?
?
R?portaj: Burak Bir
Magrib Enstit? Genel Koordinat?r? H?seyin Yahya ?ekerci ile İslam Co?rafyasının i?inde bulundu?u zihinsel durumu, ya?anan sorunları ve ??z?m? yollarını konu?tuk. D?nya'nın yeni bir kırılmanın e?i?ine geldi?i bu s?re?te İslam Medeniyeti?nin ihyası i?in nasıl bir yol izlenece?ini dair ufuk a?ıcı ve samimi bir s?yle?i ger?ekle?tirdik.
?
Kimdir
1983'te Elazı?'da do?du. İlk ve orta ??renimini Konya ve Elazı?'da tamamladı. ?nce Cumhuriyet ?niversitesinde Tarih, ardından İstanbul ?niversitesinde Sosyoloji ??renimi g?rd?. Ahmet Yesevi ?niversitesinde Y?netim ve organizasyon alanında y?ksek lisans yaptı. Orta??retim yıllarından itibaren Sivil Toplum ?rg?tlerinde ?e?itli g?revlerde bulundu. Ankara'da bir s?re ?zel e?itim kurumlarında y?neticilik ve Stratejik D???nce Enstit?s?nde Ara?tırmacı olarak g?rev yaptı. Bir s?re Milli Gazetede k??e yazarlı?ı yaptı. Muhtelif kurumların danı?manlık vazifesini ?stlendi. Yazıları Eksen, G??, Akıncı, Magrib dergilerinde yayınlandı. 2011'de bir grup arkada?ıyla Magrib Enstit?'y? kuran ?ekerci evli ve bir ?ocuk babasıdır.
?NCELİKLE ?UNU SORMAK İSTİYORUM: KONU?MALARINIZDA ?SINIRLAR YENİDEN? DİYE BİR İBARE KULLANIYORSUNUZ. BU İFADEYLE NE ANLATMAYA ?ALI?IYORSUNUZ.
Sınır algısı, felsefenin ?ok?a ?zerinde durdu?u bir konudur. Ve bug?n biz kendimize, ?z?m?ze d?n?p baktı?ımızda, bir s?r? ?eyin bizi sınırlandırdı?ını ve adeta hapis hayatı ?eken bir mahkum gibi bir ?eyleri yorumladı?ımızı g?r?yoruz. Bilhassa zihinlerimizde b?y?k ?sınırlar? var. Bunlar bizim ba?ımsız d???nmemizin ?n?ndeki en b?y?k engeller belki de. Zira bug?n bakıldı?ı zaman, fikri sınırların, siyasi sınırların, duygusal sınırların yani ortak refleks sınırlarının maalesef İslam d?nyasını par?aladı?ını g?r?yoruz. Ve yakla?ık iki asırdır s?regelen bu s?re?, M?sl?manlar i?in ma?lubiyetin ba?langıcı olarak niteledi?imiz en ?nemli unsurlar. Bu sınırların, İslam d?nyasının arka plana d??mesinin, ?zne olmaktan ziyade artık tarihin bir nesnesi haline gelmesinin ana sebepleri oldu?unu d???n?yoruz. Ve bu y?zden mevcut sınır algısına kar?ın bir g?nderme olarak bunu ifade ediyoruz. T?m İslam Milleti i?in kalbimizden, zihnimizden olu?turulan suni sınırları kaldırdık; vahyin ??retti?i sınırları esas alıyoruz.
SİYASİ SINIRLARBİZİ KARDE?İMİZDEN AYIRAN SUNİ ?İZGİLERDİR
İki asrı ge?en bir s?redir, ?limlerimiz, fikir adamlarımız, kanaat ?nderlerimiz, M?sl?manlar, yeniden merkeze nasıl oturur, M?sl?manlar nasıl yeniden tarihin ?znesi konumuna gelir, ?er ??p misali savrulmaktan nasıl kurtuluruz gibi sorularının cevaplarını aradılar. Ve ortaya bir netice ?ıktı: sınırların ortadan kalkması. Nedir bu sınırlar? Batının olduk?a etkin olarak kullandı?ı medya ara?ları kanalıyla t?m milletimize zerk etti?i fikri sınırlar; modern fikirler, post-modern fikirler, bu fikirlerin ??retileri ve yorumları ve bunların alt ba?lıkları. Buna mukabil, uluslararası denklemde olu?turulan literat?r. Ve M?sl?manların kalbinden s?k?p alınan duygular, ortak refleksler. Biz bunları zihnimizden kaldırdık. Zira ?mmet olgusu bunu gerektiriyor. Siyasi sınırları da aynı ?ekilde yorumluyoruz. Bunların hi?biri, mukaddes kabul edilemez. Vatan dedi?imiz kavram ulus-devlet fikrinin bir uzantısı olarak 16. y?zyılda batıda ?ıkmı? bir kavramdır, misak-ı milli denen ?ey bizi ancak karde?imizden ayıran sanal, suni bir ?izgidir.
