Osman Sınav daha ?nce de usta ?yk?c? Mustafa Kutlu?nun eserlerini sinemaya, diziye uyarlama giri?iminde bulunmu?tu. Uzun bir bekleyi?in neticesinde hayata ge?irdi?i Uzun Hik?ye filminin ardından yine Kutlu?nun hik?yelerini sinemala?tırmaya dair planları var.? ?
?
R?zg?rlı Pazar ilk sırada bekleyen sinema filmi projesi, Zafer Yahut Hi? ?zerine televizyon dizisi yapmak i?in ?alı?ıyor. Ona g?re Mustafa Kutlu?nun hik?yelerinin en temel ?zelli?i kalpleri a?an, insanın y?re?ini ısıtan ?slubu. Filminde de bu duygunun pe?ine d??m??. Sınav ile yaptı?ımız ?uzun r?portaj?da, filmi, Kutlu ?yk?lerine sevgisini ve sinema-dizi sekt?r?n? konu?tuk.?

-Bu film 11 yıllık hayalimdi, diyorsunuz. Neden bu kadar uzun s?rd? Uzun Hik?ye?nin film olma ser?veni?
Bir?ok sebebi var. Filmde bir diyalog var, ?Kitapların da bir kaderi var.? diye, bir yerde de ?Kaderin yayı kurulu durur, vakti gelince bo?alır.? diye ge?iyor. ?Uzun Hikaye?nin de kaderi buymu? demek ki. Hakikaten 11 yıldır ?ok istedim ama bir t?rl? olmadı. Senaryosunu birka? ekiple ?alı?tım, be?enmedim, rafa kaldırdım. Benim i?sel olarak en ?ok takıldı?ım senaryoydu. İki yıl ?nce Yi?it (G?ralp) ile ba?ladık ve sonu?ta ?bu defa oldu? dedik. Bunların dı?ında ekonomik sebepler var tabii, bir t?rl? denk gelmedi. Kenan (İmirazlio?lu) da 11 yıldır oynamak istiyordu. Filmdeki oyunculu?u da ?ok ?a?ırtıcı, genel tarzından farklı.
-Aslında sizin filmografiniz i?erisinde de farklı bir yerde duruyor film.
Benim filmografimden ?ok da farklı de?il aslında. Mesela yıllar ?nce ?ekti?im Yalancı (1993) filmimde de benzer bir insan hik?yesi vardı. Kapıları A?mak (1992) isimli bir sinema filmim vardır ki onu da daha ?ok dizi versiyonu ile hatırlar insanlar. Film ?u anda kayıp maalesef, bulmaya ?alı?ıyorum. Ge?mi? filmografimde bu t?r uyarlamalar ?ok var, Emine I?ınsu?nun K???k D?nya romanını da sinemaya uyarlamı?tım. G?nl?k dizi ?ekme tela?ında da benzer ?rnekler var. Mesela Deli Y?rek?i yaparken bir yandan da 5 yıl s?ren, bir kadının hayat m?cadelesini anlatan Hayat Ba?ları?nı ?ektim. Kurtlar Vadisi ile aynı d?nemde Ekmek Teknesi?ni yapıyordum. Sıcak insan hik?yeleri benim hayatımda hep var. Pop?ler algı sadece Deli Y?rek ve Kurtlar Vadisi?ni ?ne ?ıkardı, man?ette kalanlar bunlar oldu ama aslında b?yle de?il. Bana sorarsanız bu t?r sıcak insan hik?yeleri yapmayı a?ka, adalet duygusuna dair filmler ?retmeyi daha ?ok seviyorum. Ama sizin hep ringe ?ıkıp d?v??menizi isterler ya, oysa hep ba?ka yerdedir kalbiniz. Televizyon da ?yle bir ?ey benim i?in.
-Peki, Mustafa Kutlu?nun hik?yelerini sizin i?in ?zel kılan nedir? Daha ?nce de Kapıları A?mak ve Acı Hayat?ı filme aktarmı?tınız.
