta yer alan Bekir Sıddık Soysal?’a ait ?“Bir Dostlu?Ÿu Tebcil Sadedindedir?” ba?Ÿlıklı yazıyı payla?Ÿıyoruz:*
Ekleme Tarihi : 16-10-2017 - 10:16

Hayırhah bir kadirbilirlik te?Ÿebb?s?nde yer alma fırsatı i?in sevgili Fahri Tuna karde?Ÿime minnet hissiyatımı belirterek s?ze ba?Ÿlamak istiyorum.

50 yıla varan bir dostlu?Ÿa tarih d??Ÿme gayreti ile hafıza zembere?Ÿimi alelacele kurdum. Hafızamın kuytularına ne kadar ula?Ÿabilirim bilmiyorum. Belki sistematik bir yazı olmayacak. Mezk?r zemberek ?n ?Ÿuura ne g?nderirse bahtıma deyip yarım asra varan bir yolu kat etmeye ?alı?Ÿaca?Ÿım.

D. Mehmet Do?Ÿan adını ilk defa Hareket Dergisinin muhtemelen 70?li yılarındaki sayılarından birine g?nderdi?Ÿi bir ?Ÿiirinde g?rm??Ÿt?m. ?Olumsuz? adlı bir ?Ÿiirdi bu. Sonrasında g?nderdi?Ÿi her ?Ÿiir dergide yer aldı?Ÿına g?re ?Ÿairlik vasfı kayda de?Ÿer bir seviyeyi i?Ÿaret ediyordu diye d??Ÿ?n?yorum.

?žiirle ba?Ÿlayan tecr?be yazı alanlarında karar kıldı.

Mehmet?in ilk nesri bir dizi inceleme idi. "T?rkiye'de Toprak Meselesi I", " Toprak Reformu ve Aydının Yabancıla?Ÿması?" Bu dizi ?Cumhuriyet'ten Sonra Toprak Meselesi - I Devrim D?nemi - 1923 ? 1934? ile devam etti.

Arada Halil Kaleli m?stearı da yazıları ile dergiye omuz veriyordu.

Bu yılların Hareket sayılarında Ankara?dan; Niyazi Adalı ve Ali Birinci isimleri de yer alıyordu.

Mehmet, Siyasal Bilgiler Fak?ltesi b?nyesinde kurulan Basın Yayın Y?ksek Okulunda, Ali Birinci ve Niyazi Adalı ise SBF'de okuyorlardı. Niyazi Adalı, Osman Y?ksel Serdenge?ti sigasında, modern Ankara?yı ele?Ÿtiren lirik yazılar yazıyordu.

Bir g?n Ali Birinci[1]?Dergi ?evresi ve hususen Nurettin Top?u hoca ile tanı?Ÿmak i?in İstanbul?a Divan Yolu Ersoy Han'da mukim dergi idarehanesine geldi. Hoca ile konu?Ÿurken dergi yazarı arkada?Ÿları Mehmet Do?Ÿan ve Niyazi Adalı da sohbet konusu oldu. Hoca, Mehmet?in adının ?n?ndeki ?D?[2]?harfine ?yle bir vurgu yaptı ki hepimizi g?ld?rd?.

***

İ?indeki ?Ÿairlik cevheriyle yazılarının hemen hepsi deneme t?r?ne m?semma yazılar olarak v?cut buldu. Tahlil, tasvir, tenkit, kronik ve fikir ihtiva eden, bir ?slup m?kemmeliyeti ile edebilik vasfında temay?z eden yazarlık tecr?besi. ?abuk, kolay, muhtevalı yazma melekesine daha yazarlı?Ÿının ilk yıllarında ula?Ÿtı.

Her kelam ve vaka onda bir fikir zembere?Ÿine d?n??Ÿ?r,? ruhunu tutu?Ÿturur ve bir yeni esere ink?lab eder.

Mehmet, adeta m?n?Ÿi do?Ÿmu?Ÿ. Derin vukufiyet kesbetti?Ÿi T?rk?enin mantı?Ÿı, d??Ÿ?nme tarzı ile nesrini, erken vazge?ti?Ÿi ?Ÿiirle de tahkim ederek, ?zentisiz ve zorlamasız, tabii ve estetik bir ?slupla ta?landırmı?Ÿ.

Yazarlı?Ÿı, g?nl?k hayatının bir r?kn? olarak s?reklilik ve disiplin ile bir tabiat halinde ya?Ÿadı. Yazarlı?Ÿın en zor tarafı olan, samim?yet,[3]?onun yazarlı?Ÿının en belirgin ?Ÿiarı oldu. Yazılarında ?asla kelime fikrin ?n?ne? ge?medi.

İhtirasının mesnedi, istikameti onda yaratıcılık, cehd ve vicdan me?Ÿguliyeti halinde tebar?z etti. Entelekt?el h?viyet, vicdan hassasiyeti ve ruhi derinlik, ?Ÿahsiyetini temellendirdi.

