?
?
Lalenin Kendi Dilinden Tarihi
Mahmut Avcı/Radikal
?
?L?lenin tohumunu eksen dolu peym?ne gelir.?
?air Nedim.
?
Ben, lale-i rum, di?er adım ile Osmanlı Lale'si derler, en ?ok bu adımı severim. Do?rusu benim de bilmedi?im sayıda ?e?idim var. Zambakgiller familyasındanmı?ım, so?anlı bitki t?r?n?n en g?zeli. Lale, ben bin diyeyim siz ikibin deyin sayısız t?r?m?n genel adı. İnce sapımın ?st?nde 2-8 ye?il yaprak, ucunda iki, ?o?unlukla tek tomurcuktan a?ılıveririm, ?i?e?imin yaprakları altılı olur. Kırmızı, sarı, mor, beyaz ?e?it ?e?it rengim olur.
Nerden bakarsan bak en g?zel dipli ?arap kadehinden daha zarif, daha g?zel g?r?n?r?m, ho? ederim lakin sarho? edemem, sevgililerimi kendime ?yle ba?larım ki yedi g?be?e a?k d???m? vururum. Avrupalılar bana 'tulip' derler, T?rkler, bu ismi Avrupalıların beni Osmanlı İstanbul'unda ilk g?rd?klerinden, o zaman Osmanlıların beni kadınlarının ba?larına ?rtt?kleri t?lbent'e benzeterek vermi? oldukları isimden kaynaklanmı? olabilece?ini iddia ederler.
Aslen T?rkistanlı yabani bir g?zelim, atlı bey'e g?z kırptım, sultan g?rd?m, ?ah sohbetinde ba? k??ede yer aldım, Hindistan'a, İdil boylarına, Acem İran'ına oradan Anadolu'ya geldim. Kanuni Sultan S?leyman'ın eliyle Avusturya-Macaristan İmparatoru'na gelin gittim. Sonra Avrupa Hollanda'sını vatan edindim. Ondan beridir d?rt kıtanın geliniyim, yumu?ak y?z?m her sevgiliye g?l?mser ancak ya?ayabilmem i?in yanaklarımdan a?a?ı s?z?len damlacıkları ???tmemeliyim.
A?ıkların, taze sevgililerin kırmızı yanakları oldum, bu y?zden ?ekingen bilindim, utanga? addedildim. Dem kadeh oldum, dem i?indeki ?arap, dem mum oldum yandım, dem kan oldum, dem yara oldum, deme g?rs?nler ki her dem ?iir oldum.
Karakterime, sıfatlarıma i?aret eden isimlerimi bilgeler koydu ki, kadir bilmezlere bu i? kalsa pek ho? olmazdı, ya a?k deyip, bir biri ardına isimlerimi saymak marifet bilindi; ?ehbanu, Sine k??a, G?lendam, da?ı dil, G?lbahar, sarı kız, Cam-ı cem ?.
İsimlerimin, ?zerimden yapılan te?bihlerin, her nevi latif sıfatın ?yle s?z cambazlı?ından ileri geldi?i sakın ha zannedilmesin, sarı?ınından esmerine her dilberin dengi oldum ki, tarihi vesikalarla sabittir, bir lalenin bir cariye'ye de?i?ti?i ?ok?a vuku buldu. Ya a?k sen nelere kadirsin, lafsı hayretininde yine bu zamanlarda dillere pelesenk oldu?u rivayet edilir.
Osmanlı lisanındaki ismimin yazılı?ının rezzakı mutlak'ın ismine ebced ile denk d??mesi hepten ?anıma itibar d???rd? ki, bu paye H?da'nın bana bir iltifatıdır. O da ??yle ki, lale (?? ) ismimin Arap harfleri ile yazılı?ı H?da'nın, Allah (?? ) ismi ?erifleri ile denk d??mekte olup, ayriyeten Osmanlı devletinin amblemi olan hilal (?? ) aynı harfler ile yazılmaktadır.