Direkt kalbimize hitap ediyor olması, kitaplarındaki k?lt?r iklimi beni ?ok etkiler. Ya?adı?ım k?lt?r iklimi ile bulu?an bir tarafı var, ?ok bize ait. Kalpleri a?an bir hik?ye ?slubu var, insanın y?re?ini ısıtan? ?ok aydınlık, kaotik de?il. ?Allah varsa trajedi yoktur.? der, Kutlu. Drama kurmada, hik?ye anlatmada ?ok ?nemli bir veridir bu. Allah?ın kitabında da dram vardır, bize s?z?n? b?yle s?yl?yor. Kur?an?da Lut kavmini anlatıyorsa bizim i?imizde h?l? Lut kavmi var demektir ya da Yusuf?un kuyuya atılmasını anlatıyorsa Yusuf?lar bug?n de kuyuya atılıyor demektir. Oradan insanın aklını, c?zi iradesini kullanarak nasıl ?ıkaca?ını, s?z?n nasıl salaha erece?ini, ı?ı?a do?ru nasıl bir yolculuk yapaca?ını anlatıyor. Bizim de hik?yeleri b?yle anlatmamız gerekiyor. Mustafa Kutlu?nun hik?yeleri de b?yledir. Trajedi yoktur, dram vardır. Mustafa Kutlu ?nemli bir edebiyat adamı, ben bir?ok kitabını film yapmak isterim. Kutlu okurken film seyretmi? gibi olursunuz, ?ok sinematografiktir. Fakat bu demek de?ildir ki hik?yelerini senaryola?tırmak kolay.
-Daha ?nce de senaryola?tırmayı denedik ama ??zemedik demi?tiniz. Neydi ??zemedi?iniz? Nasıl hallettiniz? ?
Uzun Hik?ye?de her kasabada ba?ka bir hik?ye vardır. Her tren yolculu?u farklı bir hik?yeye ba?lanır, nehir hik?yeler ?eklinde ilerler. Edebiyattan sinemaya uyarlama her zaman riskler ta?ır, Uzun Hik?ye artı riskler ta?ıyan bir hik?ye. Bunun filme d?n??mesi i?in bir matemati?e oturtmak gerekiyordu. Kendi i?inde o kadar g?zel ki hik?yeler hi?bir ?eyden vazge?emiyorsunuz.
-Hik?yedeki ?u duygu ya da detay mutlaka filmde de olmalı ya da de?i?tirsek dedi?iniz ?eyler var mıydı??? ?
Uzun Hik?ye?nin kitapta bir finali yoktur, bizim bir finale ihtiyacımız vardı ama bunu hik?yenin ruhuna uygun yapmamız gerekiyordu. Bunu ??zmeye ?alı?tık. ?? d?rt tane finali var filmin. Tutarlı bir b?t?n olması i?in, bazı hik?yelerin birle?mesi, bazı yan hik?yelerin kenarda tutulması gerekiyordu. Filmin ba?ından beri unutmadı?ımız ?uydu: İnsanların ba?ına her ?ey geliyor, her t?rl? sıkıntıyla kar?ıla?ıyorlar ama umudu hi? kaybetmiyorlar. Onun da sembolik bir ifadesi olarak ve 11 yıldır Kenan?ın oynayaca?ını d???nerek, hi?bir zaman umudunu kaybetmeyen insanların hik?yesini, Kenan?a ?ok yakı?an g?l?msemesiyle b?t?nle?tirdim. Yi?it?e ba?larken dedim ki, ?Bu filmin ba?rol?, Kenan İmirzalio?lu?nun g?l?msemesidir; her durumda umutla g?l?msemesi.? Kenan?ı ilk oynatan ki?i olarak bunun ?ok iyi kullanılabilece?ini d???nd?m. Senaryoda bir?ok sahne ?Ali?nin kocaman g?l?msemesiyle?? diye bitiyordu, daha en ba?ta afi? foto?rafı da belliydi.
-Sinemamızda son d?nem ?ekilen filmlerde tam tersine umutsuzluk vurgusu var. Nihilizm, karamsarlık, karanlık bir ideoloji gibi ?o?altılıyor filmlerde.
Bizim sinemamız i?in, bu co?rafyada ya?ayan k?lt?r iklimi i?in ?ok yapay bir ?ey nihilizm. Biraz Batı d?nyasında ya?ayan, onların trajedisinden beslenen bir h?l. Bizim ?yle bir derdimiz yok. Benim filmimde h?z?n de a?ka ve umuda d?hil, onu besleyen bir ?ey.
-Filmde m?lkiyet, e?itlik, aidiyet, hak, adalet gibi bir?ok kavram var ama bunları derinle?tirmek gibi bir derdiniz yok gibi.
