?
Yazı:?Ferda Olbak Mazak ?Foto?raflar:?Halit ?mer Camcı
?
Tarihimizde l?le, bah?elerimizin ve sanat eserlerimizin en g?zel ziyneti olarak yerini almı?tır. T?rkler bah?elerinde l?le yeti?tirmi?ler ve ?e?itli yerlere bu ?ok sevdikleri ?i?e?i nak?etmi?lerdir. Sert Asya kı?larının ardından karların altından fı?kıran l?le, T?rkler i?in hayat ve bereket ifade eden bir simge halini almı? ve baharın m?jdecisi olmu?tur. L?le, XI. ve XII. y?zyıllarda Orta Asya?dan Karadeniz kıyılarına ve batıya do?ru yayılmı?tır. Kafkaslardan Yakındo?u?ya ta?ınarak bah?eleri bezemi?tir.
?
?i?ek sevgisi ve merakı, Osmanlı T?rklerinde, k?yl?s?nde, kentlisinde ortak ve yaygın bir tutkudur. ?i?eklerle ilgili kitaplarda yer alan y?zlerce ismin ne i?le u?ra?tı?ına baktı?ımızda, devrin padi?ahından ba?layıp sadrazamlara, vezirlere, kaptan-ı deryalara, ?eyh?lisl?mlara, ulemaya, tarikat ?eyhlerine, ?airlere, zanaat ehline ve halkın her sınıfına kadar sıralandı?ını g?r?r?z.
?
L?leye verilen ?nemin en b?y?k sebebi, ?l?le? kelimesinin yazılı?ıyla ?Allah? yazılı?ında aynı harflerin kullanılmasıdır. Allah, hil?l ve l?le kelimelerinin aynı harflerle yazılması ve ebced hesabıyla aynı de?eri ta?ıması, l?leyi Allah kelimesini temsil eder hale getirmi?, madd? ve m?nev? de?erini arttırmı?tır. Bu harflerin hi? birinde nokta kullanılmadı?ından, ?nl? l?lez?r?ler lekeli l?leleri makbul saymamı?lardır. Bu y?zden l?le yeti?tirilmesine a?ırı ?nem verilmi?; cami, ?e?me, mezar gibi yerlerin s?slenmesinde ve T?rk s?sleme sanatında l?le, y?zlerce ?slupta yer almı?tır.
L?le tek so?andan, yalnızca bir dal ve tek bir ?i?ek verdi?i i?in Allah?ın birli?ini temsil eder ve g?r?n??? tevhid simgesi olan elif harfine benzetilir. Belki bu y?zden din ?limleri bu ?i?e?i yeti?tirmi?, yeni ?ekil ve isimlerle ?retmi? ve yeti?tirilmesine ?nc? olmu?lardır.
Takv?m??l-Kibar?da, l?lenin kudsiyeti bizzat Aziz Mahmud H?d?y? Hazretleri?nin ifadesiyle ??yle anlatılmı?tır:
?L?le kelimesini olu?turan harfler, ism-i Cel?l harfleri ile kar?ıla?tırılırsa aynı oldu?u g?r?l?r. Bundan dolayı l?le yeti?tirmeye b?y?k ilgi vardır. Bu ?i?e?e dikkatlice bakılırsa Hakk?ın nice m?nev? sırları m???hede edilir. Hatta manev? de?erinin di?er ?i?eklerden ?st?n oldu?u o kadar a?ıktır ki, ra?bet olunan temiz ve g?zel bah?elerle havası g?zel topraklarda a?ılırlar. Kefere diy?rında ve s?fl? yerlerde ?i?ek a?madı?ı gibi so?anını bile ??r?t?r.?

Mehmet A?k?,
?Olmasa mazhar e?er ism-i Cel?l?e l?le,
N?il olmazdı, bu h?sn ile cem?le l?le.
Mazhar-ı ism-i Cel?l olmasa ?y? l?le,?
Bulamaz idi bu kadar r?tbe-i v?l? l?le.?
mısralarıyla, bunu en g?zel ?ekilde anlatır. Yani, ?E?er, l?le Allah isminin harflerini ta?ımasaydı, bu kadar g?zel bir ?i?ek olur muydu? Acaba, l?le Allah isminin harflerini ta?ımasaydı, bu kadar y?ksek mertebelere eri?ir miydi?? der.
?