Osmanlı İstanbul'u ile fl?rt?m sultan Mehmed Han ile ba?ladı dersem pek yerinde olur, Kostantinopolis'in gen? fatihi, aynı dem en g?zide lalezar, ?ehri yeni ba?tan imar ederken ?ok?a bah?eler kurdu, sefer d?n??lerini d?rt g?zle beklerdim, Saray-ı Cedid bah?esi renk renk laleler ile ?enlenirdi. Bir g?n yaramaz ?ehzadeler harem bah?esinden firar edip ko?u?urken, bir kırmızı lale tomurcu?unu koparıp kenara bırakmı?lardı. ?nde sultan arkada Nakka? Sinan Bey h?rmetle ilerlerken, bu halimi g?r?nce s?z?n? kesti, bir s?re baka kaldıktan sonra e?ilip beni yerden kaldırdı, sonra do?ruldu ve yapraklarımın kırmızısı se?ilen tomurcu?unu burnuna g?t?r?rken, ileriye bakan g?zleri sanki yaramaz ?ehzadeleri arıyordu. Bu durumdan pek ziyade etkilenen Sinan bey, yakın bir zaman sonra ?u me?hur 'g?l koklayan Fatih portresini' nak?etti. Sinan bey'in neden b?yle yaptı?ını, aramızdaki husumete ba?larım. Lakin bu b?yle bilinsin. Ta ki, Sultan S?leyman devrinde ve bilhassa III. Ahmet devri zamanında pek kıymetim artı ki, b?t?n ?i?ek taifesi kıskan?lıklarından a?maz oldular. Bo?azi?i adeta lale bah?esine d?nm??t?. Camii ?eriflerinin kapı pencere kanatları, mihrabından minberine, ?e?meler, sebillere, d?rt bir yana lale nak?etmek moda oldu. Sultan ve ?ehzade kaftanlarına ?yle laleler i?lendi ki lale bah?esi dersin. G?z misali sakındılar, renklerimi g?ne? soldurmasın diye g?nd?z ?st?me ?rt?ler ?ektiler. Bunca iltifat ile ba? ?st? edilmem Mimarı azam Sinan Bey'in nazarına de?di ki, e?ildi?i g?r?lmemi? boynumu b?kmek ??yle dursun, ala?a?ı edip Selimiye Camii ?erifi'nin h?nkar mahfilinin aya?ına beni ters nak?ettirdi.
Bir kederim var ki, o da tarihin nice sevgilileri hi? ya?amamı??asına unutturmasıdır, o bahtsız unutulmu?lardan; ?ehzadeba?ı'nda, sebilinin yanındaki kabrinde uzun uykusuna uzanmı? Nev?ehirli Damat İbrahim Pa?a'nın ?mr? hayatında Ka?ıthane'yi lale bah?elerini g?rmek i?in ziyaret etmek ?zere mekan belledi?ini kim bilir ?imdi. Oysa ?imdi, kabrinin ?st?nde bir lale dahi boyverse ne mesut olurdu.
İ?te iki Sinan beylerle ba?layan husumetim b?yle s?r?p giderken Osmanlının ?mr? ahirinde tarih vesikalarını karı?tıran ?air Yahya Kemal, hayretler i?inde sayfaları ?evirirken, gavur memleketler i?indeki lale tutkusuna ?ahit oluyor, hele İspanyol Naibi bir lale so?anını 9000 altın Mark'a satın aldı?ını okuyunca hepten hayret etmi?, Osmanlı imparatorlu?unda bu tutkunun en doruk noktasında ise Sultan III. Ahmet'in 15. sene h?k?mranlı?ında ba?layıp 12 sene s?ren lale sefahatine ?ahit olunca 'yahu bu ?ılgınlık deyip' takribi aralı?a 'lale devri' diye not d??m??. O g?n bug?nd?r, do?udan batıya b?t?n d?nya tarih?ileri Sultanlı?ımı b?ylece tarih defterlerine yazadurdular.
Der iken, 21. Asır T?rklerinin ge?mi?lerine ait her ?eyi unuttukları gibi beni de unuttular diye derin derin d???n?rken, son birka? yıldır hele en iyi yakı?tı?ımı d???nd???m İstanbul ?ehri rengarenk lale bah?esine d?nd?. İstanbul bana yakı?tı ben İstanbul'a ? Bir vuslat b?ylece zuhur etti ve hem beni hem de sevenlerimi mesrur etti.