Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Özel Haber Yozgat’ta Necip Fazıl Bereketi
 

Yozgat’ta Necip Fazıl Bereketi
Yozgat’ta Necip Fazıl Bereketi
Ekleme Tarihi : 09-03-2017 - 16:38

Arada sırada İstanbul’un karmaşasından kaçıp Anadolu şehirlerine sığınmak ruhumuza iyi geliyor. Hem kendimizi dinleme hem de dinlenme imkânı buluyoruz. Kemal Sayar her ne kadar ‘Yavaşla!’ dese de koşturmalardan fırsat bulamıyoruz. Bu sebeple zaman zaman  diğer şehirlerimizdeki kültürel davetler bize iyi geliyor. Anadolu’ya açılmak bize nefes alanı açıyor.

Geçtiğimiz hafta Yozgat’taydık.  Necip Fazıl Sempozyumu nedeniyle yüze yakın bilim insanı, yazar ve sanatçı ile bu güzide şehre çıkarma yaptık. Etkinlikler vesilesiyle buluştuğumuz dostlarla hasret giderirken bir yandan da Yozgat’ın güzel insanlarıyla tanışarak yenilendik, yüreklendik, tazelendik.

Anadolu, bütün dönüştürme çabalarına rağmen safiyetini koruyor. Camii cemaatinden elinizi uzattığınız yaşlı bir amcanın duaları, alın teri eksik olmayan bir fırın ustasının hayata ve hakikate dair irfan yüklü sözleri sizi başka dünyalara götürüyor. Yozgat’ta kaldığımız günler boyunca sayısız güzel insanla tanışıp bu topraklarda her dem yenilenen bir güzellik damarı olduğuna tekrar şahitlik ettik.

Bir şehrin en büyük şansı, liyakat sahibi yöneticilere sahip olmasıdır. Yozgat bu açıdan çok şanslı bir ilimiz. Zira daha şehrin sınırlarına yaklaşır yaklaşmaz herkesin adını andığında yüzünde bir mutluluk halesi oluşan ‘’Vali Bey’’ sevgisi ile karşılaştık. Halkın her kesiminden memnuniyet ifadeleri duyduk. Özellikle gençlerin vali beyden bahsederken sanki kendi öz ağabeylerinden bahsediyormuş gibi gözlerinin ışık saçması görülmeye değerdi.

Bu değerli tanıklıklardan sonra hayatımda ilk kez bir valiyi yakından tanıma isteği duydum. Hizmetleri ve yaydığı pozitif enerjiyle Yozgatlıların gönlünde taht kuran Vali Kemal Yurtnaç ile konakladığımız otelde gecenin ilerleyen saatlerine kadar sohbet ettik. Sohbet esnasında gönlümden defalarca Allah razı olsun dedim. Eğer sürekli dillendirdiğimiz Yeni Türkiye idealine ulaşacaksak bunun teoriden pratiğe dönmesi, Kemal Yurtnaç gibi valiler sayesinde mümkün olacaktır. Devletin kudretli yanını hissettirmesinin yanında, devletin şefkatini de yansıtacak; kültüre, sanata dost enetelektüel birikimi yüksek valiler, yarının Türkiyesi için büyük kazançtır.

Vali Bey; Belediye Başkanı Kazım Arslan, Üniversite Rektörü Salih Karacabey ve diğer mülki amirlerle güzel bir birliktelik ruhu oluşturarak şehre hizmet noktasında gece gündüz demeden gayret gösteriyor. 

Altyapı çalışmalarının yanında, şehirde yaşayanların kültürel alt yapılarına da katkı sunmak amacıyla düzenlenen Necip Fazıl Sempozyumu büyük bir ufkun tezahürü. Organizasyonlar zor işlerdir. Mutlaka bir eksiklik gelir sizi bulur. Önceden yapılan planlamalar bazı aksiliklerle istenildiği gibi gitmeyebilir. Fakat Yozgat’taki Necip Fazıl Sempozyumu, bütün katılımcılardan tam not almayı başardı. Bu dev organizasyonun arka planında olağanüstü gayret gösteren Bozok Üniversitesi Rektör Yardımcısı Kadir Özköse, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Fidan, TYB İstanbul Yönetiminden Muzaffer Doğan ve Vali Danışmanı Yazar Mustafa Çiftçi’yi anmazsak haksızlık olur.

Çok verimli oturumlar vesilesiyle özgün bilgilerin paylaşıldığı sempozyumda, ben de Necip Fazıl’ın tasavvufi yönüne dair bir bildiri sundum. Genelde üstad ile ilgili yapılan çalışmalarda, düzenlenen faaliyetlerde büyük şairin bu yönü ihmal edilir. Oysa Üstad’ın hem yazdıklarında hem de yaşantısında tasavvufun büyük tesiri vardır.  Şeyhi Abdulhakim Arvasi ile tanıştıktan sonra ‘Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum’ demiştir. Üstad şairlik bakımından şeyhini tanımadan önce de kendi sesini yakalamış ve şiirde teknik olarak yine yükseklerdeki yerini almıştır. Fakat Abdulhakim Arvâsî’yi tanımadan önceki şiirlerine baktığımızda karamsarlık, bohem ve bunalım hallerinin yansımalarını görürüz. Tanışıklık sonrası şiirinde ise açılma ve dinginlik hali hakim olur. Bu değişimi “Sanat” adlı şu şiirinde dile getirmiştir: “Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış; Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış…”

Necip Fazıl, uzun yıllar süren arayışın ardından gerçekleşen bu büyük buluşma neticesinde Allah, kâinat ve insana dair hakîkati idrak etmeye başlar. Ruh dünyasında yaşadığı ıstırabı ise ağrıyan dişe benzeterek şunları dile getirir: “Dinmek bilmez ağrı çeken diş, ne kibrit çöpünden imdat, ne berber kerpeteni, ne karanfil yağı, ne de eczacı güllacından… İşte böyle; bir zamanlar beynim ‘mutlak hakîkat’ acılarına yataklık etti. Ağrıyan akıl dişimdi.”