Biz bu suni ?izgileri g?nl?m?zden, kalbimizden, zihnimizden, fikrimizden koparıp attık. Ve bu sınır kavramını yeniden d???nmeye koyulduk. Bu aslında batının bize ezberlettiklerinin terkidir. ??nk? biz, batının diliyle konu?mayaca?ız. Kendi dilimizle kendi retori?imizi olu?turarak konu?aca?ız. E?er bir sınır algısından bahsedeceksek bu, ancak bize İslam?ın ??rettikleri ile olabilir. Aramızda keskin ?izgilerin oldu?u sınırlar, Kuran-ı Mubin?de apa?ık ifadelerle yazmakla beraber, Resulullah?ın uygulamalarında, s?nnetlerinde de mevcuttur. Bunun dı?ında olu?turulan, ezberletilen suni algılar, sanal sınırlar, bizim bu saatten sonra d??manımızdır. Ve biz bu d??manla m?cadele etmek i?in bu g??l? tezi savunuyoruz. Ve ?sınırlar yeniden? diyoruz.
?
PEKİ BİZ BATININ BİZE SUNDU?U BU SUNİ SINIRLARI KALDIRDI?IMIZDA, İSLAM BİRLİ?İ?NİN GER?EKLE?MESİ İ?İN NE GİBİ ADIMLAR ATILMALI SİZCE?
?nce ?fikri adımlar nelerdir?? sorusunun ?zerinde durmak lazım ?ncelikle belki de. Bana g?re İslam D?nyası?nın en ?nemli problemlerinin ba?ında ?retim problemi gelir. İslam D?nyası, az ?nce bahsetti?imiz suni sınırları yıkmak adına birtakım ?abalar i?erisine girmi?tir. Gerek fikri, gerekse siyasi olarak. Hasan el-Benna?dan, Seyyid Kutup?tan, Ra?id Gannu?i?den, Malcolm X?ten, Erbakan Hoca?dan, Aliya İzzetbegovi??ten bu manada ciddi tecr?beler edindik son y?zyılda. Fakat bu sınır algısını yerle yeksan etmenin temel yolu bu tecr?belerle yetinmemek, daha fazla fikri arg?man ?retmektir. Az ?nce s?z?n? etti?im zatların da ?zerinde durdu?u gibi. Burada en temel soru, ?Fikri olarak nerede durmalıyız??
DEMOKRASİ BİR PUTTUR
?ncelikle ne s?ylememiz gerekti?inden evvel neyi terk etmemiz gerekti?i hakkında konu?mamız gerekiyor belki de. İ?te burada da demokrasi, insan hakları, ?zg?rl?kler, ilerleme, kalkınma, geli?me gibi kavramlar kar?ımıza ?ıkıyor. Bunları bir ?ekilde bizim g?zden ge?irmemiz gerekiyor. Gerekirse bu cerahati bu v?cuttan s?k?p atmamız gerekiyor. Bug?n t?m d?nyanın adeta tapmasının istendi?i bir put var. Adına demokrasi diyorlar. Nedir demokrasi dedi?inizde, ?n?n?ze bin bir t?rl? ?ey geliyor.
?yk?s?ne baktı?ımız zaman, Yunan siyasi d???ncesinin rahminden ortaya ?ıkan Atina demokrasisi olarak bilinen ve buradan da t?m Avrupa'ya transfer edilen bir metod. Y?zyıllar boyunca birbirini yiyen Avrupalı ulusların, artık silahsız bir ?ekilde uzla?ma zemini olu?turmak adına icat ettikleri bir y?ntemdir aslında demokrasi dedi?imiz ?ey. İstedi?iniz kadar yorumlayın bunu. Bu bir fikir de?il, bu bir y?ntem. Her ?eyden ?nce bunu kabul etmemiz gerekiyor. İstedi?i kadar derinle?tirilmeye ?alı?ılsın, istedi?i kadar arka plan verilmeye ?alı?ılsın, hayır. Sava?lardan yorulan Avrupa uluslarının artık birbirlerinin kanını daha fazla d?kmemek i?in olu?turdukları, sorunları barı??ıl yollarla ??zmeye dair bir y?ntem. Bug?n gelinen noktada ise o kadar mutlakla?tırılmı?, o kadar sorgulanmaz hale getirilmi? ki adeta bir inan?, tapınılacak bir put halini almı? oldu?unu g?r?r?z. Oysa bir muammadan s?z ediyoruz. O kadar elastik ki hemen her ?eye g?re de?i?ebiliyor. Burada da bu elastikli?e me?ruiyet katmak adına ba?ka bir kavram devreye giriyor: Konjokt?r. Yani ?artlara g?re de?i?ebilenler b?t?n?, Hegel?in de s?z?n? etti?i, ?zeitgeist? diye ifade edilen ?zamanın ruhu?. Yani zamanın ruhuna g?re davranabilme yetisi.
DEMOKRASİ?NİN YERİNE NE KOYACA?IZ?