T?rk?enin altın kitabına, o kitabı zenginle?Ÿtiren sayfalar kattı? Dilimizin meselelerini ?limane bir n?fuz ile ele aldı. Bu c?mleden olarak ideolojik, tasfiyeci anlayı?Ÿı mahk?m eden?Y?zyılın Soykırımı??gibieserler yazdı. Buna m?masil di?Ÿer eserleri:??Dil K?lt?r Yabancıla?Ÿma, Bir L?gat Bulamadım,?Kelimelerin Seyir Defteri ilh?

Hazırladı?Ÿı B?y?k T?rk?e S?zl?k zannedersem en ?ok baskı yapan ve en kullanılı?Ÿlı s?zl?klerden biri olma ?zelli?Ÿi yanında fevkalade ihatalı, "tarifli ve ?rnekli"[4]?bir eser. Bu eseri ?zerinde ilk baskısından itibaren; hemen her g?n, aralıksız[5]? bir ?alı?Ÿma maratonu ile bu faaliyetini s?rd?rmektedir.

S?zl?k ?alı?Ÿmasının ?ncesinde Derg?h Yayınları T?rk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisinin, daha sonra da Aile Ansiklopedisinin proje m?ellifi ve yayın y?netmeni oldu.

***

Hecc?v?ne bir miza?? Hiciv ve mizah en sevdi?Ÿi zek? oyunudur. Ama bu hali, b?t?n di?Ÿer heccavlar gibi onun da ?evresinin, haklı-haksız kesif bir d??Ÿmanlık bulutları ile sarılmasına sebep oldu. Yine de diyebilirim ki hicvinin ve mizahının mesnedi ve mazmunu; tamamına yakın bir oranda hamakat, sadakatsizlik, kopukluk ve hainlik gibi menfilikleri ?Ÿ?mildir?

M?stahkem fikir kalemizin usta mimarlarından biri oldu? Bu granitten kalenin yi?Ÿit muhafızı olarak kalemini kılı? gibi kullandı. Zaman-zaman da hicvin ate?Ÿten kırbacına sarıldı. Bu heccavın vicdan fırtınaları onu tehlikeli sularda dola?Ÿtırdı. Fenalı?Ÿı ve menfi her t?rl? hali tezyif ile iyiye, do?Ÿruya istikametlendirme maslahatının risklerini, delikanlı bir eda ile g??Ÿ?sledi??

Mizahında ise fikir ve d??Ÿ?nce derinli?Ÿi ile mesuliyet hissinin muzip, ama engin bir dalgalanı?Ÿı vardır. Tarih ve dil ?Ÿuuru onun sarsılmaz imanının m?temmim r?k?nleri gibidir. Bu mizah ise onun kaleminde kendi i? d?nyasından ba?Ÿlayarak ?evresini aydınlatan, gelece?Ÿe ı?Ÿık tutan bir me?Ÿ?aledir.? Halil Kaleli de bu me?Ÿale tutucunun sembol ismidir.

B?t?n bunlara ilaveten, mizahı diyebilirim ki ?Ÿaka iptilası gibidir. Ikınıp-sıkınmadan tabii bir seyir halinde, iddiasız zuhur eden bir haldir.

***

Hemen ?lkemizin her yerinden aldı?Ÿı davetlerle sohbet toplantıları, seminerler ve verdi?Ÿi konferanslarla k?lt?r misyonunu s?rd?rd?.

?lkemizde ilk defa TYB b?nyesinde olu?Ÿturdu?Ÿu yazar okulu marifetiyle yazarlık vasfının ne oldu?Ÿunu geni?Ÿ kitlelerin anlamasını sa?Ÿladı.

K?lt?r projelerindeki yaratıcılı?Ÿı, projelerine s?reklilik kazandırma gayreti, i?Ÿlerindeki takip?ili?Ÿi vb.

Radyo-Televizyon programcılı?Ÿı[6]( metin yazarlı?Ÿı, senaristlik, danı?Ÿmanlık)

Dokuz yıl s?ren RT?K ?yeli?Ÿi[7]

Gazete yazıları (Fıkra)

B?t?n bu a?Ÿkın cehd ve gayretler ona hak edilmi?Ÿ m?r?fiyetin altın kapılarını a?tı.

***

Kalecik? Bir k???k ?Ÿehir...

? ? E?Ÿin dedikleri bir k???k ?Ÿehir? o canım E?Ÿin t?rk?lerinden biri b?yle ba?Ÿlıyor.

Anadolu?da bu kabil ?Ÿehir kavramına bihakkın sahip olan k???k ?Ÿehirler[8]?arasında Kalecik adı pek ge?mez. Ancak Ankara?nın; b?t?n il?eleri arasında, tarihilik ve ?Ÿehirlik vasfını haiz tek ?rnek Kalecik'tir diye d??Ÿ?n?yorum?

İtalo Calvino?nun ?G?r?nmez Kentler? adlı kitabını okurken, artık g?r?nmez olan bu ?Ÿehirleri d??Ÿ?nm??Ÿt?m.

