Teksir Dergisi yeniden
Teksir Dergisi, yeni şeyler söylemek için, usulca, aniden, yeniden çıktı…
20110513071049

Teksir Dergisi, yeni şeyler söylemek için, yeniden, usulca, aniden çıktı. İlk kez söylemiyor türküsünü elbette Teksir. Zamanın behrinde, Mustafa Kemal Sağlam’ın “Simurg” efsanesini teksir kâğıdına nakşeylemesi ile başlamıştı.  
Yine mi, hâlâ mı, niye ki… sor(g)uları arasında matbuya inanan, gök kubbede söylenmemiş söz’e inanan, hâsılı, kaleme ve satır satır yazdıklarına inananlar, teksiri omuzladı.
 
Dergi, sınanma yeri. Dergi, okuyan için olduğu gibi çıkaran için de bir okul.
Yerimizde duramadık,  parmak kaldırdık ve tahtaya kalktık. Karatahtanın önünde, elimizde tebeşir, tepeden tırnağa kuşandığımız heyecanımızla Teksir diyoruz. Üzerimizde mavi önlük ve beyaz yaka, aldırmıyoruz imalara, yaramazlık yapacak kadar aklı başında çocuklarız çok şükür, Teksir diyoruz.
MAZERET BEYANI YERİNE GEÇSİN DİYE - TEKSİR MANİFESTOSU

1-) Bir beyaz A4 kâğıtta samandan yapılan teksircilik oynamak dışında “numarası” olmayan üç – beş adamdan ibarettir teksir.
2-) Teksir gündeme gelmesine rağmen gündem dışındadır.
3-) Reklam almaz, afişlerle tanıtılmaz, kapak güzellerine iltifat etmez.
4-) Amatördür, süresizdir, içinden geldiği gibidir. Yapmacık profesyoneller kuşe kâğıtlara emanettir.
5-) Kaleme, yazılana ve söze değer verir. Sözün kalemden önce geldiğini bilir.
6-) Okurları konusunda seçicidir. Zira okurları seçicidir.
7-) Gittiği – gideceği yolu bilir. Çünkü yine bilir ki; önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise “Teksir” artık kaybolmuştur.
8-) Ne bir sultan’üş – şuara çıkarma iddiasındadır. Ne de şeyh’ül muharririn. Olması gerektiğini düşündüğü için vardır. Ya da var olduğunu düşündüğü için olmuştur.
9-) Marifetin yazanda mı yazdıranda mı olduğunu bilir. Sahibi marifettir. Ve dahi sahipsizdir.
10-) Kimsesiz bir çocuktur “Teksir”. Elini uzatanın olur. Ya da uzatanın eli olur.
 
 
Suavi Kemal Yazgıç ile dergi ve edebiyat bağlamında bir söyleşi gerçekleştirdik. Dergiler ve gençler, fanzinler, modern ve geleneksel şiir gibi konularda kısa ve net yanıtlar aldık Yazgıç’tan.  
 
 
Ebubekir Kurban, kaza geçirmiş bir entelektüel olarak ‘teksir için İstanbul izlenimleri’ni yazdı. Mustafa
 
Akar ile Muhammed Hüküm, birer şiirle dergiye katkıda bulundular.
 
Doç. Dr. Âlim Yıldız, “Edebiyatımızda Miraciye” başlıklı çalışmasıyla, Doç. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun  ise “Benim Adım Aşktır” isimli denemesiyle geleneğimize kapı aralıyor.
 
Feyza Korkmaz, Stefan Zweig’i tahlil ettiği “Kiminin Dünü Kiminin Bugünü” yazısıyla dergide.
 
Teksir Dergisi’nin 5. sayısında yer alan çalışmalar şöyle:
 
Çatlak,  Mustafa Kemal Sağlam, Deneme Ben Gidemedim,  Mahmut Altaş,   Deneme Seyirlik Limanları Vardı Gönlümün,     Hüseyin Gazi Yorulmaz,   Deneme Soğuk,  Cemal Tosun, Deneme, Hüznün Bestesi, Nursel Döyan, Deneme Rüya,      Münevver Çam,      Hikâye Sus,     Duygu Mersin,   Şiir       Ellerimiz Üşürken Çekilen Fotoğraf,    Hüseyin Çelik,Şiir     Merhaba,   Hidayet Çakır,          Şiir     Sokaktaki Kadına Mersiye,    Kimse,       Şiir