Demokrasi, ?zellikle uluslararası ili?kiler ba?lamında konjokt?rle beraber hareket eder. Ve burada halkların y?netime dahil olması, idare mekanizmasını iktidar ara?larını y?nlendirmesi de?il; egemenlerin emelleri do?rultusunda y?netime alet edilmesi s?z konusudur aslında. Takdir edersiniz ki bu ikisi birbirinden ?ok farklı ?eyler. Ustaca olu?turulan bir oyun. Saha onların, kuralı koyan onlar, kar?ı takım da onlardan olu?uyor ve size ?iyi olan kazansın? diyorlar. Sonra geri kalanı trib?nlerde purolarını yakarak ma?ın keyfini ?ıkarıyorlar.
Bakın demokrasiyi olu?turan bir di?er terim olarak ?zg?rl??? ele alalım mesela. Burada da benzeri bir durumla kar?ı kar?ıya kalırız. T?m alternatifleri yine egemenlerin olu?turdu?u bir zeminde birden fazla se?enek sunarak bunlardan birini se?mek ?zg?rl?k m?d?r? Bunu illa kavramsalla?tırılacaksak se?enekli dayatma deriz.
Bir defa terk etmemiz gereken ?ey bu. O halde yerine ne koyaca?ız? Yerin koyaca?ımız ?ey, bug?n?n d?nyasını İslam?a uyarlamak. Bug?n?n fikrini, bug?n?n insanını İslam?a uyarlamak, İslam?a d?n??t?rmek. Bunun i?in de yeterince k?t? tecr?beye sahip oldu?umuzu d???n?yorum.
İ?te bir ba?kası da insan hakları denilen kupkuru bir ?ey. Nedir insan hakları ya da ?zg?rl?kler? Avrupa bunları ?ok tartı?mı?. ?zg?rl???n alanı ne kadardır, nereye kadar uzanır? Ba?kasının alanına dokunuldu?u zaman bu bir ?zg?rl?k m?d?r? Mesela anar?izmin ?ng?rd?kleri nelerdir?
Her ?eyden ?nce insan nedir? İnsan hakları diyen Batıya sordu?umuz ilk sorudur bu. ?yle ya insanı tanımlayarak i?e koyulalım de?il mi. İnsandan ne anlıyorsunuz? Batıdan bu soruya genel itibariyle iki t?rl? yanıt gelir: ilki Hıristiyan ??retisinin getirdi?i insan tanımı. Hıristiyanlı?a g?re insan, g?nahkardır, g?nahkar do?ar, ruhu temizlenmelidir. Vaftiz bu y?zdendir. Bu insan, aklını kar?ılıksız bir ?ekilde kiliseye vermi?tir, kendi iradesini devre dı?ı bırakmı?tır, kilisenin dedi?i her ?ey onun ya?am prati?inin bir par?asıdır. İkincisi ise, insanı kutsalla?tıran, insanı tanrısalla?tıran, pozitivizmle ?ekillenmi? bir insan anlayı?ıdır. İnsan aklını mutlakla?tıran ve insanın her problemin ?stesinden gelebilece?ini, her ?eye g?c?n?n yetebilece?ini, her ?eye kadir olabilece?ini ve her ?eyi y?netebilece?ini iddia eden bir anlayı?. Dolayısıyla bu iki sakat anlayı?tan, iki sakat insan tanımından bir insan haklarının meydana gelmesi m?mk?n m?. Kaldı ki biz bunu pratikte de g?rebiliyoruz maalesef. Oysa bize g?re insan e?ref-i mahlukattır. Allah'ın yery?z?ndeki halifesidir. Bu temel normları ?l?? kabul ederek insanın haklarına dair s?z s?yleyen ile ?teki bir olabilir mi!
AFRİKA?DA NEDEN İNSAN HAKLARINDAN S?Z EDEMİYORUZ!
Bug?n Afrika?ya baktı?ımızda, burada neden bir insan hakkından s?z edilemiyor? Dilleri de?i?tirilen, k?lt?rleri yok edilen, inan?larından koparılan, kaynakları hoyrat?a kullanılan, silah t?ccarlarının sıkı?tık?a i? sava?lar ?ıkarttı?ı Afrika'da ya?ayanlar insan de?il mi! Ya da İslam d?nyasına bakın, batının kendi k?stah g?c?yle yaptıklarına bakın, burada biz insan haklarından neden s?z edemiyoruz. ??nk? problemin ana kayna?ında, kavramın kendisine ait ontolojik eksikliklerin, yanlı?lıkların oldu?unu ifade etmemiz gerekiyor. Bir ba?ka husus da batının olu?turdu?u ?teki algısı. Ben-merkezci d???nceden kalkarak kendisinin dı?ındaki t?m unsurları ?tekile?tiren ve zaten ilkel olan toplumlara kar?ı yakla?ım. İslam d?nyası bunu terk ederek, kendine ait bir gelecek tasavvuru, bir dil, kendine ait bir retorik, kendine ait bir l?gat, kendine ait bir literat?r olu?turarak yola ?ıkabilir. Kendini tarihsel s?re? i?erisinde yine, yeniden ?zne haline getirebilirse ba?arılı olabilir. Biz ?u anda tarihin dı?ındayız. Biz tarihe y?n veremiyoruz. Belki de ?ok yakın zaman da verece?iz in?allah. Bunun i?in de son derece ?mitvarız. Ama ?u an i?in onun do?um sancılarını ya?ıyoruz.