?žimdilerde bu yerlerin sakinleri ya?Ÿadıkları ya da do?Ÿup b?y?d?kleri bu zeminleri ?il?e? ya da ?kasaba olarak tavsif ediyorlar. Kimse bu yerlere ?Ÿehir vasfını yakı?Ÿtıramıyor. Eksik bir asabiyet hali ve garip bir kompleks ile sosyolojik ve co?Ÿrafi olarak ?Ÿehir kavramını anlayamıyorlar.

Kalecik?in yakınındaki Kırıkkale, birdenbire suni olarak b?y?d?, kalabalıkla?Ÿtı il oldu ama hakiki man?sıyla ?Ÿehir olamadı.?

Kırıkkale yanı ba?Ÿında b?y?y?p kalabalıkla?Ÿırken,? Kalecik g?r?nmez oldu.

?yle ya ?G?r?nmez kentler sonsuzlukta, ?o?Ÿullukta ve tarihsiz bir zamanda ya?Ÿanan, bir kimlik krizidir.?[9]

Mehmet Do?Ÿan Ankara?nın Erzurum Mahallesinde[10]?mi do?Ÿdu yoksa Kalecik?te mi do?Ÿup b?y?d?, bunu hi? merak edip kendisine sormadım? Ama bu iki ?Ÿehri birlikte temess?l ve idrak edip ruhunu ve maddesini b?ylece in?Ÿa etti diye d??Ÿ?n?yorum.

Ankaralılık asabiyeti; Do?Ÿan?ın toprak ve medeniyet tasavvurları ?zerinden ruh ve vicdan imbi?Ÿinde ?Ÿekillenmi?Ÿ, aidiyet tezah?r?d?r.

??mr?m Ankara?; Mehmet?in insan ?mr?n?, tarihilik ve ebedilik ekseninde m?nev? bir zaman kalıbına d?ken bir temess?l kabiliyetinin destanıdır. Biz muhafazak?r nesiller Mehmet Do?Ÿan?ı tanımasaydık, modernitenin bi?imledi?Ÿi Ankara?ya bakarak, yanlı?Ÿ bir Ankara imajı ile kala kalırdık.

O, Og?st Mabedi ile Kocatepe Camii arasındaki bo?Ÿlu?Ÿu ruhu ile doldurdu[11]. Biz yakın dostları ile ba?Ÿlattı?Ÿı Ankara tetebbuatı giderek umumun ?zerinde bir mektep al?kasına d?n??Ÿt?.

Ankara?nın h?l? en canlı ?ar?Ÿılarından olan Saman Pazarı?nda aileye ait d?kk?nda babası terzilik ediyormu?Ÿ. Bir g?n baba mesle?Ÿi terzilikle ilgisini sordum: "Rahatlıkla pantolon dikebilirim" dedi. Bu da babasından tevar?s etti?Ÿi zenaat h?neri.

Hususiyetle Yazarlar Birli?Ÿi ?evresindeki hemen herkes Mehmet Do?Ÿan?ın sofrasında ikram g?rm??Ÿt?r. Bu ikram; Ankara?daki evinden ba?Ÿlayarak, Kalecik davetlerine, Cuma sofralarına, seyahatlerde, yol g?zerg?hlarındaki mola duraklarına kadar ?ok b?y?k bir sofrayı ?Ÿamildir.

Muhakkak ki ailesinden ta?Ÿıdı?Ÿı bu m?krim vasfı[12], c?mertli?Ÿi, umumen fedak?rlı?Ÿı ve digergamlı?Ÿı onun ?Ÿahsiyetinin aynası olmu?Ÿtur. Mehmet?in?kerim?vasfı da ?Ÿahsiyetinin ı?Ÿı?Ÿı halinde tebar?z eden bu vasıflarını, hazmedilmi?Ÿ bir hayat tarzı olarak ya?Ÿamasından kaynaklanmaktadır.

***?

Neredeyse b?t?n bir T?rkl?k co?Ÿrafyasını[13]?birlikte gezdik, tanıdık ve temess?l ettik.

Bu yol tecr?beleri bizim dostlu?Ÿumuzu derinle?Ÿtirdi. Sarsılmaz bir yolda?Ÿlık hukuku ile ruhlarımızı te?hiz etti.

1992?de ilk T?rk?enin Uluslararası ?žiir ?ž?leni Bursa ve Konya?da yapıldı.

?ž?lenin ardından; ?ž?len Daimi Komitesi olarak T?rk?enin Uluslararası ?žiir ?ž?leni i?in g?r??Ÿmeler yapmak protokoller imzalamak niyetiyle Azerbaycan ve Orta Asya ?lkelerini ziyaret amacıyla bir ay s?recek seyahat i?in yollara d??Ÿt?k.