L?le, Osmanlı İmparatorlu?u?nda, XVI. ve XVII. y?zyıllar arasında s?s bitkisi ve s?sleme motifi olarak ?ok b?y?k bir ?nem kazanmı?tır. Daha sonra bu ilgi doru?a ?ıkmı? ve III. Ahmet zamanına ?L?le Devri? damgasını vurdurmu?tur. Anadolu?da l?lenin s?sleme ve ?iirlerde yer alması T?rklerle ba?lamı?tır. S?sleme motifi olarak kullanılması XII. y?zyıldan itibaren g?r?l?r. L?leyi ?iirlerine konu eden ilk ?air ise, Mevl?n? Cel?leddin R?m??dir.
L?lez?r- ı Ba?-ı Kad?m yazarı Mehmet Remzi, l?leye g?sterilen ilgi ve ?tinanın L?le devrine mahsus olmayıp ?ok daha eskilere dayandı?ını ??yle dile getirir:
? L?leye p?r-i sab?dan bu nefes ?imdi de?il,
Ezel?dir bu hev? v? heves ?imdi de?il.?

İstanbul?da, yab?n? l?le ?e?itlerinden se?ilerek veya melezleme us?l?yle elde edilen ve ?L?le-i R?m?? (İstanbul l?lesi veya Osmanlı l?lesi) adı verilen l?lelerin yeti?tirilmesine K?n?n? Sultan S?leyman zamanında ba?lanmı?tır. Bu ?ekilde ilk l?le ısl?hını ?eyh?lisl?m Ebussu?d Efendi ger?ekle?tirmi? ve bu l?leye ?N?r-ı Adn? adını vermi?tir. Yeni bir t?r l?leyi yeti?tirebilmek ?ok b?y?k sabır ve sebat i?idir. ??nk? de?i?ik renk ve ?zelliklere sahip bir l?lenin elde edilebilmesi i?in en az on yıl gerekmektedir.

Abdullah Mahmut Efendiz?de?nin ?uk?fen?me?sinde, Aziz Mahmud H?d?y? H-hazretleri?nin l?le yeti?tirilmesi i?in i??ret buyurmaları ??yle nakledilir:
?İlk olarak Cez?yir?den getirilen sarı nergisi, Cennet ?eyhi bir?deri Ahmet ?elebi bah?esinde yeti?tirir ve nergis ?i?ek a?tı?ında, bir iki tanesini Aziz Mahmud H?d?y? hazretleri?ne g?t?r?p takdim eder.
H?d?y? hazretleri;
- Ahmet Dede bunun tohumunu al, buyurur. Nergisin tohumu olabilece?i kimse tarafından bilinmezken b?yle bir hitapla kar?ıla?an Ahmet ?elebi nergisin tohumunu alarak diker. Seneler ge?tik?e ?uk?feler terakk? edip bu mertebeye eri?ti.? diye Aziz Mahmud H?d?y? hazretleri?nin i??retiyle İstanbul l?lecili?inin ba?ladı?ını yazar.
Re?at Ekrem Ko?u?nun İstanbul Ansiklopedisi?ndeki riv?yette ise;
?Aziz Mahmud H?d?y? tekkesinde ?ileye girmi? ve tekkedekilerin pabu?larını diken bir dervi? vardır. H?d?y? hazretleri bir g?n bu dervi?in odasına girdi?inde, birtakım l?le so?anlarıyla me?gul oldu?unu g?r?p ve bunları ne yapmak istedi?ini sorar. Dervi?:
-?eyhim, bunlar memleketimin da?larında yeti?mi? hatıralar, bir yere ekece?im. Bendeniz burada terbiye oldum, bakalım himmetinizle bu so?anlar ne olacak? diye cevap verir. Bu cevap ?zerine H?d?y? hazretleri:
-Pabu??u L?lesi m?b?rek olsun? buyururlar. Netice olarak o so?anlardan yeti?en l?leler ?Pabu??u L?lesi? adıyla ?i?ek?i kayıtlarına ge?er. H?d?y? tekkesinde ba?layan l?le mer?kı daha sonra b?t?n İstanbul?u sarar? denilmektedir.
Re?at Ekrem Ko?u di?er bir makalesinde, on yedinci asır ba?larında Aziz Mahmud H?d?y? hazretleri?nin, l?le meraklısı bir m?ridinin tesiriyle l?leye merak sardı?ını ve ?eyhin İstanbul?daki b?y?k n?f?zunun, l?lecili?i salgın hale getirdi?ini yazar.
Mutasavvıf, ?air ve musik??inas olan Aziz Mahmud H?d?y? hazretleri, aynı zamanda İstanbul l?lesinin yeti?tirilmesine ?nc? olmu?tur. L?le yeti?tirilmesini te?vik ve tavsiye etmi?tir, yani İstanbul l?lesi ve l?lecilerinin p?ridir.
