Günümüz Gençliği Gemuhluoğlu’ndan Mahrum
Fethi Gemuhluoğlu’nun vefatının 40’ıncı yılına yönelik düzenlenen anma programında konuşan Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi Başkanı Mahmut Bıyıklı, “Günümüz gençliği Gemuhluoğlu’ndan mahrum” dedi.
09-10-2017

Yazar ve şair Fethi Gemuhluoğlu, vefatının 40’ıncı yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü ve Türkiye Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen programla anıldı. İBB Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’ndeki anma programının bir oturumuna başkanlık eden Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi Başkanı Mahmut Bıyıklı, Gemuhluoğlu’nun Kıbrıs meselesini hem Türkiye hem de dünya gündemine taşıdığını kaydetti. Bıyıklı, bugün Kerkük’te sorunlar yaşandığına dikkati çekerek, “Yaşasaydı Kerkük’ü dünyanın gündemine taşırdı. Günümüz gençliği nasıl Gemuhluoğlu’ndan mahrumsa Kerkük de bugün Gemuhluoğlu’ndan mahrum” diye konuştu. Yazar Hüseyin Su, Fethi Gemuhluoğlu’nun gereği kadar anlaşılmadığını ve tanınmadığını belirterek Gemuhluoğlu’nun hayatı boyunca gözettiği, yol gösterdiği, birlikte yürüdüğü binlerce insanın, bugün siyasetten ekonomiye, sanattan edebiyata hayatın hemen her alanında önemli yerlere geldiğinin altını çizdi. Su, ünlü yazarla tanışıklığın bu kişilere büyük bir sorumluluk yüklediğini vurguladı.

 

FETHİ GEMUHLUOĞLU’NDAN MEKTUP

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Turan Koç, Gemuhluoğlu’nun, “gönül”, “anne”, “toprak”, “tarih” denildiği zaman “bir hoş” olduğunu söylediğini aktararak, onun anlatımıyla kendilerinin de aynı duyguları yaşadığını anlattı. Koç, Gemuhluoğlu’nun “bilme” anlamında nerede çatlaklık olduğunu çok yakıcı ama içten sözlerle kendilerine aktardığını vurgulayarak şunları anlattı: “Fethi ağabeyin bize gösterdiği rüya, her şeyden önce şuur alanımızı genişletmek ve idrakimize bir istikamet kazandırmak yönündeydi. O kadar darmadağın şeylerle karşılaşıyor ve öğreniyoruz ki bunlara istikamet kazandırmak için Fethi ağabey gibi ağabeylere ihtiyacımız vardı.” Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Kemikli, Gemuhluoğlu’nu hiç görmediği halde kendisine “aşık” olduğunu dile getirdi. Bazılarını görmeden sevmek gerektiğini dile getiren Kemikli, aşkın kulaktan başladığını ve sedanın kalbe inerek orada kendine muhkem bir yer edindiğini ifade etti. Kapıları çok sevdiğini belirten Kemikli, Fethi Gemuhluoğlu’nun da kendisi için köklü bir geleneğe ulaşan “bir kapı” olduğunu vurguladı. Programın sonunda Fethi Gemuhluoğlu’nun oğlu Ali Gemuhluoğlu, babasının kendisine yazdığı mektubu okudu.*

 

ÖMRÜNÜ OKUMAYA ADADI

Moderatörlüğünü Serdar Tuncer'in üstlendiği oturumda ise Mehmet Emin Karahan, Emin Işık, Mehmet Genç ve Kemal Sayar Fethi Gemuhluoğlu'nu anlattı. Prof. Dr. Mehmet Genç , yakın arkadaşı Gemuhluoğlu'nu çağımızın Sokrates’i olarak değerlendirdi ve şöyle konuştu: “O, tıpkı Sokrates gibi, yazmadı, ancak sohbetleriyle, insan ilişkileriyle tarihe geçti. Sokrat’ın bir metodu var: Soru sorarak hakikati buldurur; söylemez. O da öyle idi. Sokrat’tan farkı ise sorguladığı gençlerin yeteneklerini keşfederdi. Onun için, cevherleri keşfeder, diye yazarlar. Ancak bu eksik bir tanım. O, her insanda bir cevher var, derdi ve gençlerdeki cevheri bulurdu. Bununla da kalmaz teşvik eder ve yönlendirirdi. Bir fert değil, bir kurumdu.”

 

SEN HİÇ AŞIK OLDUN MU ?

Prof. Dr. Mehmet Emin Karahan ise Gemuhluoğlu ile 1973’de tanıştıklarını ifade ederek dostluklarını anlattı: "İTÜ’de doktora öğrencisi iken onunla tanıştım. O tarihlerde fazla doktora öğrencisi yoktu. Fethi Bey de doktora öğrencilerini bulur ve arardı. Beni de çağırdı. İlk seferinde gidemedim ve, ne kadar nazlı imişsin, dedi. Onu tanıyan herkes bilir. Biriyle ilk tanıştığında “Sen hiç aşık oldun mu?” diye sorardı. Bana sorduğunda anlayamamıştım. Sonra fark ettim ki kast ettiği sadece karşı cinse duyulan aşk değildi. Herhangi bir şeye duyulabilecek aşktan söz ediyordu. Bir de, neden yazmıyorsun, dediklerinde, Kuran’da yaz emri yok , oku emri var, derdi.”

 

ESİR MÜSLÜMANLARA DUA EDİN

Konuşmaların ardından oğlu Ali Gemuhluoğlu, babasının ona yazdığı son mektubu okudu. Mektupta yer alan, “Esir Türklere, esir Müslümanlara duâ edin. Eritre’den, Somali’den, Filipinler’e kadar, Kırım’dan Kerkük’e kadar Müslümanlara ve Türkler’e duâ edin. Yeni bir dünya kurulacaktır. Ona hazırlanın ve çok iyi okuyun. Kendinizi çok iyi yetiştirin" sözleri duygu dolu anlar yaşattı. Hayatta iken dinlemeyi en çok sevdiği Rahman Suresi’nin okunmasının ardından anma toplantısı sona erdi.

 

ÇAĞIMIZIN DEDE KORKUT’U

Prof. Dr. Emin Işık ise Fethi Gemuhluoğlu'nu çağımızın Dede Korkut’u olarak adlandırdı. Işık, Gemuhluoğlu ile sayısız anısı olduğunu ifade etti ve ekledi: “Ben Türkiye’nin muhtarıyım, derdi. Ülkenin hangi köşesinde işe yarar birisi var ise arar ve mutlaka bulurdu. Doktora için çalıştığım zamanlarda epey görüşme şansım oldu. Burs almam konusunda ısrar ederdi. Üç, beş kuruş kazandığım için burs almaya çekinince dilekçemi kendisi yazıp göndermişti. Neden herkese evliya gibi davranıyorsun, dediklerinde şöyle cevap verirdi: "Gerçekten öyle ise hakkı, değil ise layık olsun.”**

 

* Kaynak: Karar gazetesi

** Kaynak: Yeni Şafak gazetesi