“Vefatının 820. yılında Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi”
“Vefatının 820. yılında Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi” konulu program düzenlenecek.
04-03-2013

Şubat ayında yapmış oldukları “Dış Politika Faaliyetleriyle Sultan İkinci Abdülhamid Han” isimli programla kamuoyunda büyük ses getiren Tarihine Sahip Çıkanlar Topluluğu tarafından “Vefatının 820. yılında Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi” konulu program düzenlenecek.

Program kapsamında İslam tarihinin en verimli çağlarından birini yaşatan Selahaddin Eyyübi’nin Kudüs’e olan aşkı, Ortadoğu’daki siyasi birlik politikası ve hayatını konu alan bir konferans gerçekleşecek.

10 Mart 2013 Pazar günü saat 13.00’te Sultanahmed’de bulunan TYB İstanbul Şubesi Kızlarağası Medresesi’nde düzenlenecek konferansta, “Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi” kitabıyla ses getiren Prof. Dr. Ramazan Şeşen konuşmacı olarak yer alacak.

Ortaçağ İslam Dünyası ve devletleri hakkında yapmış olduğu akademik çalışmalarla tüm dünyada bu alanda otorite sayılan Şeşen, “Bizim vazifemiz düşmanın azlığını veya çokluğunu mukayese etmek değil, onun karşısına çıkmaktır.” diyen Selahaddin Eyyübi’nin hayatını ve mücadelesini katılımcılara anlatacak.

Konuya ilişkin en son kitabını geçen ay yayınlayan Şeşen, kitabından pasajlar aktaracak. Ayrıca konu hakkında merak edilen soruları da cevaplandıracak.

Programın sonunda ise katılımcılara, Tarihine Sahip Çıkanlar Topluluğu tarafından hazırlanan Selahaddin Eyyübi ve Mescid-i Aksa’nın (İlk kıble, ikinci cami, üçüncü harem) anlatıldığı broşürler dağıtılacak.

Anma programına; üniversite öğrencilerinin, akademisyenlerin ve çok sayıda tarih severin katılması bekleniyor.

Selahaddin Eyyübi’nin Kudüs’ü geri alması neden önemliydi?

Bu zafer çok önemliydi. Çünkü Müslümanlar, Haçlıların doğu sahiline gelişinden bu yana böyle bir zafer kazanmamıştı. Bu zafer kahranan komutan Selahattin Eyyübi’ye nasip oldu. Ordusu’yla Kudüs’e girdiği gün aynı zamanda Hz. Muhammed (S.A.V)’in Mekke’den Kudüs’e mücizevi çekilde götürüldüğü, müjdeler aldığı Mirac’ın yıldönümüydü. Bu galibiyetle Kudüs ait olduğu yere İslam’a döndürülmüştü.

Fethettiğinde ne yaptı?

Kimsenin malına, canına ve ırzına dokunmadı. Gidenlerin şehri rahatça terk etmelerinin teminini sağladı. İlk olarak sevinç gözyaşlarıyla Mescidi Aksa’ya geldi. Haçlılarca tahrip edilen müslümanların ilk kıblesi Mescidi Aksa’yı kendi elleriyle süpürdü, gülyağıyla yıkadı. Artık Kubbetü’s Sahra’daki haç indirilmiş, 88 yıldır duyulmayan ezan sesi tekrar şehri nurlandırmıştı. Mescidi Aksa’da ik Cuma namazı kılınmış, şehirde müslümanların hakimiyetinde 8 asır sürecek olan barış dönemi başlamıştı.