Bize altın tepsi i?inde sunulan ?ey bir di?er ezber, Geli?mi?lik. Peki o nedir? Modernizmin ??retisi i?erisindeki geli?me anlayı?ıyla yola ?ıkıyoruz. Modernizme g?re determinist bir anlayı? vardır. Modernizmi ?er?eveleyen, o fikri dolduran, bir zaman algısıdır. Her ?eyin daha iyiye gidece?ini, her ge?en g?n daha ileriye gitmemiz gerekti?ini ve dolayısıyla da ge?mi?in her zaman k?t? oldu?una dair bir kanaat. Yani geli?mi? insan, geli?memi? insan. Geli?mi? toplum, geli?memi? toplum.
S?z?mona Avrupa?nın i?erisinde eme?i, sosyal adaleti ?n plana ?ıkaran Karl Marks dahi bu kavramlarla konu?ur. ??nk? o da Avrupa?nın bir par?asıdır, o da modern paradigmanın bir par?asıdır. Ona g?re de ilkel toplumlar vardır, geli?mi? toplumlar vardır. Biz bu nazarla baktı?ımız zaman, asrı saadeti geli?memi?, ilkel toplumlar olarak g?r?r?z. Bu ?ok sakat bir anlayı? olmakla beraber zihinsel bir arızadır. Nedir ilerleme, nedir kalkınma dedi?iniz zaman yine kar?ımıza o elastik ?eyler ?ıkıyor. Avrupa?nın kendi ?yk?s?yle, kendi tarihsel s?reciyle betimledi?i, biriktirdi?i ?ekillendirdi?i ve kendisince buldu?u ??z?mleri formulize etti?i birtakım kavramlar, sloganlar ortaya ?ıkıyor. Bu kavramlar bize ait de?il. Bize ait bir hikayesi yok. Toplumsal hafızamızda yeri yok. Bunu ilk fark edenlerden biri de Sait Halim Pa?a'dır.
İSLAM?IN TEMELİ SOSYAL ADALET DE?İL AHLAKTIR
Sait Halim Pa?a ?ıktı ve ?bir dakika? dedi. ?Hayır biz sizden ayrıyız? dedi ve toplumsal ve siyasi k?lt?r ba?lamında tefrik etti. Sınırsa, olması gerek sınır budur i?te. Biz bunlara mecbur ya da mahkum de?iliz. Zira bizim, dinimiz her ?eyi g?zel ahlak ?zerine oturtmu? bir dindir. Adaleti bile ahlak ?zerine in?a etmi? bir dindir. Bug?n birileri kalkıyor, İslam?ın temeli sosyal adalettir diyor. Hayır, ne m?nasebet, İslam?ın temeli g?zel ahlaktır. İslam, temelde bir ahlak medeniyeti in?a etmi?tir. Zira, adalet bile onun ?zerine oturur.
İslam ?eriatında, kısasa kısas vardır mesela. Cezalandırma usulleri vardır. Mahkemede, İslam devletinin hakimi, kadısı der ki ?Siz filanın filan hakkına tecav?z ettiniz. ?imdi bunun hakkını iade ediyoruz?. Di?er taraftan da iade edilene, hakkı teslim edilene d?ner der ki, ?Bunu affetmen daha hayırlıdır.? Bu c?mle o kadar ?nemlidir ki. Ortada bir adalet var, h?k?m veriliyor. Buna mukabil orada onu affetmenin daha erdemli bir davranı? oldu?u, yargı birimi tarafından nasihat ediliyor, tavsiye ve te?vik ediliyor. Bu, ?zerinde saatlerce d???n?lmesi gereken ?ok ?zel bir ?rnektir. Yani bizzat adaletin uygulayıcıları ahlakın daha b?y?k bir erdem oldu?unu tescil ediyor.
Bug?n?n d?nyasını, bug?n?n insanını İslam?a uyarlamak mecburiyetindeyiz. Bu da ancak fikirlerden ge?er. Avrupa?nın yaptı?ı en ?nemli i? budur. ?nce fikirleri ?retir, ondan sonra bunları somutla?tırır. Kaos meydana getirir. Bunu fırsata dev?irir ve her birini birer silaha d?n??t?r?r ve gelir sizi onunla vurur.
Burada İslam d?nyasının yapması gereken ?ey, kendi ?z?ne d?nmek, kendi fikirleriyle konu?mak. Yeni bir gelecek tasavvuru olu?turmak. Belki bu sorunuza verilecek en g?zel cevap, Seyid H?seyin Nasr?ın s?yledi?idir. O der ki, ?Batı yalanlar ?zerinde ya?ar, Do?u do?rular ?zerinde uyur.?
ALLAH BATIDAN DAHA B?Y?KT?R!