Abdülhakim Arvâsî ile tanıştığı 1934 yılı, tam bir dönüm noktasıdır. “Bana yakan gözlerle bir kerecik baktınız; Ruhuma, büyük temel çivisini çaktınız!” diyerek yaşadığı manevi tesiri kelimelerle resmetmiştir.

Yanlış bilinenin aksine tasavvuf, sosyal hayattan çekilmeyi değil sosyal hayatta diri ve dik durabilmeyi öğütler. Necip Fazıl da bu öğüdü doğru okuyanlardandır. Mistiklikle miskinliği karıştırmaz. Meydanın tam ortasında, ruhi motivasyonunu kuşanarak çetin kavgalara girer. Kavgası kutsal bir kavga, öfkesi kutsal bir öfkedir. Allah adamlarına olan sevgisinde de Allah düşmanlarına olan nefretinde de hep samimi, hep en öndedir. Öfkesinden sadece din düşmanları değil, müslümanları ehli sünnet çizgisinden saptırmaya çalışanlar da nasibini alır.

Necip Fazıl herhangi bir şekilde tarikat ritüelleri içine dahil edilmemiştir. Üstadının ondan istediği iki önemli husus dışında somut bir arzusu da yoktur. Bu arzuların birincisi namaz bir diğeri ise evliliktir. Namaz mevzuundaki hassasiyeti ise 1960’lardan sonra kuvvetli hale gelecektir. Bununla birlikte Necip Fazıl, sürekli onun sohbetlerine iştirak etmiş ve ondan feyz almıtır. Vefatından sonra da devam eden bu soyut birliktelik neticesinde yüz cilde yakın bir külliyatın ortaya çıkmasında Arvasî’nin manevî katkıları inkâr edilemez boyuttadır. 

Bu aklı, zekası zirvelerde olan müridine ‘Keşke bu kadar zeki olmasaydın’ diyen  Arvasî, kendi yanında Necip Fazıl’ı eleştirenlere ‘Ben Necib’ime laf söyletmem’ diyerek onu korur. Necip Fazıl da  onu yeryüzündeki güneşi olarak görür.

Necip Fazıl, mürşidinden  manevi desteğin yanında maddi plandada her zaman destek görmüştür. Üstadı, Necip Fazıl’ın  yazı serüveniyle de yakından ilgilenmiştir. 1937-1938 yıllarında oynanan “Bir Adam Yaratmak” piyesine sevenlerini teşvik etmiş salonları doldurtmuştur. Yine  Necip Fazıl, “Çile” adlı şiirini kendisine okumuş, tavsiyeleri doğrultusunda bazı düzeltmeler yapmıştır.

Hülasa Necip Fazıl’ı derinlikli bir şekilde anlamak için mutlaka onun tasavvufi yönünü incelemek, şeyhi ile arasındaki Şems-Mevlana ilişkisine benzeyen sarsıcı ve yakıcı bağlılığını bilmek gerekmektedir. Aziz ruhları şad olsun.

 

Yeni Birlik | 9 Mart 2017


Etiketler Yozgat’ta - Necip - Fazıl - Bereketi -
FaceBook ta paylaş
09-03-2017 - 16:38
Özel Haber
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
Kültür ve Sanat Dostu Şehirler Toplantısı Yapıldı
TYB'nin Uzun Yürüyüşü
Selçuk Eraydın Zamanı Aşan Bir Zattı
Yozgat’ta Necip Fazıl Bereketi
Mahmut Bıyıklı, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nde Konuştu
Erkan Tan: İstiklalimiz ve istikbalimiz için ''Evet'' diyoruz.
İstanbul'da Kültürün Buluşma Noktası Kızlarağası Medresesi
SEYYİD KUTUP: AMERİKAN YÜZYILININ TANIĞI
İNSAN HAYATINI KOLAYLAŞTIRAN ŞEHİRLERE ÇAĞRI
TÜRKİYE OKUYOR!
İSLÂMIN KÜRESELLİĞİNİ HAYKIRDI!
YERLİ TWİTTER AHSAR HAYIRLI OLSUN
TYB'DE AŞK İSTERSE KONUŞULUYOR
BESTAMİ YAZGAN YILIN YAZARI SEÇİLDİ
ŞİİR HAZA ŞİFADIR!
TYB’DE İRFAN ŞİİRLERİ OKUNUYOR
DURSUN ŞU HAYASIZ HABER FETİŞİZMİ!
BÖYLE SANAL OKULA CAN KURBAN!
SEBİLÜRREŞAD AKİF VE FERGAN konuşuluyor
EDEBİYAT MEVSİMİ’NDE MUHTEŞEM AÇILIŞ
İSTANBUL EDEBİYAT MEVSİMİNE HAZIR
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
AY VAKTİ'NDE ŞEHRİN FEVERANI VAR!
 
KİTAP
 
OSMAN AYTEKİN’İN YENİ ÖYKÜ KİTABI ‘BULUŞMA’ ÇIKTI!
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz