Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Haber Kültür Mahmut Bıyıklı: Cennete Gidelim Anne
 

Mahmut Bıyıklı: Cennete Gidelim Anne
Hayatın hakikatini kavramış, evlatlarımızın da, mallarımızın da, canlarımızın da bize emanet olduğunun yüksek şuurunda tam inanmış iki yürek, Ecrin’in muhterem anne ve babalarının asaleti karşısında eridim. Taziye için düşündüğüm cümleler aklımdan silindi. Dilimde tekbir kelime kaldı; Tekbir “Allahuekber”.
Ekleme Tarihi : 03-08-2017 - 10:25

İstanbul’da yaşamak insanı her an yeni bir hikâyenin içine çekiyor. Koşturmaktan kaleme alamadığımız o kadar ayrıntılara gizlenmiş incelikler var ki… Şairin dediği gibi her şey biz yaşarken oluyor ve geçiyor. 

Cumaları selâtin camilerinde, vakit namazlarını da Osmanlı’dan kalma küçük mahalle camilerinde kılmak bana ayrı bir huzur verir. Yıllar öncesiydi. İkindi dinginliğinde gittiğim kendine has mimarisi olan küçük bir caminin çiçeklerle donatılmış bahçesinde hüzünlü bir telaş vardı. Beyaz sakalından yeni alınmış abdest suları damlayan ihtiyar bir amcaya “Bir durum mu var?” diye sorduğumda kederli gözleriyle, “Durum yok, ‘çocuk cenazesi’ var evlat” dedi. Çocuğun cennete gideceğini, orada anne babasını bekleyeceğini -ne mutlu o anne babaya ki- onlara şefaatçi olacağını da söyleyerek namaz için içeri girdi. İhtiyar amcanın samimiyetine inanmakla birlikte başkasının ölümü hakkında menkıbe anlatmak kolay, kim bilir o çocuğun annesi babası ve dahi dedesi şu an ne acılar içinde, diye içimden mırıldanmaktan kendimi alamadım. 

 

Saadet Asrından Bir Teselli

Namaz sonrası çiçekli bahçenin içindeki acılı kalabalığa karışarak çocuk cenazesine katılmak için en ön safta yerimi aldım. Arkadan hanımlar tarafından uğultu halinde gelen ağıtların ve yaşlı amcaların hanımları uyaran bakışlarının ortasından geçtim. Bıyıkları yeni terlemiş muhtemelen görevinin ilk yılını ifa eden bir imam, naif bir şekilde cemaati saf düzeni alması hususunda uyararak cenaze namazını hatırlattı. Namaz sonrası musallaya biraz daha yaklaşıp birkaç kez öksürerek boğazını hazırladıktan sonra “Saadet asrı bize sabır gerektiren acılı zamanlar içinde en güzel örnektir” diyerek sakin bir ses tonuyla şu mutluluk çağından şu hatırayı anlattı:

Kıymetli kardeşlerim,

Ebû Talhâ’nın (ra) bir erkek çocuğu dünyaya gelmişti. Çok sevimliydi. Bir yaşında hastalandı ve çok geçmeden öldü. Ölürken Ebû Talhâ evde yoktu. Akşam eve geldiğinde, ‘Çocuk nasıl?’ diye sordu. Eşi Ümmü Süleym, ‘Çocuk çok iyidir. Sen de bugün geciktin. Herhâlde acıkmışsındır. Sana yemek koyayım. Yemekten sonra çocuğu görürsün.’ dedi.

Ümmü Süleym yemek getirdikten sonra, “Ey Ebû Talha! Eğer bir kimsenin yanında başkasına ait bir emanet bulunursa ve emanet sahibi emanetini geri almak isterse, o kimsenin bundan alınıp gücenmeye, kızmaya ve üzülmeye hakkı var mıdır?” dedi.

Ebû Talha ‘Hayır!’ dedi. Eşi, ‘Senin oğlun bizde bulunan Allah’ın bir emaneti idi. Allah emanetini geri aldı.’ dedi. Ebû Talha  ‘Çocuk şimdi nerede?’ dedi. Eşi, ‘Arkadaki odadadır’ dedi. Ebû Talha  kalkıp odaya geçti ve çocuğun üzerinden örtüyü kaldırarak, ‘İnnâlillâh ve innâileyhirâciûn.’ dedi.

Ebû Talha Peygamber Efendimiz’e geldi ve durumu anlattı. Peygamber Efendimiz:

‘Beni hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, Ümmü Süleym çocuğun ölümüne sabrettiği için Allah onu bir çocukla müjdelemiştir.’ buyurdu. Bir kayıp bazen gelecek diğer hediyenin müjdecisidir.” diyerek huşu içinde dinleyen kalabalığı etkileyen bir konuşma yaptı. 

 

Teslimiyetin Asaleti

Ben yine içimden gelen tenkitleri susturamayarak “İmamlar için vaaz vermek kolay, şimdi bu yavrunun babasının acısı nasıl dindirilir ki…” diye söylenmeye başladım. Helallikler dilendikten sonra taziyeleri kime yapacağımı sorduğum genç bir arkadaş, “Bu cenaze namazı kıldıran hocamızın yavrusuydu. Şu amcamız da hocamızın babası. İkisine taziyede bulunabilirsiniz.” deyince mahcubiyetimden yerin dibine girecek gibi oldum. Cami girişinde “o anne babaya ne mutlu” diyen ihtiyarın çocuğun dedesi ve asr-ı sadetten sükûnet içerisinde sabır örneği aktaran imamın da çocuğun asalet kuşanmış babası olduğunu öğrenmek beni sarstı. Ölümü bu kadar güzel karşılayan emanetin farkında insanlara taziyede değil tebrikte bulunulur diyerek ikisine de sarıldım.

 

Ecrin'e Veda

Yukarıda yaşadığım duyguların aynısını can yavrusu Ecrin’i kaybeden gazeteci dostumuz Ersin Çelik’e gittiğimde de yaşadım. Hayatın hakikatini kavramış, evlatlarımızın da, mallarımızın da, canlarımızın da bize emanet olduğunun yüksek şuurunda tam inanmış iki yürek, Ecrin’in muhterem anne ve babalarının asaleti karşısında eridim. Taziye için düşündüğüm cümleler aklımdan silindi. Dilimde tekbir kelime kaldı; Tekbir “Allahuekber”.

 

Ersin

İsimlerin insanlar üzerinde tesiri yüksek. Ersin kardeşimiz de, Erenlere has bir dervişlik bilgelik sabır ve tevekkülle genç yaşına rağmen günümüz insanına kaybettiğimiz birçok değeri hatırlattı. Her şeyden önce farklı mesleklerden farklı meşreplerden yüzlerce seçkin ismin duyar duymaz cenazeye, taziyeye koşması genç gazetecinin gönüllerde dostane yurtlar kurduğunun göstergesiydi. Gazetecilik kurslarında bir gün lazım olur diye önemli kişilerin telefonlarını biriktirin, rehberiniz zengin olsun, denilir. Ersin Çelik bu teknik tavsiyeyi aşarak kartvizit değil kalp biriktirmiş. Sadece rehberini değil dostlarını büyütmüş, dostlarıyla büyümüş, dostlarıyla zenginleşmiş. 

 

Halis Bir Dostluk

Bünyamin Yılmaz’ın cenazeyi haber vermesinden sonra bütün süreci kendimce takip ettim. Bu süreçte yine beni etkileyen hususlardan birisi, TVNet Yayın Müdürü İsmail Halis Bey’in göstermiş olduğu destansı vefa örneğiydi. Kaza haberinin alınmasından sonraki günlere kadar Ersin’in kalbine yakın duran bükük omzunun yanında, hep onun omzu vardı. Arkadaşının acılarına kardeş olmanın nasıl olması gerektiğini herkese gösterdi. İş arkadaşı hassasiyetiyle değil aynı davanın yoldaşı olmanın şuuruyla hareket etti. Kendisine uzun yıllardan beri olan sevgim saygım daha da arttı.