?Hangi niyet ve istikamette yapılırsa yapılsın her seyahat, insanın kendi alı?Ÿılmı?Ÿ vasatının dı?Ÿına ta?Ÿma ve farklı olanı algılama cehdi ile ?deta ?teleri yoklama idmanıdır.

Orta Asya?ya yapılan bir seyahat, Anadolu Co?Ÿrafyasını vatanla?Ÿtıran T?rkler i?in bir bakıma kendi i? derinliklerinin ke?Ÿfi m?n?sını ta?Ÿır. Muhakkak ki seyahatimizin feyzi de bu m?n?dadır.

G?ne?Ÿin ilk ı?Ÿıklarının belirdi?Ÿi o kadim istikamette, hep o istikamette, yani insanlık m?cer?sının, k?lt?r ve medeniyetlerin tul?? etti?Ÿi o kutlu istikamette giderek, ( Mehmet Do?Ÿan?ın hususen bu ilk seyahatimiz i?in sloganla?Ÿtırdı?Ÿı ) ?sınırlarımızın dı?Ÿına ama ?z?m?z?n i?ine do?Ÿru??y?neldik?

Orta Anadolu bozkırının baharla vedala?Ÿtı?Ÿı o sarı?Ÿın g?nlerde, baharını yaz aylarında idrak eden Do?Ÿu Anadolu?nun y?ksek platolarına do?Ÿru, heyecandan kanatlarla u?uverdik.

Heyecanlı idik, evvela bazılarımız ilk defa yurt dı?Ÿına ?ıkıyordu. Saniyen hayal evimize taht kurmu?Ÿ Orta Asya efsanelerinin i?ine do?Ÿru seyrediyorduk.

Elbette ki heyecandan daha ger?ek bir g??; anadilimizin zamana, co?Ÿrafyaya, aymazlık ve ihanetlere meydan okuyan kuvvetli kartal kanatları ile bizi u?uran sevk-i tabiimiz, tecess?s?m?z bu seyahatimize y?n veriyordu.

Nahcivan?da ba?Ÿlayıp, Azerbaycan, ?zbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan?ı kapsayan bu

İlk Orta Asya seyahatimizde, zamanımız yetmedi?Ÿi i?in T?rkmenistan?ı bir ba?Ÿka

sefere bırakmı?Ÿtık.?[14]

1993?de ikincisini Kazakistan?ın o zamankibas kalası?Almatı?da idrak etti?Ÿimiz, T?rk?enin Uluslararası ?žiir ?ž?leni?nin ???nc?s?n?, ?zbekistan?da (Ta?Ÿkent?te) yapmayı planlamı?Ÿtık. Ancak ?zbek tarafı bazı i? sebepler dolayısıyla ?Ÿ?leni?ba?Ÿka bir zamana?diyerek erteledi. Ve 1994?te ?Ÿ?len yapılamadı.

Kazakistan?da icra etti?Ÿimiz T?rk?enin Uluslararası 2. ?žiir ?ž?leni; Kazakistan Yazıcılar Oda?Ÿı T?re A?Ÿası merhum Kalderbek Naymanbayev?in dirayeti, sahiplenmesi, ev sahipli?Ÿi haysiyeti ve ciddiyeti ile bu sene, on ikincisini idrak edece?Ÿimiz di?Ÿer on ?Ÿ?len i?inde en mutantan olanıydı[15].

Kazakistan ?Ÿ?leni ?ncesi ?zbekistan Yazucular Uyu?Ÿması Ba?Ÿkanı Cemal Kemal tarafından TYB y?netimi olarak Ta?Ÿkent?e davet edildik.

Ta?Ÿkent?e vardı?Ÿımızda apar-topar; Semerkand ?niversitesi rekt?r?n?n bekledi?Ÿi ?Ÿeklinde bir gerek?e ile bizi bu ?Ÿehirden uzakla?Ÿtırma tela?Ÿı g?sterildi. Uygunsuz bir ara? ile yollara d??Ÿt?k, ?Ÿehir-?Ÿehir dola?Ÿtırıldık. Man?sız ve m?bala?Ÿalı bir misafirperverlikle fevkal?de yorulduk.

Bu c?mleden olarak Nevai namında m?reffeh bir ?Ÿehire g?t?r?ld?k. Nevai, karma bir n?fusa sahipti: ?zbekler, Kazaklar ve Ruslar a?Ÿırlık olarak ve di?Ÿer eski Sovyet hinterlandından halklar ile karı?Ÿık bir demografi olu?Ÿturuyordu. ?žehrin kurulu?Ÿunun 40. Yılı kutlanıyormu?Ÿ? Burada Mehmet Do?Ÿan?a ?Ÿeref konu?Ÿu muamelesi ile ?Ÿehrin ileri gelenleri yanında sahnede yer verildi. Bu itibarla ona da konu?Ÿma fırsatı tanındı. O, bilinen zek? cevvaliyeti ile: ??žimdiye kadar gitti?Ÿim b?t?n ?Ÿehirler benden ya?Ÿlı idi. İlk defa benden gen? bir ?Ÿehirde bulunuyorum? diyerek konu?Ÿmasına ba?Ÿladı. ?žehir ?zerine ?Ÿa?Ÿılacak bir malumat ve vukufiyetle tesirli bir konu?Ÿma yaptı. Salonda bulunanlar tarafından uzun-uzun alkı?Ÿlandı.