İSLAM CO?RAFYASI OLARAK, S?Z?N? ETTİ?İNİZ TERK ETMEMİZ GEREKEN D???NCELER UZA?INDA BİR SORU Y?NELTMEK İSTİYORUM. BATIYLA, ONUN KURALLARIYLA, SİYASİ, ASKERİ, SOSYAL VE EKONOMİK BİR ?EKİLDE BU KADAR İ? İ?E GE?Mİ?KEN, FİKRİ BİR AYRILIKLA BERABER, SOMUT OLARAK BİR AYRILMANIN ARDINDAN D???N?LEN İSLAM BİRLİ?İ ?TOPİK G?R?N?YOR MU?
Sorunuzu tersten okuyacak olursak, ?Bu ?topiktir? demek, Amerika?yı, Batı?yı, Batı?nın fikri, siyasi, askeri ve ekonomik g?c?n? mutlakla?tırmak manasına gelir. Bu da bir?ok eme?i anlamsızla?tırır. Hayır! Allah batıdan, batının fikrinden, siyasetinden, ekonomisinden daha b?y?kt?r. Biz ya?adı?ımız tecr?belerden ciddi manada dersler ?ıkardık. D?nyanın d?rt bir yanında M?sl?man alimler, akademisyenler bu konular ?zerine kafa yordular. Bunun form?l?n? de bir ?ekilde ortaya ?ıkardılar. Buna İslam Birli?i diyebiliriz. Birka? koldan olu?an İslam Birli?i. Dolayısıyla bence ?topik g?r?nm?yor. Bu m?mk?n. Biz buna inanıyoruz.
EKONOMİK ENTEGRASYON HAYATİ ?NEME SAHİP
Bug?n ekonomi ?zerine ?ekillenen bir d?nyada ya?ıyoruz. Bu d?nyada var olmak istiyorsanız, ekonomik ili?kilerinizi ?ok g??l? tutmak zorundasınız. Avrupa Birli?i dedi?imiz, aslında tek bir devlet olan yapı, i? i?e ge?mi? bir ili?kiler yuma?ıdır. T?m ulusların, t?m devletlerin ?tekiyle menfaat ili?kisi kurdu?u, hepsinin birbiriyle ba?lantılı oldu?u bir yapıdır. Birine zarar geldi?i takdirde ?tekinin de etkilenece?i, dolayısıyla ona gelecek zararı ?nlemek adına herkesin kendini ?ne ataca?ı bir yapı. Bu İslam d?nyasında ?ok daha kolay bir ?ekilde yapılabilir.
İslam d?nyasında ekonominin ba?at unsurları olarak s?yleyebilece?imiz bir s?r? kaynak, hammadde ve insan g?c? ziyadesiyle var hamd olsun. Bu anlamda ekonomik entegrasyona a?ırlık vermek hayati ?neme sahip. Yapılan anla?maların fazlala?tırılması lazım. İ? i?e ge?mi? bir ekonomik b?t?nl?k fikri etrafında ortak bir para birimi ?zerinde ?alı?mak, kafa yormak lazım. Yıllarca merhum Erbakan Hoca?nın anlattı?ı gibi.
Bunun dı?ında, bu ekonomik yapıyı olu?turulacak bu marka de?erini korumak, kollamak ve dı?arıdan gelebilecek saldırılara kar?ı tedbir almak ama?lı bir İslam Ortak Savunma Paktı olu?turulmalı. Bug?n İslam d?nyasının i?inde bulundu?u sorunların ??z?m? de bu ?ekilde m?mk?n olabilir diye d???n?yorum. Batıyla kurdu?u, y?r?tt??? ili?kiden ayrılmayı, kopmayı isteyen her İslam ?lkesinde bu manada ciddi bir talep var. Tabanda, t?m co?rafyalarda ya?ayan M?sl?man milletimiz bunu istiyor. Artık siyaset kurumunun, M?sl?man milletinin i?inde bulundukları ?lkelerin y?netenlerinin bu mevzuya e?ilmesi gerekiyor. Buna dair de ciddi bir y?neli? oldu?unu g?r?yorum.
Bug?n Suriye?de sava?an m?cahitler de Tunus?ta devrimi yapan M?sl?manlar da ?eriat talebiyle yola ?ıktılar. Bunu, İslam ?lkelerinin, batı ve onun ili?kilerinden ayrılmak istemesi adına ?ok ?nemli bir adım olarak g?r?yorum. Bu ?ok kıymetli bir ?ey.
?
MEDENİYETİN İHYASI İ?İN ZARURİ BİR İHTİYA?: ORTAK DİL
CO?RAFYAMIZDA G?R?LEN, BA?TA IRK VE MEZHEP AYRILI?INDAN KAYNAKLI PROBLEMLER, İSLAM MEDENİYETİNİN İHYASINA ENGEL MİDİR? BU PROBLEMLERİ NASIL A?ABİLİRİZ?
