?
Z?nn?n-ı Mısr?, Mısır?ın g?ney b?lgelerinde 772?de do?du. 90 ya?larında 859 yılında vefat etti. Ya?adı?ı d?nemde etkili olmu?, takibata u?ramı?, sevenleri ve sevmeyenleri bulunmu?tur.
?
İsl?m t?rihinde y?neticilerin kendi inan?ları dı?ındakilere baskı uyguladı?ı devirler vardır. Bir ara Abb?s? y?netimi, M?tezile mezhebinin g?r??leri dı?ında ba?ka inanı? tarzlarına, neredeyse sava? a?mı?tı. Bu meyanda Z?nn?n da hapsedilmi?se de, kısa s?re sonra serbest bırakıldı. Bu meseleyle ilgili olarak ?unlar anlatılır.
Z?nn?n bu sebeple Halife M?tevekkil?in huzuruna ?ıkarılır. Halife sorar:
- Sana zındık ve k?fir diyorlar, bu konuda ne diyeceksin? Z?nn?n daha s?z almadan ?halifenin veziri atıldı:
- Sultanım bu s?zler do?rudur, onun hakkındaki isnadlar ger?e?i yansıtmaktadır. Vezire aldırmayan halife Z?nn?n?a d?nd?:
- Cevap versene, ni?in konu?muyorsun? Z?nn?n ??yle dedi:
- Ey m??minlerin emiri, ne diyebilirim ki? Evet ?yleyim, hakkımdaki ithamlar do?rudur desem kendimi ink?r etmi? olurum. Hayır bunlar yanlı?tır desem vez?rinizin yalancı oldu?unu s?ylemi? gibi olurum. Onun i?in beni ba?ı?layın, bu konuda siz kend?n?z karar veriniz. Ben nefsimden yana olmayaca?ım.
?
Halife ile aralarından ba?ka konu?malar da ge?ti. Sonunda halife ona i?zaz ve ikramlarda bulundu. Tutuklu olarak geldi?i Ba?dat?tan Mısır?a serbest olarak d?nd?.
?
K?lt?r?m?zde ?İsm-i a?zam? diye bir kavram vardır. ?En b?y?k isim? demektir. İsm-i a?zamın Allah?ın isimlerinden hangisi oldu?u hakkında farklı kanaatler vardır. Bunlardan bir g?r??e g?re bu isim gizli olup herkes tarafından bilinmez. Bilen kimse onu okuyarak ?st?n hallere s?hip olabilir. Onun i?in ism-i a?zamı bilmek, ??renmek bazılarınca bir merak konusu olmu?tur. Aslında bu bir kolaycılık da sayılır.
Z?nn?n-ı Mısr??nin ism-i a?zamı bilenlerden oldu?u kabul edilmi? olmalı ki bu konuda ilgi ?ekici ?eyler nakledilir. Birisi ona ?Bana Allah?ın ism-i a?zamını (en b?y?k ismini) s?ylesene? diye talepte bulunur. Cevap ??yledir:
- Sen bana onun ism-i as?arını (en k???k ismini) s?yler misin?
Yani bu t?r kolaycı yakla?ımları do?ru bulmadı?ını vurgular.
?
Bu konuda ba?ka bir olay ??yledir: Yıllarca Z?nn?n?un e?itiminde bulunan birisi ??yle der:
?
- Beni iyi tanıyorsun, ne olur bana ism-i a?zamı ??retir misin?
Ertesi g?n Z?nn?n o ki?iye bir kutu verir.
- Al bunu, C?ze?deki falan kimseye g?t?r, sakın a?ayım deme, der.
Adam yola koyulur, fakat i?ine bir merak ate?i d??m??t?r. ?Sakın a?ma? dendi?ine g?re kutuda kıymetli bir ?ey olmalı. Kendi kendiyle ne kadar m?c?dele ederse de merakını yenemez ve kutuyu a?ar. A?ar a?maz i?inden k???k bir tarla faresi fırlayıp ka?ar. Adamca?ız ?a?ırır. Bo? kutuyu da g?t?remez, geri d?n?p gelir. Z?nn?n sorar:
?
- Em?neti en yaptın? Adam mahcup ve suskun halde bekler. İkaz gelir:
- Sen kendine verilen bir k???k fare emanetini bile ta?ımaktan acizsin, ism-i a?zam emanetini nasıl ta?ıyacasın?
?
Z?nn?n ?? ?eyin birlikte bulunmamasından dolayı hayıflanır ve derdi ki:
?
- İlim var, amel yok, amel var ihl?s yok, ihl?s var teslimiyet yok.
Olgunla?ma yolunun zor oldu?unu ??yle if?de eder:
?
- Bu yol varlık yolu de?ildir. Varlı?ı olana, yani benlik ve gurur s?hibi olana bir ?ey vermezler. Erenlerin yanına bo? giren dolu ?ıkar, dolu giren de bo?. Bir ?yet-i kerimede ?Sadaka fakirlere ve ??resizlere verilir? denir. İ?te bunun gibi m?nev? olgunluk da madd? varlı?ını g?rmeyenlere verilir.
?
Sa?ı solu tenkit edenler i?in ??yle der:
- Bir kimse halkın ayıpları ile me?gul olmaya kalkarsa, kendi ayıplarını g?remez.
?
Bu if?de me?hur bir hadisin bir t?r yorumudur. O hadis ?udur: ?Ne mutlu o kimseye ki kendi kusuru kendisini ba?kalarının kusurunu g?rmekten alıkoyar.?
Z?nn?n- Mısr??nin, t?vbe konusundaki ?u s?z? me?hurdur:
- Avamın t?vbesi g?nahlardan, havassın t?vbesi gaflettendir. Yani her insanın t?vbeye ihtiyacı vardır. Havas denen se?kin kimseler herkes?e bilinen g?nahları i?lemezler. Peki onlar neden dolayı t?vbe edecekler? Onlar gafletten, yani bir an bile olsa Allah?ı unutmaktan, onunla araya mesafe koymaktan t?vbe ederler.
İnsano?lu yaradılı?ı gere?i kolaycılı?ı sever. Fevkalade bir imk?nla kar?ıla?ırsa ondan faydalanmak ister. Oysa b?yle gelge? fırsatlara ?tibar etmek yerine, her ?eyi Allah?tan istemek gerekir. Bu konuyla ilgili Z?nn?n-ı Mısr??den bir olay nakledilir. ??yle anlatır:
?
- ?am da?larında gezerken bir kısım hasta insanlar g?rd?m. Ni?in beklediklerini sordum. ?Burada ma?ara i?inde bir ?bid vardır, yılda bir defa ?ıkar, hastalara nazar eder, dua okur ve hastalar iyile?ir. Bug?n o g?nd?r, onu bekliyoruz.? Bir s?re sonra o ki?i ?ıktı, zayıf, benzi sarı, esr?rengiz biriydi. Hastalara baktı, y?z?n? g??e ?evirip dua etti, hastalar iyile?ti. Ko?up ete?ine yapı?tm, dedim ki: ?Bedeni hasta olanlara yardım ettin, ne olur benim m?nev? dertlerime de derman ol.? Bana ?fkeyle baktı, dedi ki: ?Ey Z?nn?n, ?ek elini ete?imden, Allah?ın seni g?rmekte oldu?unu bildi?in halde, onu bırakıp benim ete?imi tutuyorsun, bırak, yoksa ikimiz de hel?k oluruz!?
Z?nn?n Mısr? a?klı, ?evkli bir yapıya s?hiptir. Onun ?ok ho? m?n?catları, Hak Ta?l??ya sesleni?leri vardır. Der ki:
?
-Allah?ım, beni sana g?t?ren yol senin bana ikram etti?in ?eylerdir. Bana ?efaat edecek tek ?ey senin rahmetindir. D?n???m sanadır. Sen beni rahmetinle yarattın. Tam bir insan ?eklinde beni d?nyaya saldın. Beni be?i?imdeyken korudun. Bana anne sevgisi altında yeti?meyi ihsan ettin. Benim bedenime ?irkinlik ve noksanlık vermedin. Sen y?cesin, her ?eyden ?st?ns?n. Bana akıl verdin. Ben senin nimetlerini sayamam. Senden istedim verdin. Sana ??krettim, nimetlerini arttırdın?
?
Z?nn?n?a Allah sevgisi nedir, nasıl olur? diye sorarlar. Cevabı ??yledir:
-Allah?ın sevdi?ini sevmen, bu?z ett?ine bu?z etmendir. İnsanlara kar?ı yumu?ak ve ?efkatli olmandır. Din konusunda Hz. Peygamber?e uymandır.
?
?
PROF.DR. ?MEHMET DEMİRCİ / HABERK?LT?R
?