Bulundu?Ÿumuz ?lke ve co?Ÿrafyalar hakkındaki geni?Ÿ tetebbuu ve i?selle?Ÿtirdi?Ÿi malumatı,

o vasatları temess?l kabiliyeti, k?lt?r co?Ÿrafyamızı kucaklama iradesinin yansımasıydı elbette ki.

İki ara?la seyahat ediyorduk. ?ileli d?n??Ÿ yolunda birbirimizi kaybettik. Me?Ÿer ?Ÿof?r bizi T?rkiye?ye u?u?Ÿ saatimize kadar oyalama talimatı almı?Ÿ. Bunu bir ?Ÿekilde ??Ÿrenip bizi acilen Ta?Ÿkent?e g?t?rmesi i?in baskı yaptık. Saat ?? sularında, gecenin ıssızlı?Ÿı i?inde Yazıcılar uyu?Ÿması ?n?ne bırakıldık. Sabah, Cemal Kemal geldi alı?Ÿılmı?Ÿ dost?a edası de?Ÿi?Ÿmi?Ÿ, so?Ÿuk ve sevimsiz bir tavır edinmi?Ÿti[16]. Bir saat kadar sonra ikinci ara?la Mehmet de geldi. Cemal Kemal'in de?Ÿi?Ÿen, menfi tavrını anlattım. Mehmet kararlı bir ?Ÿekilde, toplanın gidiyoruz dedi. Cemal Kemal?in odasına girdi ve misafirlik ?? g?nd?r, biz kendi yolumuza gidiyoruz dedi ve y?r?d?. Cemal Kemal beklemedi?Ÿi bu kati tavır kar?Ÿısında ?Ÿa?Ÿkın bir halde arkasından giderek onu yatı?Ÿtırma gayreti g?sterdi[17]. Ayrıldık.?

***

?žehriyar Kongresi i?in Mehmet Do?Ÿan ve L?tfi ?žehsuvaro?Ÿlu ile İran?a gidiyoruz. Kongre Tahran?da ba?Ÿta devrin Cumhurba?Ÿkanı Hatemi ve ?st d?zey devlet ricalinin katılımı ile ba?Ÿladı ve ?žairin memleketi ve mezarının oldu?Ÿu Tebriz?de devam etti.

Kongrede Azerbaycan K?lt?r Bakanı Polat B?lb?lov?un ?bizim dilimiz T?rk?e de?Ÿil Azericedir? ?Ÿeklindeki cahilane iddiasına kar?Ÿı zehir zemberek bir cevapla salondaki dinleyicilerin tamamının takdirini kazandı. Azerbaycan heyetindeki kırka yakın yazar ve akademisyenin teker-teker gelip konu?Ÿmasından ?t?r? Mehmet?i tebrik gayretleri ho?Ÿ bir ?Ÿeydi.

Mezk?r konu?Ÿmasında dedi ki: ?Ben lisede gen? bir talebe iken ?žehriyar?ın Haydar Baba?ya Selam ?Ÿiirini okumak bahtına eri?Ÿtim. Okudum tesirinde kaldım ama ben T?rk?eden ba?Ÿka dil bilmiyordum o zaman. Okudum anladım, hatta yer-yer ezberledim[18]. ?žimdi de T?rk?eden ba?Ÿka dil bilmiyorum ancak sayın bakanı da eksiksiz anladım. Bu salonda beni anlamayan var mı?? Bu soru, salonda koro halinde kar?Ÿılı?Ÿını buldu. Mehmet?le salon arasında m?thi?Ÿ bir muhavere k?pr?s? kuruldu. Mehmet soruyor, salon cevaplıyor. Muhavere emsaline az rastlanabilecek, salonu sahneye d?hil eden irticali bir tiyatroya d?n??Ÿ?verdi. Ayakta alkı?Ÿlayanlar oldu.

Programın sonunda Mehmet?in etrafı, tebrik?t i?in takdir ve sevgi kozası gibi ?r?ld?.

İstanbul a?Ÿzı ile konu?Ÿan bir grup gen? ise fevkal?de al?ka ve heyecan ile onu kucaklıyorlardı. Her halde T?rkiye?den ??Ÿrenciler diye d??Ÿ?n?rken Mehmet?le mektupla?Ÿan, kitap ve s?zl?k talepleri bu alaka ?zerinden kar?Ÿılanan İranlı ?niversite ??Ÿrencileri oldu?Ÿunu ??Ÿreniyoruz.??

T?rk?e s?zl??Ÿ? etrafında; sınırlarımız dı?Ÿında ?Ÿekillenen, farklı iklim ve co?Ÿrafyaya muhteva katan bir soluk. T?rk?e kitap deste?Ÿi ?zerinden bir k?lt?r k?pr?s??