Bu problemleri az ?nce de ifade etmeye ?alı?tı?ım gibi ortak bir gelecek tasavvuru, kaynaklarımıza d?nme noktasında ortak bir duyarlılık ve ortak bir dil olu?turarak a?abiliriz. Kayna?ını bizzat Kur?an-ı Kerim?den ve s?nnetten alan bir dil, bir m?fredat olu?turarak a?abiliriz. Bu dilden kastım, soka?a kadar uzanabilecek, ?ayevinde oturan ihtiyarlarımızın da okul sıralarındaki gen?lerin de esnafın da memurun da akademisyenin de konu?abilece?i bir dil.
S?z?n? etti?iniz ırk ve mezhep sorumlarının yine sanal, suni problemler oldu?unu d???n?yorum. Bu ?ok b?y?k g?sterilemeye ?alı?ılan esasında ise b?y?k olmayan bir problem. Evet, biz milliyet?ilik diye bir belayla ?ok u?ra?tık, u?ra?maya da devam ediyoruz. Buna enerji harcamak zorunda kaldı?ımız zamanlar oldu ve oluyor, bu do?ru. B?yle bir suni sınır var. Fakat bunun kalkmasına kar?ı ?ok ciddi bir mukavemet de var. Bunları g?rmemiz gerekiyor, bunlara e?ilmemiz gerekiyor. B?t?n İslam co?rafyasında aynı dertle dertlendi?imiz karde?lerimizle bir araya gelerek ya da ?limlerin, akademisyenlerin ve yazarların zaman zaman yaptı?ı gibi bir araya gelerek, taassup ve tekfire kar?ı ortak bir m?fredat olu?turmasıyla ve b?t?n eserlerin, b?t?n s?ylemlerin bu retorik ?zerinden olu?turulmasıyla, bu ihya hareketi ?ok ciddi manada bir ivme kazanacak.
İnsanlar bildikleri dil kadar konu?urlar ve bildikleri dil kadar d???nebilirler. Bu dikkat ?ekmeye ?alı?tı?ımız o kadar ?nemli bir ?eydir ki... 1917?de Lenin ihtilal yaptı?ı zaman, ilk yapılan ?eylerden bir tanesi s?zl?klerin de?i?tirilmesidir. O d?nem, s?zl?klerden ?ben? kelimesi ?ıkartılmı?tır. ??nk? o kelime, o rejime aykırı bir kelimedir. Kominal bir rejim vardır, toplumsal hayat dayatılmı?tır. Dolayısıyla da ?ben? yerine ?biz? kelimesi kullanılacak denmi?tir. Bu da insanlara zerk edilmi?tir. Adam ?ocu?unu severken ?sizi ?ok seviyoruz? filan gibi tuhaf c?mleler kurmak mecburiyetinde kalıyor. Yani insanların kelimeleri ellerinden alınmı?. 1923?te Kemalist devrimler yapıldı?ı zaman, bir?ok kelime de bizim elimizden alındı. Ve yerlerine bir s?r? ?ey ikame edildi. Bug?n biz, onlar ?zerinden konu?uyoruz, de?erlendirmeler yapıyoruz.
MEDENİYETİN İHYASI GEN?LERİN OMUZLARINDADIR
İslam, bahsetti?imiz anlayı? farklılıklarını bir zenginlik olarak kabul ediyor. Biz Avrupa de?iliz, biz batı de?iliz. Batı gibi b?t?n farklılıkları birer ?atı?ma unsuru olarak telakki etmeyiz, edemeyiz. Bu farklılıkları birer zenginlik olarak g?ren y?z binlerce gen?, d?nyanın d?rt bir yanında yerlerinden fırlamı? m?cadele veriyor. Fikri m?cadeleler, silahlı m?cadeleler var. K?resel egemen g??lere kar?ı devrim hareketine giri?en m?cahitler var, M?sl?manlar var. Dolayısıyla medeniyet ihyası zaten ba?lamı? durumda. Ve bu medeniyet ihyası, bilhassa gen?lerin omuzlarındadır. ?zellikle entelekt?el bir m?cadelenin neticesinde hız kazanacak, ben bu hareketin hız kazanmaya ba?ladı?ını g?r?yorum.
Gen?lerin bilhassa burada, bu a?ır y?k? omuzlamaları, inisiyatif almaları ?ok ?nemli. Bu, tarihin akı?ını, tarihin y?n?n? de?i?tirecek kuvvette bir harekettir benim inancıma g?re.
M?sl?man millete mensup toplumlar arasında, hangi ?lkede ya?arsa ya?asın bir ırk problemi yok, bir mezhep problemi de yok. Ben bunu kabul etmiyorum. Biz bug?n İran?a gitti?imizde ?unu g?r?yoruz; İran?lılara en sempatik gelenler, T?rkiye?de ya?ayan M?sl?manlardır. İnanın İran halkı bu manada, T?rkiye?ye ger?ek bir muhabbet duyuyor. Ve burada bir takiyye yok, ben gittim ve samimiyetlerini g?rd?m. Ama y?netim d?zeyinde elbette problemler var.? Uluslararası siyasette kar?ı kar?ıya geldi?imiz konular oluyor maalesef.
