TYB İstanbul'dan Akpınar ve Gezen'e Kınama
Geçtiğimiz günlerde katıldıkları bir televizyon programında Türkiye’ye yönelik ortak ihanetin bir paydası olarak yaptıkları açıklamayla gündeme gelen Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in had bilmez ve hukuk tanımaz açıklamalarına yönelik Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi’nin basın açıklamasıdır:
24-12-2018

 

Türkiye’nin birliği, bütünlüğü, millî ve manevi değerleri, tartışılmaz konuların başında gelmektedir. Bu minvalde devlet erkânını temsil eden ve halkın ortak görüşü ve elde ettiği çoğunlukla ülkemizin yönetim kademesini dolduran şahıslar da hiçbir seviyesiz polemiğin ve hadsiz tartışmaların konusu olmayacağı gibi, haklarında adi sözler sarf edilmesine de elbette tahammül edilemez. Meseleyi “tarafgirliğe” indirgemek her şeyden önce devletin temsil unsurlarını hiçe saymak, halkın tercih muvaffakiyetine ve yönetim sistemimizin ana damarını oluşturan demokrasiye kast etmektir. Bütün bunların ötesinde, halkı demokratik zeminini yok sayan saldırganlığa hatta çatışmalara yol açacak yönde kışkırtmaktır.

Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında, yıllardır televizyon ekranlarından halkı eğlendiren ve bu eğlenceler vasıtasıyla şöhret elde edip servet sağlayan Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in yaptığı açıklamalara baktığımızda, bırakın kendilerine yakıştırdıkları “sanatçı” kavramını, umumi eğlence hatta mizah malzemesi bile olamayacak kadar alçaldıklarına şahit olduk. Kendilerinin zaman zaman kamuoyuna yaptıkları açıklamalardan ülkenin istikrarlı ve gelişen rotasını yadırgayışlarına, devlet erkânına ve bilhassa Cumhurbaşkanımıza karşı söylemlerinin hadsizliğine şahit olmuştuk. Fakat bu defa, çoğunluk tarafından dikkate alınmamayı, kirli söylemlerinin muhatap alınmamasını hazmedemediklerinden ve eleştiri dilini değil şiddet dilini tercih eden tavırlarından ötürü, yalnızca haddi değil hukuku aşan tavırlarını şiddetle kınıyoruz.

Kötülük önce kaynağı için tehlike teşkil eder. Akpınar ve Gezen, halkın birliğini, bütünlüğünü ve sokaktaki huzuru hazmedemeyişlerini alenen kötülüğe azmettirmek üzerinden net bir biçimde ifade etmişlerdir. Bu tavır, ne arkasına sığındıkları sanatın, ne de savundukları hak ve özgürlüklerin bir parçası olabilir. Topluma hiçbir biçimde ait olmadıklarını, olamayacaklarını ve milletin menfaatini zerre kadar umursamadıklarını yaptıkları açıklamalarla bir kez daha ortaya koymuşlardır.

Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi olarak, bu iki hadsiz eğlenceci müsveddesini şiddetle kınıyoruz ve hukukumuzun hak ettikleri cevabı kendilerine vereceğine yürekten inanıyoruz.

 

Mahmut Bıyıklı

Türkiye Yazarlar Birliği

İstanbul Şube Başkanı