Gen?ler ak?Ÿam bizi evlerine davet ediyorlar. M?tevazı ?Ÿartlarında yemek pi?Ÿiriyorlar sevgi ile a?Ÿırlamaya ?alı?Ÿıyorlar. Sohbet hep T?rk?e ekseninde seyrediyor. T?rk Edebiyatı ?zerine sorular soruluyor. L?tfi ?žahsuvaro?Ÿlu kula?Ÿıma ?ya bu bizden daha bir T?rk?? imi?Ÿ? diye fısıldıyor.

Ertesi g?n hari?ten gelen bizim gibi misafirler i?in verilen, Cumhurba?Ÿkanı Hatemi?nin resepsiyonuna katılıyoruz. Resepsiyonun sonuna do?Ÿru 1994?deki İran ziyaretimizde tanı?Ÿtı?Ÿımız Tebriz Eyalet Valisinin delaletiyle; hazırladı?Ÿım altın, ?žehriyar r?lyefini Hatemi?ye hediye ediyoruz.[19]

Tebriz?e ge?iyoruz. Kongrenin Tebriz aya?Ÿında klasik tarzda ?Ÿiir sunumları kar?Ÿısında gen?lerin tezah?ratı: aruz vukufiyeti intibaına delil idi. Nesiller arasında bir dil ve k?lt?r kopuklu?Ÿu olmadı?Ÿının deliliydi de aynı zamanda. Bu bizim ?lkemizde kaybolmu?Ÿ bir k?lt?r m?ktesebatı idi.

Yo?Ÿun bir anma programı uygulandı. ?žehriyar'ın g?m??Ÿ r?lyeflerini ?žehriyar M?zesine ve Tebriz Eyalet Valisi?ne hediye ediyoruz. Vali sunum esnasında, salondaki hazir?na bu "r?lyefin kızılını (altın olanını) da Cenap Reis-i Cumhura hediye ettiler" diyerek heyetimizi takdim ediyor.

Mehmet buradaki konu?Ÿmasında da veciz bir ?žehriyar portresi ?iziyor.

28 ?žubat ma?Ÿduru, İran'ın eski İstanbul Ba?Ÿkonsolosu Ra?Ÿit Bey bizi Erdebil?e g?t?r?yor. Burada Timur tarafından yaptırılmı?Ÿ, her cephesi Allah lafızları ile tezyin edilmi?Ÿ ?žeyh Safiy?ddin Hazretlerinin t?rbesini ziyaret ediyoruz. T?rbede ?žah İsmail ile Safev? Ailesi mensuplarının mezarları da var. T?rbe aynı zamanda bir m?ze?

M?ze m?diresi hanım bizi gezdiriyor. Duvarda ?žah İsmail?in portresini g?r?nce Mehmet?in kula?Ÿına ?bak Yavuz Sultan Selim?in portresine ne kadar benziyor? diye fısıldıyorum.

O da M?ze m?diresine muzip bir eda ile d?n?p, ?Yavuz Sultan Selim?in portresini asmı?Ÿsınız? deyince, kadın ?kim Selim mi! O ?irkin, ?Ÿi?Ÿman, topal bir adam idi. İsmail ise devrinin b?t?n kadınlarından daha g?zeldi? diye tepki g?steriyor.

Erdebil seyahatimiz boyunca Ra?Ÿit Bey bize İran hamaseti ?zerinden diskur ge?iyor.

Tebriz?de Ra?Ÿit?in ofisine varıyoruz. Mehmet bir ara adamın masasına? ?T?rkiye-T?rkistan Gergefinde İran? kitabını adeta fırlatırcasına atıyor ve ?al Ra?Ÿit okursun? diyor.

?arpıcı bir asabiyet vurgusu ile adamın İran diskurlarına eseri ?zerinden cevap veriyor.

*

Yol ahvali bir mizacın en m?sait tahlil vasatıdır. İnsan en kesif ?Ÿekilde bu vasatta kendini ele verir.

Mehmet Do?Ÿan'ı, menfaat ve payla?Ÿma ili?Ÿkilerinde, c?mertlik imtihanında, dostuna sadakatte ve uzun yıllara dayanan, ?e?Ÿitli zaman ve zeminlere yayılan seyahat hallerinde derinli?Ÿine tanıma imk?nı buldum.

?eyrek asrı mukaddem seyahat beraberli?Ÿinden, karakterine ayna tutacak bir-iki hatıraya bu yazımda yer vererek, onun duru?Ÿ ve karakter hususiyetinin altını ?Ÿ?yle-b?yle ?izmeye gayret ettim.

***

Liyakatinin bayra?Ÿı her daim y?kseklerde dalgalandı.

Sınırlarımız ?tesinde; kendi muhitini a?Ÿan bir vukufla ibda etti?Ÿi projeler ve yaptı?Ÿı konu?Ÿmalarla, kendi ?lkesinin vicdanı olma haysiyetine, b?t?n bir k?lt?r co?Ÿrafyamızın vicdan duru?Ÿunu ekleyerek, yeni bir gelecek ?midi yayıyordu. Bu itibarla her konu?Ÿması ve yazısı bir manifesto niteli?Ÿi ta?Ÿıdı. Asla hamaseti de?Ÿil, fikri muhtevayı tercih etti.

Bu karaktere hangi zaman ve zemin ?zerinden bakarsanız onda, m?heykel bir ?Ÿahsiyetin sa?Ÿlam duru?Ÿunu g?r?rs?n?z. Bu duru?Ÿ, esas itibariyle m?tevazı bir karakterin fıtratındaki liderlik vasfının ve mesuliyet anlayı?Ÿının delilleri olarak da tebar?z eder.

?

?

?



[1]?Ali Birinci dostumun ilk Ankara yıllarımda b?y?k destek ve yardımlarını g?rd?m. Bu yazı ona olan minnet ve ?Ÿ?kran hissiyatımı bir defa daha belirtme fırsatı oldu.

[2]?Dergide iki Mehmet Do?Ÿan vardı. Di?Ÿer Mehmet Do?Ÿan, Hareket Dergisinin yazı i?Ÿleri m?d?r? idi. Yazılarıyla birlikte derginin ne?Ÿrinin maddi y?k?n? ta?Ÿıyan iki ki?Ÿiden biri idi. İstanbul ?niversitesi, İktisat Fak?ltesi ile o fak?ltenin Gazetecilik Enstit?s?nde okuyordu. Allah uzun ?m?rler versin, bu Mehmet Do?Ÿan dostumuzla da yarım asırlık dostlu?Ÿumuz berdevam.

[3]?A. Gide, G?nl?k

[4]Eski s?zl?k??ler daha ziyade kelimelere kar?Ÿılık esası ?zere l?gat yaparlardı.

[5]Kendi ifadesine g?re g?nde en az iki saat

[6]TRT'de? Muhsin Mete'nin yapımcı ve y?netmenli?Ÿinde ?ok de?Ÿerli belgesel programlara birlikte imza attılar.

[7]?Mehmet Do?Ÿan'la birlikte bu kurum medya ?zerinde ciddi bir denetim etkisi kazandı, adeta varlık gayesine uygun bir konuma y?kseldi diye d??Ÿ?n?yorum.

[8]?Eski İpek Yolu g?zerg?hında ?Ÿimdi kasaba h?km?nde g?r?len; Beypazarı,? Mudurnu, G?yn?k, Taraklı gibi ?Ÿehirler yanında Safranbolu ve E?Ÿin de h?l? gardı, modernitenin ?Ÿedit yumru?Ÿu kar?Ÿısında d??Ÿmemi?Ÿ, medeniyet iddiamıza delil olan ?Ÿehirlerdir.

[9]?? Do?Ÿru yolu bulmak i?in kaybolmak gerekir? Labirent, i?ine giren kaybolsun ve dola?Ÿsın diye yapılır. Ama labirent, o aynı ki?Ÿiye, yeni bir plan ?izmesi ve labirentin g?c?n? yok etmesi i?in bir ba?Ÿkaldırıyı da d??Ÿ?nd?r?r. Bunu ba?Ÿardı?Ÿı takdirde insan labirenti yıkacaktır; onu boydan boya ge?en biri i?in labirent yoktur. ?

[10]?Tarihi Ankara'nın ?žehir kapılarından biri olan Erzurum Kapıdan m?lhem Eski Erzurum Mahallesi.

[11]?Bu iki mabed arasında, tam merkezde elbette ki Hacı Bayram Camii var.

[12]?Zaman-zaman,? ?evresinden ?ok sayıda arkada?Ÿını Kalecik'te karde?Ÿ ve akrabaları ile co?Ÿkun bir misafirperverlikle a?Ÿırlamaları,? m?krim olma vasfını ailenin di?Ÿer fertlerinde de g?rme fırsatı vermi?Ÿti.

[13]?Buna İran seyahatleri ve Suriye seyahati de dahildir.

[14]?"T?rkmenistan Ata Vatanım" ser levhalı yazımdan. (Karde?Ÿ Kalemler Dergisi)

[15]?T?rkiye?de yapılan t?ren, ilk olmasına ra?Ÿmen m?kemmeliyeti ile bu ikinci ?Ÿ?lene emsal olmu?Ÿtu.

[16]?Muhtemelen bizim i?in ?ng?r?len programın aksine, Ta?Ÿkent'e (u?u?Ÿ saatimizden yakla?Ÿık 24 saat?nce gelmi?Ÿtik) erken gelmi?Ÿ, onun zor durumda kalmasına? sebep olmu?Ÿtuk.