M?sl?man?ın M?sl?man?la u?ra?tı?ı, Allahuekber diyerek birbirlerini kesti?i bir d?nyada ya?ıyoruz evet. Bunları g?rmezden gelecek de?iliz. Fakat Allah?ın izniyle aklı selim h?kim olacak. Bu aklı selimin h?kim olması, entelekt?el M?sl?man gen?lerin omuzlarında, kalemlerinde ve dillerindedir. Ben bunun geldi?ine dair ?ok ciddi i?aretler g?r?yorum. D?nyada ?ok ciddi ?alı?maların oldu?unu g?r?yorum. Bunun medeniyetin ihyası noktasında da zaten ba?layan ve tamamlanması mukadder, hareketin neticesinde M?sl?manların tarihin ?znesi olabilece?ini ve bu anlamda merkezi bir kuvvet olarak yeniden sahneye ?ıkabilece?ini m?jdeleyenlerden bir M?sl?man olmak isterim.
BURADAN T?RKİYE'YE GE?MEK İSTİYORUM. İSLAM D?NYASININ BA?AT UNSURU OLAN T?RKİYE?DE CİDDİ ?ALKANTILAR VAR BİLİYORSUNUZ. T?RKİYE SİYASİ İRADE VE VESAYET ARASINDA BİR TERCİHE ZORLANIYOR. SİVİL BİR M?DAHALE GİRİ?İMİ S?Z KONUSU. ?ZELLİKLE OPERASYONLARIN YOLSUZLUKLARA DAİR BİRTAKIM İDDİALARIN VE BU İDDİALARIN YANINDA B?ROKRATİK VESAYETİN HEM S?RD?R?LMESİ HEM DE BİR TARAFTAN TASFİYE EDİLMESİ HAMLELERİNİN OLDU?U BİR T?RKİYE?DEYİZ. BU S?RECİ NASIL YORUMLARSINIZ?
T?rkiye, İslam d?nyasında lokomotif g?? olarak varlı?ını s?rd?r?yor. Ge?irdi?i bu bir asra yakın olan tarihi tecr?benin sonunda, do?al olarak bekledi?imiz refleksle ?nemli i?ler yapmaya ?alı?ıyor. Zira bu ola?an bir s?re?. ??nk? hilafet bakiyesi bir ?lkeyiz. Elbette kendi i?erisinde problemleri var. S?z?n? etti?imiz dil problemi, retorik problemi, T?rkiye i?in de ge?erli. Ve T?rkiye Kemalist ideolojinin pen?esinden yeni yeni kurtulmaya ?alı?an bir ?lke. Kendine ait i? meselelerini hen?z ??zmeye ?alı?an, bunları hen?z a?an bir ?lke g?r?n?m? veriyor. Buna mukabil, T?rkiye aynı zamanda, az ?nce de bahsetti?imiz İslam medeniyetinin ihyası noktasında da merkez ve kilit bir rol ?stlenmi? vaziyette. Bu anlamda b?lgesel entegrasyonun ger?ekle?mesi noktasında da ?nemli diplomatik a?ılımlar yaptı?ını g?r?yoruz.? Ba?arılıdır, ba?arısızdır bunlar ayrıca tartı?ılacak ?eyler. Ancak b?yle bir niyetin hasıl oldu?unu net olarak g?r?yoruz.
T?rkiye?nin bu son d?nemde, az ?nce s?z?n? etti?iniz operasyonlarla kar?ıla?masının altında yatan en b?y?k neden Suriye meselesidir. Zira Suriye?de T?rkiye Cumhuriyeti Devleti ?u an fiili olarak oradaki muhalif grupları destekliyor. Ve bu muhalif gruplar skalada nerede olursa olsun hepsi ?eriat talebiyle yola ?ıkmı? insanlardan olu?uyor. T?rkiye, laik bir ?lke olarak, Suriye?deki haklı direni?e a?ık bir destek veriyor. Bu bana g?re ba?ından beri samimi bir ?ekilde yapılan bir destek. Orada bir diktat?r var ve oradaki diktat?re kar?ı ciddi bir mukavemet var. Bu mukavemet de te?vik ediliyor. Uluslararası ili?kiler ba?lamında, nihayetinde T?rkiye bir NATO ?lkesi oldu?u i?in batıdan ba?ımsız hareket edemiyor idi. Ta ki son d?neme kadar.