İzleyici kendi i?inde derinle?tirsin derdindeyim, biz bir ?ey ??retme pozisyonunda de?iliz. O atmosfer i?erisinde insanların duru?unu g?r?p ondan bir anlam ?ıkarmak izleyiciye kalmalı. Nasıl ayakta duruyor, nasıl bakıyor, umudunu nasıl yitirmiyor. ??nk? insanı var eden ?eyler bunlar zaten. Ahlak ?emberi i?inde adalet aramak, Ali?nin hayat felsefesi bu. Filmde ciddi bir hicret metaforu var. ??nk? bizim k?lt?r iklimimizde anla?ılmamı? ve kafa yorulmayan bir kavramdır hicret. Modern yorumunu sanat?ılarımızın yapmadı?ı bir metafor. Kalbi karartılmı?larla kar?ıla?tı?ınızda evet onlara kar?ı dik durmanız lazım ama sizi hayatın ba?ka bir yerinde, ba?ka bir ortamda besleyecek ?eyler varsa, onlarla kavga etmektense bu g?zelliklerin pe?ine d??mek daha evladır. O zaman oraya do?ru gidelim duygusu var, o y?zden Ali s?rekli hicret ediyor. Hicret ka?mak, korkmak, tabiri caizse tırsmak de?ildir, erdemli bir harekettir, do?ruya gitmektir. Bu ?nemli bir metafor, maalesef bug?nk? filmlerde ya da kitaplarda bunu bulmak ?ok zor.
-Filmde Ali?nin ?ahsiyetinde, adalet kavramına da ?zel bir vurgu var.
Biz hayatın hep de?i?ti?ini zannederiz, evet cep telefonları teknoloji de?i?iyor ama biz o kadar ?ok de?i?miyoruz aslında. Hayatı aslında ya?anılır kılan bu k???c?k ?eyler, bir saka ku?u, bir k?pe ?i?e?i, bunlar mutlu ediyor bizi. Buradan bakan insanların hayatı daha sade, sava?sız bir d?nya olacaktır. Adalet denince mahkemeler geliyor aklımıza. H?lbuki adaletin aranması gereken son noktasıdır buralar, mahkemeler mecburiyettir. Adalet aslında kalbimizde olmalı. Filmin temel dertlerinden biri de bu zaten, Ali karakterinin b?t?n sava?ı. Onun i?in silahı de?il kalemi tercih etti?ini s?yl?yor zaten.
-Ali?nin hicretini o?luyla ya?ıyor olması manidar, o?lunun da b?y?me hik?yesi aslında bir nevi izledi?imiz. Bayra?ı ona teslim ediyor.
A?kı da teslim ediyor, daktilosunu yani s?z?n? de... Evet, hadi ?imdi bir uzun hik?ye de sen yaz diyor. Bu anlamda ?ok g?zel bir baba o?ul hik?yesi.
-Filmin estetik dilinde hassasiyetleriniz nelerdi? ?ok renkli, masal gibi bir d?nya ?izmi?siniz ki Mustafa Kutlu?nun sade dilinden de biraz kopartıyor filmi.
Resimlere, filmin esteti?ine baktı?ınızda, geleneksel resim de?erlerini ta?ıyan, minyat?re giden bir yakla?ımı var. Evet, masalsı olmasını istedim, ??nk? epik bir tadı var hik?yenin. Kalbimize ?yle girsin ki insanlar tekrar d?n?p izlesin bazı sahneleri istedim.
-Bir yandan dizi film ?ekimleriniz devam ediyor. Dizi film y?netmenli?i ile sinema filmi y?netmenli?i arasında hep bir gerilim vardır. Siz bunu film dili, esteti?ini belirlerken ya?ıyor musunuz?
Tabii ki, ister istemez. Hik?yenin kurulumundan oyuncu y?netimine, resimlerin olu?masına kadar tesir eden bir ?ey bu. Tabii televizyon i?lerimde hep daha kalıcı, sinematografik davranmayı tercih ettim. Sinema filminde ise acaba 30 yıl sonra izlendi?inde ne d???n?l?r diye hesap etmeniz lazım. Sinema oyuncu y?netimi, resim, her y?n?yle daha farklıdır, her detayın daha derinlikli olması lazımdır. Ben onun i?in Uzun Hik?ye?yi ba?ta bir sinema filmi, bir de 13 b?l?ml?k bir dizi film olarak tasarlamı?tım.