 

Cennete Gidelim Anne

Ersin Çelik’in dünya güzeli ikizleri ablalarının cennet yolculuğunu içselleştirmişler. Taziyeye gittiğimizde sürekli annelerin kulağına “Cennete gidelim anne” deyip durdular. Anneleri mahzun şekilde onları oyalarken gönlüme Sezai Karakoç’un dizeleri düştü:

Çocuk öldü mü güneş 

Simsiyah görünür gözüne

Elinde bir ip nereye

Bilmez bağlayacağını anne

Asil insanları asil anneler yetiştiriyor. Ersin kardeşimizin eli öpülesi mübarek annesinin teslimiyeti beni çok etkiledi. Kendisini ziyaret edenlere, kazanın dünürlerinin memleketinde olmasının onların kabahatinden değil kaderin tecellisinden olduğunu söyleyerek arifane bir duruş sergilemiş. Dünyalık bazı insanların yaptığı gibi dünürlerini suçlamamış, savunmuş ve kadere iman etmiş. 

Şimdi dilin Fatiha’ya durma vakti. Cennetin mübarek olsun Ecrin kardeşim. Sahabe çocuklarına komşu olasın İnşallah.


Etiketler Mahmut - Bıyıklı: - Cennete - Gidelim - Anne -
FaceBook ta paylaş
03-08-2017 - 10:25
Haber Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
D. Mehmet Doğan: Atatürkçülük bitti, heykelcilik kaldı!
A.Ali Ural’la Yazarlık Atölyesi TYB İstanbul’da Başlıyor
Mahmut Bıyıklı: Erenlere Selam Olsun!
D. Mehmet Doğan: Samsun o Samsun değil, siyaset o siyaset değil!
TYB İstanbul’dan Bekiroğlu’na Taziye Ziyareti
Mahmut Bıyıklı: Devlet Bu Kitaba Sahip Çıkmalı!
D. Mehmet Doğan: Eski devlet-yeni devlet!
TYB İstanbul’dan İLEM Ziyareti
Beykoz’da 15 Temmuz Ruhu
Mahmut Bıyıklı: Cennete Gidelim Anne
D. Mehmet Doğan: Bayrak okuma kılavuzu!
Metin Gündoğdu: FETÖ'cüler Türk Dünyasını da İstismar Etti
Mahmut Bıyıklı: Kudüs Hep Kudüs
D. Mehmet Doğan: Osmanlısız Ortadoğu: Emperyalistler, Siyonistler ve Arap kralları!
Mahmut Bıyıklı: Allah’a Emanet Ol Mescid-i Aksa
Mahmut Bıyıklı: Âkif'i Sevmek
TYB İstanbul’dan Kudüs Eylemine Destek
D. Mehmet Doğan: Cihad mı bilime karşı, bilim mi cihada?
“Şahit Yazılmak”
Hüseyin Emin Öztürk’e Taziye Ziyareti
Rahmi Oruç Güvenç Vefat Etti
Yusuf Kaplan’a Geçmiş Olsun Ziyareti
Osman Akkuşak’a Bayram Ziyareti
Mahmut Bıyıklı Yazdı: Camiden Kovulan Çocuklar
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Kültür ve Sanat Dostu Şehirler Toplantısı Yapıldı
TYB'nin Uzun Yürüyüşü
Selçuk Eraydın Zamanı Aşan Bir Zattı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
AY VAKTİ'NDE ŞEHRİN FEVERANI VAR!
 
KİTAP
 
OSMAN AYTEKİN’İN YENİ ÖYKÜ KİTABI ‘BULUŞMA’ ÇIKTI!
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz