ZAMAN T?NELİ - SELİM EFE ERDEM / Star?
Orhan Okay nasıl bir ailenin ?ocu?u? 1931 de d?nyaya geldi?i ?Babaoca?ını? tanımlamak gerekirse nasıl bir benzetme yapar?
Efendim, aile ?ecerem tipik bir Osmanlı terkibi g?r?n?m?ndedir. Ben İstanbulluyum. Annem, babam ve babamın babası da İstanbul do?umludur. Onun babası, yani babamın dedesi Arapkirli Abdullah?tır. Bilinen en eski ceddimiz odur. Abdullah Efendi?nin Tanzimat yıllarında, tahminen 1840?larda Arapkir?den İstanbul?a g??t???n? biliyoruz. Bir ?e?it sendika yahut oda ba?kanı manasında elbise boyacılarının k?hyası olmu?. Dedem Mehmet, ?ehremaneti Kantar Cibayet memuru imi?. B?ylece aile de b?rokrasiye bula?mı? olur. Babaannem Bulgaristan Lof?alı. 93 harbi diye bilinen 1877-78 Rus Sava?ı sırasında ailece İstanbul?a g?? etmi?ler. Annemin babası ve annesi ise Erzurumlu. Anneannem de Rus i?galinde Erzurum?dan ayrılmı?. Anne tarafından b?y?kbabam H?seyin H?sn? Efendi Balat?ta Ferruh Keth?da Camii?nin imamı ve bir ?zel iptidai mektebin sahibi ve hocası. Ben 1931?de babamın bir yıl evvel satın aldı?ı Balat?taki evimizde do?mu?um. Benden sekiz ya? b?y?k olan ablam Melahat, 2009?da vefat etti. Babaoca?ı dedi?iniz ev olarak ben 1953 yılına yani yirmi iki ya?ıma kadar oturdu?umuz Balat?taki evi bilirim. Bu evi pek ?ok ayrıntılarına, mahalle arkada?larıma, kom?ularımıza kadar hatırlarım. R?yalarıma da girer.??
Size isim verili?in sıradı?ı ?yk?s? varmı??
Polis olan babama o sırada g?revde bulundu?u karakola do?du?umu haber vererek ne ad konulaca?ını sormu?lar, o da kız mı erkek mi oldu?unu sormadan ?Orhan? demi?. G?bek adım Mehmet?tir, yani dedemin adı. Asıl adımın yerinde ge?mesin diye sadece M. Orhan diye yazdı?ım oluyor.
Anneannem gibi namaz kılardım
?ocuklar her ikisini de ?ok sever ama daha ?ok ya ?anne ?ocu?u? ya da ?baba ?ocu?u?dur. Siz daha ?ok kimin ?ocu?u olarak g?r?yorsunuz kendinizi?
Balat?taki evimizin alt katında dul olan anneannem ile onun karde?i b?y?k teyzem ve fabrikada ?alı?an bek?r dayım otururdu. Babam ve dayım i?e, ablam okula gitti?i i?in ben ?ocukluk yıllarımı bu iki ya?lı kadınla annem arasında ge?irdim. Ama daha ?ok anneannemle. Onunla pazara ?ıkıp alı?veri?e gider, camilere gidip vaaz dinlerdik. Evde de hem oyun arkada?ım, hem namaz arkada?ım olmu?tu. Onu taklit ederek namaz kıldı?ım i?in tekbir almak, el kavu?turmak gibi namaz hareketlerim de ?nceleri kadınlarınki gibiydi. Annem ve bazen de babam da katılarak Kapalı?ar?ı ve Emin?n? gibi daha b?y?k alı?veri?lere giderdik. Hasıl anne ?ocu?u, baba ?ocu?u ?zelli?im olmadı?ını sanıyorum.
?Karne? g?nlerinde nasıl bir ?ocukluk ya?adınız?
Edebiyat ve Fen fak?ltelerinin bulundu?u Zeynep Hanım Kona?ı?nın yandı?ı gece, g?ky?z?n?n kıpkızıl kesildi?ini ve ?ok korktu?umu hatırlarım. İkinci D?nya sava?ı yıllarında projekt?rle g?ky?z?n?n tarandı?ı, bazan u?aksavar toplarının atıldı?ı ?rpertici geceleri de.
M?BECCEL NİYETİMİ hi? BİLMEDİ
E?inizle nasıl tanı?tınız, nasıl evlilik teklif ettiniz?
E?im M?beccel Vefa Lisesi son sınıfından arkada?ımdı. Aynı fak?ltede fakat ayrı b?l?mlerde okuduk. Fak?lte son sınıfına kadar niyetimi bilmedi. Son sınıftayken yaptı?ım teklifi kabul etti. 1957?de ni?anımız oldu. İki yıl, ?ok g?zel bir ni?anlılık d?nemi ge?irdik. 1959?da da evlenip bir ay sonra Erzurum?a gittik.
M?beccel Hanım?ı tarif etmenizi rica etsek onu nasıl tanımlarsınız? Hangi kelimeyle sevginizi ifade edersiniz?
Sevgi kelimelerle ifade edilmez. Birbirimizi kırmadan, k?t? s?z s?ylemeden ge?en 53 yıl. Elbette m?naka?alarımız, anla?amadı?ımız konular olurdu. Bir yemekten, bir kıyafetten birinin ho?lanıp di?erinin ho?lanmaması kadar tabii ne var? İ?te bunları tabii g?r?yorsak aile hayatının sevgiyle, huzurla devam etmesi de tabii olur.
K?t?phanesini? İSAM?a ba?ı?layacak
Prof. Dr. Orhan Okay, 15 bin kitaplık dev bir k?t?pheneye sahip. Levent?teki evinde muhafaza etti?i ve ?ok sayıda nadide eserin yer aldı?ı kitaplarını İSAM?a ba?ı?layaca?ını belirten Okay,? İSAM?ın kendi alanının ?nde gelen 1500?? a?kın akademisyeniyle birlikte hazırladı?ı ?İslam Ansiklopedisi?nin, Osmanlı ve Cumhuriyet d?neminde yapılmı?, devlet kurumlarınca yapılanlar dahil en iyi eser oldu?unu s?yledi.
BEYEFENDİLİK KALMADI
D?rt ku?ak İstanbullu olarak, İstanbul beyfefendili?ini nasıl tanımlarsınız?
Bu sıfat da artık bana oldu?u gibi ba?kaları i?in de ?ok kullanılmaya ba?ladı. İ?in tuhafı artık İstanbul efendili?inin kalmadı?ı bir zamanda... Bunun ?artları o kadar a?ır ki anlatmaktan ziyade b?yle bir insanı g?stermek lazım. Rahmetli S?heyl ?nver bunlardan biriydi. Onu artık nerede bulup da kime ?rnek diye g?sterelim? ?elebi, zarif, kimseyi kırmayan, ?evresiyle iyi ge?inen, kıyafetine itina eden, oturu?unda, y?r?y???nde, hareketlerinde dikkatli ve itinalı olan, kar?ısındakini? istemese de toparlanmaya sevk eden... Hasılı Osmanlı?nın ka? asırda hangi imbiklerden s?zerek ge?irdi?i İstanbul beyefendisi, hanımefendisi.???
KAPLAN ve TANPINAR?ın ??rencisi
Vefa Lisesi ve İstanbul ?niversitesi?nde sıradı?ı isimlerle okudunuz. Tanpınar ve Kaplan sizi nasıl bir etkiledi?
Vefa Lisesi?nde ?ok de?erli hocalar ve ?o?unun ara?tırmaları, yayınları, ders kitapları vardı. Bizim derslerimize girenler arasında yukarıda belirtti?im Nurettin Top?u?yu, son sınıfta derslerimize gelen Behice Kaplan?ı, bo? saatlerimizde sohbete gelen Re?at Ekrem Ko?u?yu sayabilirim. Sınıf ve devre arkada?larım arasından daha sonra eserleriyle ve ?alı?malarıyla tanınacak olan Turan Oflazo?lu, Sadık G?ksu, İzzet Tanju, ?lk? Azrak?ı sayabilirim. ?niversitede felsefede okurkense Macit G?kberk, Takıyettin Meng??o?lu, Mustafa ?ekip Tun?, Halil Vehbi Eralp ve b?y?k bir Alman felsefecisi olan Heimsoeth, M?mtaz Turhan hocalarım oldu. T?rkoloji?de okurken de ba?ta Mehmet Kaplan olmak ?zere Tanpınar, Ali Nihat Tarlan, İsmail Hikmet Ertaylan, Cafero?lu, Rahmeti Arat gibi de?erli hocalarım oldu. Yardımcı sertifikada Mazhar ?evket İp?iro?lu, Kurt Erdman, Oktay Aslanapa, Ahmet Ate??in derslerine devam ettim. Buradaki sınıf ve devre arkada?larımdan ?o?u da iyi birer ara?tırıcı ve ??retim ?yesi oldular. Kemal Erarslan, ?inasi Tekin, Ali Karamanlıo?lu, Muammer Kemal ?zergin, Mehmet Akalın, Necmettin Hacıemino?lu gibi. Kendi ?alı?ma alanım oldu?u i?in en verimli hoca Mehmet Kaplan?dı. Disiplinli ara?tırmada ve hocalıkta ?l??m oydu. Tanpınar daha ba?kaydı. Onu ??rencilik yıllarımda gere?i kadar yakından tanıyamamaktan, dolayısıyla faydalanamamaktan ?zg?n?m. Kaplan?ın derslerinde referanslar hep yerli ve yabancı edebiyat?ılar ve edebiyat ara?tırıcılarıydı. Tanpınar?da ise bunlarla beraber yine yerli ve yabancı sanatk?rlar, ressamlar, musiki?inaslardı.
MİNNET BORCUM VAR
Sizi en ?ok etkileyen isimler kimler oldu?
Adlarını zikredeceklerimin hi?biri ne bir cemaat ne kendi adlarına bir ideoloji ne de bir ekonomik g?? olu?turmu?lardır. ?zerimde tesiri ve eme?i ge?en b?y?klerim arasında ba?ta Nurettin Top?u gelir. D?nya g?r???m bakımından ona ba?lıyım. Mesle?imi kazanmamda, olabildi?i kadar disiplinli ?alı?mamda hocam Mehmet Kaplan?a minnet borcum vardır. Kendi m?tevazı k??esinde ?evresini ir?ad eden Abd?laziz Efendi?ye, gen?lik yıllarımızda a?abeyimiz olan Rahmi Eray?a, bir neslin m?rebbisi olan Cel?l Hoca?ya, hat hocam Halim Efendi?ye de ?ok ?eyler bor?luyum. Hepsini rahmetle anarım.
Nasıl ??retmen oldunuz? İstanbul do?umlu bir ?ehirli olarak Diyarbakır?da ve Artvin?deki ??retmenlik g?nlerinizde neler ya?adınız?
İlk??retim yıllarımda T?rk?e derslerimden sınıfımın her zaman iyileri arasında oldum. Ortaokula ba?ladı?ımda, co?rafya b?l?m? ??rencisi olan ablamın anlattıklarıyla kendimi edebiyat fak?ltesinin T?rkoloji b?l?m? i?in hazırlamaya ba?lamı?tım. Bu da edebiyat ??retmenli?i demekti. Bu niyetim lise son sınıfına kadar devam etti. O yıl felsefe derslerimize Nurettin Top?u girince ben de yine ??retmen olarak felsefeye bir e?ilim ba?ladı. Mezun olunca felsefe b?l?m?ne kaydoldum. Daha sonra ??retmenli?imi garanti altına almak i?in Y?ksek ??retmen Okulu?na girince T?rkoloji b?l?m?ne ge?mem gerekti. Bir Anadolucu olan hocam Top?u?nun tesiriyle Anadolu?ya hizmet g?t?rmeyi adeta bir ideal olarak d???n?yordum. Nitekim ilk tayinim Artvin?e ?ıktı?ında o yıllarda ?ok zor olan yol ?artlarında hi? y?ks?nmeden İstanbul?dan en uzak olan bu g?zel kasabaya seve seve gittim. Bu bir yıl hayatımın en mesut yıllarındandır. Askerlik sonrası Diyarbakır i?in aynı ?eyi s?yleyemeyece?im. ?ehir g?zeldi, ?ok iyi dostlarım ve dostluklarım oldu. Fakat lise, disiplini bozuk bir okuldu. Daha sonra da 36 yıl hi?bir ?ik?yetim olmaksızın ailece Erzurum?da kaldık.