?Defter-i L?lez?r-ı İstanbul? adlı yazmada, H?d?y? hazretleri?nin yeti?tirdi?i ?Netice? isimli l?le i?in yazılan ?iir ??yledir:
?Nez?fet habs u ?n buldu net?ce
G?zellik sende hatmoldu net?ce.?
XIX. y?zyılın ba?ında ya?ayan Mehmet A?k?, ba?langıcından 1730 senesine kadar yeti?tirilen l?leleri ?? devreye ayırmaktadır:
1. Mukaddeme-i esm?-i l?le (?nceki l?le isimleri)
2. Esm?-i l?le der vakt-i H?d?y? Mahmud Efendi (H?d?y? zamanındaki l?le isimleri)
3. H?d?y? Mahmud Efendi hazretlerinin zamanından sonra yani Avcı Sultan Mehmed Han hazretlerinin zamanından III. Sultan Ahmed Han hazretlerinin vakitlerine kadar bilinen l?lelerin esm?ları
Bu sınıflandırmaya g?re, H?d?y? Mahmud Efendi İstanbul l?lecili?inde bir mil?ttır.
?
L?leler; renklerine, nakı?larına, oyalarına ve yeti?tiricilerine g?re; Bais-i Rahmet, H?n-? T?b, Z? Kıymet, Nak?-ı İl?h?, Cevher-i Yekt?, Dil beste, Cem?l-i G?l?en, ??h-ı Cihan, M?cevher, Ferahengiz, M?stesn?, ??r-efgen, Z?b-?ver gibi isimlerle isimlendirilmi?lerdir.
L?le ve zerrin ?e?itleri ?o?alıp, binlerce oldu?unda ?i?ek?ilikle ilgili meseleler de artmı?, bunun ?zerine meclisler kurulmu?tur. Sultan İbrahim zamanında (1615-1648) Sarı Abdullah Efendi ?Ser ??k?feciy?n-ı Hass?? ? ?i?ek?iba?ı ? olarak g?revlendirilmi?tir. IV. Mehmed (1641-1692) zamanında da ??i?ek Enc?men-i D?ni?i? ? ?i?ek Akademisi ? kurulmu?tur. Yeti?tirilen ?i?ekler bu meclise getirilerek, kusursuz ve m?kemmel bulunan ?i?eklere isim verilmi?, ismi, ?zellikleri ve tohum sahibi listelere kaydedilmi?tir. Bu listelerden meydana gelen defterler ??k?fen?meleri olu?turmu?tur.
XVII. y?zyıl sonlarına do?ru, l?leye kar?ı olan ilginin bir tutkuya d?n??mesi, l?le so?anları fiyatlarının a?ırı y?kselmesine sebep olmu?tur. 1726 yılında fiyatları kontrol edebilmek amacıyla, so?anların fiyatlarını belirleyen bir liste hazırlanmı? ve bu fiyatların ?zerinde satı? yapılması yasaklanmı?tır. Hatta, ?Mahbub? adlı l?lenin be? y?z altına satılmaktadır ancak l?le ?e?itlerine narh konulması ?zerine, bin kuru?tan fazla fiyatla satılması yasaklanmı?tır. L?lelere narh konulması ve uygulanması emri İstanbul Kadısı Keth?d?z?de Mehmet Efendi?ye g?nderilen bir H?km-? H?m?yun?la bildirilmi?tir.
Devlet adamlarının l?leye merak duyup ilgilenmeleri XVI. y?zyılın ortalarına rastlar. Bu tarihlerde de?er kazanan l?lenin ??hreti, y?zyılın sonlarına do?ru yabancı sefirlerin bile dikkatini ?ekmi? ve ?lkelerine d?nerken yanlarında l?le so?anı g?t?rm??lerdir.
?
III. Ahmet b?y?k bir ?i?ek meraklısı olup, en ?ok sevdi?i ?i?ek l?le idi. Saltanatı zamanında, l?le s?sleme sanatlarının en ba? motifi ve devrin sembol? olmu?tur. Bunun i?in 1703?1730 yılları arasına ?L?le Devri? denilmi?tir. L?le merakı İstanbul?da do?mu? yerli bir T?rk bulu?u idi. Fakat daha sonraları nerdeyse tamamen unutulmu?, di?er ?i?ekler arasında kaybolmu?, de?er ve ?nemini yitirmi?tir. L?le so?anı ilk defa, Kan?n? devrinde Hollanda?ya g?t?r?lm??t?r. Ancak Hollandalılar, bu i?i geli?tirerek mill? k?lt?r haline getirmi?lerdir.