-Belki ileride filmi dizile?tirirsiniz.
Artık ?ok zor. Filmde g?rd???n?z her mek?n ya restore edildi ya ba?tan yapıldı ya da arandı ve bulundu. Hi?bir ?ey hazır de?ildi, d?nem filmi ??nk?. Bu masrafı 13 b?l?m sonra bitecek bir dizi i?in yapmak m?mk?n de?il. ?
-Kapıları A?mak?ı tekrar ?ekmeyi d???n?yor musunuz?
Bu ?ok soruluyor. ?u anda d???nm?yorum. Yapılacak ba?ka Mustafa Kutlu hik?yeleri var. ?u sıralar Zafer Yahut Hi??i ?alı?ıyorum. Televizyon i?in d???n?yorum ama, artık dizilerde ciddi bir alan daralması var. Film olarak da R?zg?rlı Pazar?ı ?ekmek istiyorum, ?zerinde ?alı?ıyorum. Mustafa a?abeyle de konu?tuk.
-Mustafa Kutlu izledi mi filmi?
Hayır, izlemedi, biraz rahatsız bu sıralar. Kapalı alanlara giremiyor. Ama g?rd??? ?eylerden ?ok mutlu, ?Ben anladım, tamamdır.? diyor. O kadar inanıyor ki, senaryoyu bile okumadı. ?Sen tamam diyorsan tamamdır, dua ederim sadece.? dedi.
-Ek?i S?zl?k?te sizin i?in, ??ocuklarına tek vasiyeti film ele?tirmeni olmamaları? yazıyor. Bu do?ru mu?
B?yle bir ?ey var, ?uradan ?ıktı: ?ocuklarım da sinema ??reniyorlar, okuyorlar. Onlarla konu?urken bir g?n ?unu s?yledim: ?Bana sorarsanız neyi yapmak istiyorsanız, hangi konuda ba?arılıysanız d?r?st ve adaletli olun ve sevdi?iniz i?i yapın ama ele?tirmen olmayın. Bakın d?nyada heykeli dikilmi? bir tane bile ele?tirmen yoktur.? dedim.
Ba?ka bir g?n, bir televizyon kanalına r?portaj veriyorum. Ortanca o?lum daha k???k o zaman, yanımda oturuyor. Kamerayı birden o?luma ?evirdiler. ?Sinemacı olmak istiyor musun?? diye sordular. O da ?Babam bana ne istiyorsanız olun, bir tek ele?tirmen olmayın dedi.? ?eklinde cevap verdi. Baba-o?ul ili?kisinin Ek?i S?zl?k?e kadar gitmesinin yolu bu. ?ocuklarımla ili?kim iyidir. ?? ?ocu?um var; ikisi erkek, biri kız. Onlarla arkada? ili?kimiz var. B?y?k o?lumla beraber ?alı?ıyoruz, bir sıra o da Dolu Dizgin dizisinde ba?rol oynadı. Konservatuarda oyunculuk okudu, ?imdi kamera arkasına ge?mek istiyor, ona hazırlanıyor. K????? Chicago?da sinema okuyor. Kızım ise ?izgi film yapmak istiyor, bu sene New Jersey?de e?itim g?r?yor. E?im de konservatuar tiyatro b?l?m?nden terk hem de senaristtir. Bizim ev sinema odaklı. Ben resimden gelmeyim, kayınpederim ressamdı akademiden, profes?rd? rahmetli.
-Seyirciyle ilgili bir tahmininiz var mı?
İn?allah seyirci sever. Ne kadar ?ok ki?i izlerse o kadar mutlu oluyoruz. Ben memnunum Uzun Hikaye?yi yapmı? olmaktan. Benim a?ımdan neredeyse vazifeydi. Mustafa Kutlu ile aramdaki a?abey karde? ili?kisinde, ona kar?ı vefa borcumdu. Onunla konu?abiliyorken bunu yapmı? olmak benim i?in ?nemli bir ?ey. Eminim ki 30 yıl sonra da ?iyi ki bu i?i yapmı?ım? diyece?im. Bu, sekiz on yılda bir yapabilece?im filmlerdendi. Ben filmi yapabildi?im i?in ?ok mutluyum, in?allah seyircileri de mutlu eder, kalp a?ıcı bir g?revi olur.
?