?
?
Muhammed Kutup?un en temel vasfı teorisyen olmasıdır. M?tefekkirden ?te bir teorisyendir. Tefekk?r boyutunu a?an bir nazariyat?ı kimli?i ve y?n? vardır. Teorik anlamda Batı-Do?u ili?kilerini elemi? ve Taha H?seyin?in tam zıddına bir yol tutturmu?tur. 19?uncu y?zyıldan itibaren Batı ile eklektik ve sentez d?zeyde ili?ki kuran revizyonist isimler olmu?tur. Trablus?am diyarından H?seyin Cisr, Er Risalet??l Hamidiyye adlı kitabında bunun ilk ?rneklerini verir. Darwinizm ile ihtimaliyet dairesinde veya alt d?zeyde temas kurar.? Evrim ve Tekam?l nazariyesinin ispatlanması halinde İslam i?inde buna dair bir tevil k?pr?s? kurulabilece?ini ifade etmi?tir. Nazariyeyi redde keskin bir duru? sergilememi?tir.? H?seyin Cisr Efendi b?yle pozitivist e?ilimlerle k?pr? kurabilmi?tir. Gazi Tevbe?nin ifadesiyle, Muhammed Kutup ise k?kten Batı d???ncesine kar?ıdır. En azından ana eksen itibarıyla (1). Batı d???ncesinde, ?zellikle sosyal bilimlerde bazı do?ruların varlı?ını kabul eder. Bu do?rular detayda ve ayrıntılardadır. Lakin temel ve ilke bazında; ana eksende, Batı d???ncesi istikametini kaybetmi? ve ilahi istikamet yerine be?eri istikameti esas almı?tır.
REVİZYONİST ?İZGİYE UZAK DURDU
Gazi Tevbe?nin de ifade etti?i gibi, Muhammed Kutup pozitivizm ve t?revlerine kar?ı kalemini kılı? keskinli?inde kullanmı? ve bilhassa Darwinizm, Marksizm ve Freudculu?u elemi? ve onların İslam mizanında kameti kıymetini ortaya koymu?tur. Bu anlamda, Batı d???ncesiyle hesapla?mı? ve eklektik, sentez d?zeyde bir ili?ki kurmamı? ve revizyonist yakla?ımlardan ka?ınmı? ve uzak durmu?tur.? Dolayısıyla H?seyin Cisr Efendinin ve benzerlerinin revizyonist ?izgisine mesafeli kalmı?tır.? Sadece biyolojik anlamda de?il aynı zamanda marifetullah eksenli olarak Darwinizm ve benzerlerini reddetmi?tir.? Buna mukabil, acısıyla tatlısıyla Batı d???ncesinin tamamının alınmasını ve Mısır?ın ?n?ndeki tek yolun ve se?ene?in bu oldu?unu savunan Taha H?seyin gibilerinin de tamamen zıt istikametinde yer almı?tır. Savrulmamı? ve sabitelere sıkı sıkı?a tutunmu?tur. İslam adına ve ?ark adına ?ahsiyetli bir duru? sergilemi?tir.? Batı d???ncesiyle temas noktasında iki ekol vardır. Bunlardan birisini, Taha H?seyin,? Louis Awad, Selame Musa temsil eder ve bunlar Batı ile ili?kilerde toptancıdır. Her ?e?iyle kabul ederler. İkinci ekol ise tevilcidir.? Bu ekol?n ba?ında Muhammed Abduh vardır ve Kasım Emin, Ali Abdurrazık, Saad Za?lul bu ekol? temsil eden di?er isimlerdir.? Devlet d?zeyinde Batı ile ili?kilerde tevilci yakla?ımı Burgiba benimsemi?tir. Burgiba Mustafa Kemal?den tevilci yakla?ımıyla ayrıldı?ını s?yler. Ona g?re Mustafa Kemal, tevilci de?il toptancı ve ret?i kısma girmi? olmalıdır. ?o?kun Kırca Kemalizm ile Burgibacılık ekolleri arasında kendisine g?re bir muhasebe veya kar?ıla?tırma yapmı? ve tevil veya reform d?zeyinde bile İslam?a a?ık bir kapı bırakmanın ?n? alınamayacak felaketlere davetiye ?ıkarmak olaca?ını ileri s?rm??t?r. Fikirde oldu?u gibi siyasette de Batıcılıkta toptancı ve k?ktenci ekolle birlikte revizyonist veya reformist bir ekol de bulunuyor.
AVRUPA İLE BİZİM FARKIMIZ MEDENİYET DE?İL MAHİYET FARKIDIR
Muhammed Kutup?un d???ncede ve fikirde Batı kar?ıtlı?ı İngiliz m?stemlekeler ?airi Rudyard Kipling?in yansıması veya ?arktaki yankısı mıdır? Kipling ?nl? bir ?iirinde ??yle demekteydi: OH, East is East, and West is West, and never the twain shall meet! ?ark ?arktır ve Garp garptır asla bir araya gelmezler!? Bulu?maları m?mk?n de?ildir. Belki de Kipling?in seslendirdi?i anlayı?, Huntington?ın ortaya attı?ı medeniyetler ?atı?ması tezinin ilk ham tasavvurlarından veya ayak seslerinden biri olmalıdır. Lakin Muhammed Kutup buna kar?ıtlık anlamında yakla?mamı?, bozulmamı? de?erleri temsil eden din ve İslam adına kar?ı koymu?tur.? İslam Batı?nın veya Do?u?nun dini de?il, k?reseldir; b?t?n be?eriyetin ortak dinidir. Hepsini kapsar.? Pozitivizm ilmihalini yazan Auguste Comte kendi sistemi altında iki kanada ayrılmı? d?nyayı (?ark-Garp) bir araya getirmeyi tasarlamaktadır.? Kom?nizm de beynelmilelcilik adına bunu yapmak istemi?tir. Muhammed Kutup?un nazarında ne Kipling gibi Do?u -Batı ayrımcılı?ı s?z konusudur ne de Marksistlerin savundu?u tarzda bir enternasyonalizmi savunur.? Do?u-Batı ayrımı İslami de?il, itibaridir.? İslam beynelmilelci yani enternasyonalisttir. Kendi muhtevasında ?mmet?idir.? Bundan dolayı Hasan el Benna, M?sl?manların milletlere ?stadiyet makamında oldu?unu ifade eder. Bu y?n?yle Kutup Batı?ya de?il ondaki yerle?ik d???nceye kar?ıdır. Muhammed Kutup farkı ??yle izah eder: ?Avrupa ile bizim farkımız medeniyet farkı de?il, mahiyet farkıdır. Onlar Yaratıcı ile sava?ır, bizler teslim oluruz (2).?
İSLAM G?NE?İ BATIDAN DO?MAYACAK!
Muhammed Kutup modern Batı d???ncesine bir b?t?n olarak kar?ı oldu?u gibi İslam?ın ahirzamanda Batı ?zerinden ye?erece?i ve İslam g?ne?inin son kez Batı ikliminden do?aca?ına dair fikirlere de iltifat etmez. Bunun belli ba?lı savunucularından birisi Muhammed Said Ramazan el Buti idi.? G?n?m?zde bu tezle sık kar?ıla?ıyoruz.? Bedi?zzaman?ın ?eyh Bahit Efendi?yle konu?masında dile getirdi?i bu ifade zamanla Buti gibilerde ?uyu bulmu?tur. Bunu sadece Buti ile sınırlandırmak da do?ru olmaz.
Aslında İslam g?ne?i Batı?ya do?du. Ve do?alı da nice vakit oldu. ?R?nesans? dedikleri ?ey aslında İslam tesirini g?lgelemek i?in uydurulmu? bir kavramdır. Ama satır aralarında Batı?nın İslam sayesinde aydınlandı?ını kabul ediyorlar. Bu ba?lamda, ?nemli Alman m?ste?rik ve oryantalistlerden Sigred Hunke, Batı?nın ?zerine Do?an İslam G?ne?i adlı kitabında esasında bunun parametrelerini ortaya koymaktadır. Lakin son sıralarda bir de İslam?ın Batı?da yayılması ?zerinden İslam g?ne?inin Batı?dan do?aca?ı yorumları yapılmaya ba?landı. Bu hususta tabii ki ?e?itli beklenti ve temenniler veya de?erlendirmeler var. Bu ba?lamda, Bedi?zzaman, ?eyh Bahit Efendiye :? Osmanlı, Avrupa?ya hamiledir ve hamlini vazedecektir. Avrupa da İslam?a hamiledir bir g?n gelecek ve hamlini vazedecektir? demi?tir. Bu s?zden yola ?ıkan kompleksli birileri İslam g?ne?inin Batı?dan do?aca?ını varsaymı?lardır. Peki i?in do?rusu nedir? Bedi?zzaman?ın bu s?zlerinden etkilenen Muhammed Said Ramazan el Buti bir kitabında ahirzamanda İslam?ın inki?afının Batı ?zerinden ger?ekle?ece?ini savunmu?tur.