?İslam'ın protestanla?tırılması? fikri hakim kılınmaya ?alı?ılıyor
Son s?re?lerde ise bu anlamda inisiyatif alan bir T?rkiye g?r?yoruz. İnisiyatif almaya ?alı?tık?a da, batının hedef tahtasına koydu?u bir ?lke konumuna getirilmeye ?alı?ılıyor. Siyasi irade inisiyatif almaya ?alı?tık?a i?ler k?t?ye gidiyor, kavga kızı?ıyor. Netice itibariyle de bug?n kar?ı kar?ıya kaldı?ımız operasyonlar meydana geliyor. Batı T?rkiye?deki uzantılarıyla bu tip operasyonlar yaparak, bilhassa siyaset kurumunu, y?r?tme organını tehdit ve hatta m?mk?nse tasfiye yolunu se?mi? durumda g?r?n?yor. Buradaki en ?nemli unsurlardan bir tanesi Yusuf Kaplan?nın da Abdurrahman Arslan Hoca?nın da dikkat ?ekti?i ?Protestan İslam? anlayı?ının hakim kılınma ?abasıdır. Yani namazını kılan, orucunu tutan fakat sistemle hep barı?ık olan, k?resel sistemi otorite kabul edilen, herhangi bir ?ekilde sorgulanmayan, bireyselle?mi?, modern bir ?Protesten İslam? anlayı?ı var.
Bu anlayı?a mensup y?netici kadro, ?teden beri k?resel g??lerin her zaman deste?ini almı?, her zaman onlardan nemalanmı? ve kendi varlıklarını onların varlıklarına arma?an etmi? bir yapıdadır. T?rkiye?nin Suriye ve di?er meselelerde batıyla ters d??mesinin yanında kendisine ait bir inisiyatif alma noktasındaki iradesi, batının bu operasyonu birileri eliyle ger?ekle?tirmesini, onlara zaruri kıldı. T?rkiye?deki en ?nemli uzantıları da maalesef ?ye?il ku?ak? projelerinden bug?ne gelen, ?Protestan İslam? anlayı?ına mensup insanlar. T?rkiye bug?n bunun sancısını ya?ıyor. Burada, ba?ı ve sonu, ?rg?tlenme ?eması belli olmayan, kimin nerde nasıl bir hamle yapaca?ı belli olmayan ?son zamanlarda i? ucu kendilerine dokununca, tabiri caizse kuyruklara basılınca vaveyla koparan- masonik bir yapılanma anlayı?ını kar?ımızda net olarak g?r?yoruz. Sadece biz de?il t?m d?nya artık buna ?ahitlik ediyor.
B?Y?K BİR AHLAKSIZLIKLA KAR?I KAR?IYAYIZ
Nisa suresi 135. ayet bize bu konuyla alakalı en ?nemli i?areti verir. ?Adalet ?zerine ?ahitlik edenlerden olun? der. Evet mevcut iktidarın, uluslararası anlamda da, i? politika anlamında da bizim de ele?tirdi?imiz bir ?ok yanı var. Liberal politikalar, dı? politikadaki ciddi eksiklikler, artan konformizm yıllardır yaptı?ımız temel tenkitler. Buna mukabil, ortadaki ger?eklik ve ?u an konu?ulması gereken ?eyler bunlar de?il. Burada kendi ?ıkarları i?in Allah Rasul?n? dahi menfaat sofralarına meze eden insanlardan bahsediyoruz. B?yle b?y?k bir ahlaksızlıkla kar?ı kar?ıyayız. Bug?n burada konu?mamız gereken ?ey ?mmetin g?z bebe?i Mavi Marmara'ya dahi dil uzatan arızalı zihinlerdir.?
Ben bu sorunun ??z?m?n?n de en kilit noktalarından bir tanesinin yeni bir anayasa oldu?unu d???n?yorum. H?k?metin bir t?rl? tamamlayamadı?ı, ?zerinde bir t?rl? uzla?ılamayan yeni Anayasa. Magrib Enstit? olarak biz 2011 yılında yayınladı?ımız ve TBMM resmi internet sitesinde de yayınlanan Anayasa Raporunda ?Kur?an ilham alınsın? dedik. Biz Medine S?zle?mesi?nin emsal alındı?ı, yeni bir anayasayla bu problemleri a?abilece?imizi ?ng?r?yoruz. Bu yeni anayasaya da ruhunu bize ait olan ?eylerin verece?ini ifade ettik. Bize ait olan ?ey İslam?a ait olan her ?eydir.
Yeni anayasada devletin ?ekli ve niteliklerinden, gerekirse devletin ismine, y?netim bi?imine kadar sek?ler olmayan, profan bir ya?am tarzını asla dayatmayan, İslam?ın ?ng?rd??? h?rriyet, adalet ve İslam Birli?i eksenine dayalı yeni bir anayasanın olu?ması ?art. Bug?n T?rkiye bu noktayı a?mak i?in b?yle bir giri?imde bulunmak zorunda. Ve ben ?zellikle ?n?m?zdeki birka? senenin daha ?ok sancılı ge?ebilece?ini tahmin ediyorum. Sonrasında M?sl?man milletimizin de kendi duyarlılıklarını ?n plana ?ıkararak ?nemli bir tercih yapaca?ını, b?ylelikle bu problemi de a?abilece?ini d???n?yorum, ?mit ediyorum bu y?nde dua ediyorum.
?OK BEREKETLİ BİR M?LAKAAT OLDU. TE?EKK?R EDERİM.
Ben te?ekk?r ederim..
Gen?doku, Mart 2014.
?
?