Kan?n? devrinde İstanbul?un l?lesi ve leyl?kları ?ok me?hurdur.
Yılmaz ?ztuna da, l?le, leyl?k, s?mb?l ve t??-ı ??h? ?i?eklerinin tohumları ilk defa Hollanda?ya ve oradan di?er Avrupa ?lkelerine, XVI. y?zyıl ortalarında K?n?n? nezdinde Almanya b?y?kel?isi olan Baron von Busbecq tarafından g?t?r?ld???n?; l?le so?anının T?rkiye?den Hollanda?ya getirili?inin, Hollanda?da her yıl mill? bayram olarak kutlanmakta oldu?unu yazmaktadır.
Bizde ise bir zamanlar; Sultan?dan Pabu??u?ya kadar uzanan l?le sevd?sı, Yıldırım?a tılsımlı g?mle?inin sırtına l?le motifi kondurmu?, F?tih?e kaftanını l?lelerle bezetmi?, Yavuz Sultan Selim?e Kefe?den l?le so?anı ısmarlatmı?, K?n?n??ye l?le redifli ?iirler yazdırmı?, I. Ahmed?i bizzat l?lez?r? yapmı?, Avcı Mehmed?e ?i?ek enstit?s? kurdurmu? ve nihayet III. Ahmed?i S?d?b?d?e g?t?rd??? sırada l?le ?e?itleri bini a?mı?, Nedim gibi nice ?airlere ilham kayna?ı olmu?, zevk ve sanat ?leminde zirveye ula?mı?tır.
??ehriyara buldı ?lem devletinde itidal
L?lelerle geldi ba?a ba?ka bir h?sn? cemal
Ruz-? ?eb kılmak da g?l?en lutf-ı te?rifin hayal
L?le faslı iyd heng?mı bahar eyyamıdır??(Nedim)
?
Ancak daha sonra, bir devre adını vermi?, ?iirlere, ?arkılara, edebiyata, s?sleme sanatları ve g?zel sanatlara konu olmu?, ilham vermi? ve vermeye devam eden bir de?er olmasına ra?men vefasızlı?a u?ramı?tır. Ba?lı ba?ına bir k?lt?r olu?turmu? bu nadide ?i?ek, ?a?aalı zamanlarındaki madd? ve m?nev? him?yeyi, maalesef daha sonraları bulamamı?tır.
Din ?limleri l?le yeti?tirilmesinde ?nc? olmu?lar ve yeti?tirilmesini te?vik etmi?lerdir. L?le-i R?m? de denilen İstanbul l?lesi ?zelli?indeki ilk l?leyi, ?N?r-ı Adn? adıyla yeti?tiren Ebussuud Efendi?yi, Aziz Mahmud ?sk?d?r? takip ederek, l?lemize binlerce renk ve bi?im kazandırılmasına ?nc? ve te?vik edici olmu?tur. Bunlardan ba?ka, ulemadan daha bir?ok ki?i ?i?ek?ilikle ilgilenmi?ler ve ?zellikle de l?le cinslerini ?o?altmak i?in ?aba g?stermi?ler ve ?evrelerini bu i?e te?vik etmi?lerdir.
1730 yıllarından sonra İstanbul l?lesi ?e?itleri kaybolmaya ba?ladı?ı gibi, birka? sene ?ncesine kadar bildi?imiz l?le de az g?r?l?r bir ?i?ekti. ?ocuklu?umuzun Emirg?n?daki l?le bayramları tarihe karı?mı?, baharda boy g?stermeye ?alı?an ithal l?leler bile eski ne?esini kaybetmi?ti. Son yıllarda g?ze ?arpan İstanbul?u l?lelendirme gayreti ile birlikte İstanbul L?lesi yeti?tirme ?abaları da g?r?lmektedir. Binlerce renk ve ?e?ide ula?ması pek m?mk?n g?r?nmese bile k?lt?r?m?z?n ?nemli bir par?ası olan l?lenin topraklarına d?nmesi sevindiricidir. Yeniden L?le Bayramları d?zenlenmeli, yeniden l?le bah?eleri olu?turulmalıdır. Tarihimizde bir bah?e k?lt?r? ve medeniyeti olu?turan Bo?azi?i ve Hali? kıyılarında, Osmanlı bah?e k?lt?r?ne ?zg? d?zenlemelerle kurulacak bah?elerde l?le yeti?tirilmesi ve bu bah?elerde l?le ?enlikleri yapılması anlamlı olacaktır.
Bu yazı 2007 yılının Nisan ayında yayınlanan Gezgin dergisinin 3. sayısından alınmı?tır.