İSLAM?IN KODLARI ?ARKIN GENETİ?İNDE GİZLİDİR
Benzeri bir tezi de Alman m?htedilerden Murad Hofmann savunmaktadır. Muhammad Asad : Europe?s Gift to Islam ba?lıklı kitabında İslam d?nyasında canlanma ve yenilenmenin ancak Batı ?zerinden gelece?ini savunmakta veya tasavvur etmektedir. Bu iyi bir temenni olsa bile pek de isabetli sayılmaz. Her ne kadar ?arkın avantajı olan İslam gelene?i a?ınmı? olsa bile İslam?ın kodları ?arkın geneti?inde gizlidir ve bir refleks halinde yeniden tezah?r edecek ve ortaya ?ıkacaktır. Elbette Batılı M?sl?manların İslam?ın anla?ılmasında ve yayılmasında katkıları olacaksa da buradan İslam g?ne?inin Batı?dan do?aca?ı sonucuna varmak abartılı bir beklenti olur. Zaten Batı?da da bu tarz İslami birikime sahip ve entelekt?el vizyonu geni? d???n?rler de ya azdır ya da bulunmuyor. İslam'ın kitleselle?mesi de beklenilen seviyeye ula?mamı?tır.? Son sıralarda temay?z eden Tarık Ramazan gibi gen? ku?ak İslami d???n?rler de genellikle genetik olarak ?ark k?kenlidir. Kaldı ki onun donanımı ve vizyonu ve yeterlili?i de tartı?malıdır.
M?SL?MANI MİRAS?I DE?İL MİRASYEDİ G?RENLER
Murad Hofmann?ın Abdulmecid ?erifi ile ortak yazdı?ı bir kitap bu fikri analiz ediyor: Batı ile Do?u Arasında İslam?ın Gelece?i (?Mustaqbal al-Islam fi al-Gharb wa-al-Sharq/The Future of Islam in the West and the East) Murad Hofmann, ?rubbe darrin nafia? veya ?hayır bazen ?er ?zerinden tecelli eder? sırrıyla 11 Eyl?l krizinin bir ?ekilde İslam lehine geli?ti?ini ve dikkatleri İslam ?zerine yo?unla?tırdı?ını hatırlatıyor. Batılılar kadar M?sl?manların da İslam?ı ??renmeye ve sahip ?ıkmaya muhta? olduklarına de?inmektedir. Burada Goethe?den bir alıntı yapıyor. Me?hur Alman filozof ?unu s?yl?yor: Miras?ı olman yetmez, mirasına sahip ?ıkmayı da bilmelisin! M?sl?man i?inde bulundu?u nimetin ve k?lt?rel mirasın zenginli?inin farkında bile de?il. Bunu ?ar?ur ediyor. Mirasa sahip ?ıkmayan ve onu hovardaca harcayan miras?ı de?il, ancak mirasyedi olur. Murad Hofmann Avrupa ve Amerika?daki M?sl?manların ya da Batılı M?sl?manların İslam?ın de?erleriyle modern de?erleri mezcetme imkanına sahip olmaları nedeniyle İslam d???ncesinin temsili anlamında yenileyiciler olmaya namzet olduklarını ifade etmektedir. Batı M?sl?manlarının Do?u medeniyetinin yenilenmesinde ?nder ve ?nc? hale geleceklerini ifade etmektedir. Cemil Meri??in ifadesiyle veya yeni bir uyarlamasıyla ?ı?ık Batı?dan gelir? diyor. ?arktaki istibdat ve diktat?rl???n her t?rl? fikri ve medeni geli?meyi sekteye u?rattı?ını hatırlatıyor (3).