[17]?Anladı?Ÿımız kadarıyla Sovyet kalıntısı KGB'nin i?Ÿg?zarlı?Ÿı anlamsız ve mesnetsiz paranoyası sebebiyle misafirperverlik kisvesi altında bir yol ?ilesine maruz bırakıldık. Yazıcular Uyu?Ÿması y?neticileri ke?Ÿke bu sıkıntılara katlanacaklarına uygun bir mazeretle davetlerini iptal edip yanlı?Ÿ anlamalara meydan vermeselerdi. Ya da uygun bir dille durumu bize ?ıtlatsalardı. Ba?Ÿımsızlı?Ÿın ilk yıllarıydı. Hen?z eski d?zen h?km?n? y?r?t?yordu. D?n??Ÿ yolunda bunları d??Ÿ?n?p o insanlar i?in derinden ?z?ld?k.

[18]?Mezk?r ?Ÿiirden a?Ÿız ?zeliklerini de ta?Ÿıyan bir dikkatle mısralar okudu.

[19]??lkemiz adına; kalıcı ve madd? bir iz bırakmak, bu ?Ÿekilde de ?žehriyar'ı tebcil i?in b?ylesi bir tedbirle yola ?ıkmı?Ÿtık.

?

*28 D. Mehmet Do?Ÿan; Kavgamızın Yorulmayan Sava?Ÿ?ısına 70 Ya?Ÿ Arma?Ÿanı, Edit?r: Fahri Tuna, Meserret Yayınları, İstanbul 2017.


Etiketler Bekir - Sıddık - Soysal: - Bir - Dostlu?Ÿu - Tebcil - Sadedindedir -
Tweet
16-10-2017 - 10:16
Haber Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
Payla?Ÿ
Dİ?žER HABERLER
Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık TYB İstanbul'da Anıldı
TYB İstanbul?’da Olcay Yazıcı İçin ?žiir Ak?Ÿamı
Halil İnalcık TYB İstanbul?’da Anılacak
?œstad Ehl-i Sünnet Omurganın Tohumlarını Ekti
Hasan Nail Canat TYB İstanbul?’da Anıldı
?œstadı Anlama Seferberli?Ÿi Toplantıları Ba?Ÿlıyor
Büyük Usta Hasan Nail Canat TYB İstanbul?’da Anılıyor
TYB İstanbul?’da Muzaffer Do?Ÿan ile Necip Fazıl Konu?Ÿmaları
?Mahmut Bıyıklı: ?‘Ne Güzel Ya?Ÿamı?Ÿsın Sevaplar Gibi?’
Mahmut Bıyıklı: ?žehirlerimizde ?–ze Dönü?Ÿ, Mahremiyeti Geri Getirir
Bekir Sıddık Soysal: Bir Dostlu?Ÿu Tebcil Sadedindedir
D. Mehmet Do?Ÿan: Sapanca?’da ?Ÿiiri konu?Ÿmak
TYB İstanbul Türk Dili Sempozyumu?’na Evsahipli?Ÿi Yaptı
TYB Akademi İsrail Sayısı ?‡ıktı
Ahmet Yenilmez: Sanat ya Devletin ya Kapitalin Deste?Ÿi ile Oluyor
Türk Oca?Ÿı Kültür Sanat Edebiyat Heyeti?’nden TYB İstanbul?’a Ziyaret
Günümüz Gençli?Ÿi Gemuhluo?Ÿlu?’ndan Mahrum
Hasan Sa?Ÿındık: "Eserlerimde bir duru?Ÿ sergilemeye çalı?Ÿtım"
TYB İstanbul?’da Hasan Sa?Ÿındık?’a Vefa ve Yarın Dergisi
Mahmut Bıyıklı: İstanbul'da Kültür Sanat Gündemi
4. ?žehir Tarihi Yazarları Kongresi 13 Ekim'de İstanbul'da Ba?Ÿlıyor!
Yasin Aktay TYB İstanbul?’da Konu?Ÿtu
Mahmut Bıyıklı: Okumayı Sevdiren Adam
TYB İstanbul?’da Sultanahmet İslami kültür ve Arap Edebiyatı Bulu?Ÿması
?
?ZEL R?PORTAJLAR
?
?
?ZEL HABERLER
?
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV?’de Ba?Ÿlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini A?Ÿırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul?’daydı
?
HABERK?LT?R TV
?
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birli?Ÿi'nde ?–mer Lütfi METE
Balkan Sava?Ÿlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Sava?Ÿlarının 100. Yılında Büyük Göç
?
DERGİ
?
AY VAKTİ'NDE ?žEHRİN FEVERANI VAR!
?
KİTAP
?
OSMAN AYTEKİN?’İN YENİ ?–YK?œ KİTABI ?‘BULU?žMA?’ ?‡IKTI!
?
Hayat Kültür Haber Kültür ?žehir Kültür ?–zel Haber ?–zel Röportaj Medya Kitap Söyle?Ÿi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - T?m Hakları Saklıdır ? 2026
İzinsiz ve Kaynak G?sterilmeden Yayınlanamaz