PEKİ BU HUSUSTA MUHAMMED KUTUP NE DİYOR?
Muhammed Kutup ise Batı?nın İslam?a hala Ha?lı Sava?ları zaviyesinden ve onun geride bıraktı?ı tortular ?zerinden baktı?ını ifade etmektedir.? İslam?a tahamm?l etti?i izlenimi vermektedir. Kutup?a g?re, Batı?nın ho?g?r?l? yakla?ımı i?i bo? sloganlardan ibarettir.? Batı?da ya?ayan M?sl?manlar ve ?zellikle azınlıklar zor bir gelecekle kar?ı kar?ıya bulunuyorlar. M?sl?manların Batı ile ili?kilerinde daha k?t? senaryolara hazır olmaları gerekti?ini tembih etmektedir (4).
DİRİLİ? İSLAM D?NYASI MERKEZLİ OLACAK
Muhammed Said Ramazan el Buti veya Murad Hofmann?a nazaran Muhammed Kutup, İslami dirili?te Batılı m?tefekkirlerin de payı ve katkısı olsa da asıl meydan sava?ının ve harman yerinin İslam d?nyası olaca?ını tasavvur etmektedir. Batılıların; onlarca, y?zlerce ve hatta binlercesinin Ha?lı engelini a?arak kurtulu?u İslam?da arasa da nihayetinde bu e?imin sınırlı kaldı?ına temas etmektedir.? Setlerini a?amamaktadır.? Bu geli?menin nihai sonucu de?i?tirmeye yetecek kemmi ve keyfi bir nispet veya orantı te?kil etmedi?ini ifade etmektedir. Fiillerimizle yani temsili d?zeyde İslam?ı ya?asak ve perde yerine ayna olsak belki de Batı?dan binlercesi de?il milyonlarcası kopup İslam?a ko?acak. Buradan da yola ?ıkan Muhammed Kutup, M?sl?manlar ger?ek manada İslam?ı ya?amadan Batı?da b?y?k dalgalanmaların beklenmemesi gerekti?ini ifade etmektedir.? Hasan el Benna veya Muhammed Gazali gibilerin ifade etti?i gibi, maalesef g?n?m?zde M?sl?manlar arasına bile İslam nefretine veya d??manlı?ına rastlanmaktadır. İslam nefreti sadece Batı?ya ?zg? olmayıp kimi cahil M?sl?manların da kapıldı?ı k?resel bir anafordur (5).
DAHİLİ ISLAH HARİCİ DAVETTEN ?NCE GELİR!
Muhammed Kutup İslam?ın zaferinin yine kendi ehli arasında ?ekillenece?ini ifade etmektedir. Bu elbette, Batı?daki geli?melere sırtımızı d?nelim veya g?z ardı edelim anlamında bir ?a?rı de?il. Bununla birlikte, Batı?daki geli?melerin ?apı genel denge veya denklem i?inde k???k bir a?ırlık merkezi te?kil etmektedir (6). M?sl?manlarla ba?lantılı realite de?i?meden Batı merkezli k?lli ve toptan bir de?i?im beklemek ger?ek?i olmaz bilakis yanıltıcı olur.? Bu bizi Birgivi Vasiyetnamesinde bir paragrafa g?t?r?yor: Dahili ıslah harici davetten ?nce gelir! Birgivi bunu ??yle ifade ediyor: Bir M?sl?manı yola getirmek on gayri m?slimi imana getirmekten ye?dir.? Bu h?k?m ve yargı m?bala?alı gibi g?z?kse de merkeziyeti g?stermesi a?ısından kayda de?er.
1-http://www.aljazeera.net/opinions/pages/b04f603d-9d11-4c77-a74a-3b15130b5289
2-http://www.dogruhaber.com.tr/Haber/Agabeyinin-kardesi-Muhammed-Kutub-124433.html
3-http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/mustafa-ozcan/isik-batidan-gelir-3032.html
4-http://islamweb.net/ahajj/index.php?page=article&lang=A&id=17624
5-M?zekkerat ed Da?ve ve?d Daiye, Hasan el Benna, s: 219,? Mektebet? Afak
6-http://elshaab.org/thread.php?ID=105316
?
Mustafa ?zcan/ Gen? Doku Dergisi, Mayıs 2014.