Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Özel Röportaj ŞEDDELİ ZENCİ ÖLÜM VAR HACİ İLE YÜZ YÜZE
 

ŞEDDELİ ZENCİ ÖLÜM VAR HACİ İLE YÜZ YÜZE
Ekleme Tarihi : 07-07-2014 - 02:17

 

MUHAMMED EMİN YILMAZ

@sahtekârhoca:Bismillah. En başta herkesin merak ettiği “Ölüm Var Hacı” ismi. Çok enteresan bir noktaya geldi bu isim. Sağa sola bakıyoruz duvarlarda, düğün arabalarında, okul sıralarında ölüm var hacı yazıyor. Hatta en ilginç olanı sosyalizm, liberalizm gibi bir “izm” haline dönüşmüş. Twitter’da ölümvarhacizm diye hesaplar açılmış. Nedir bu ismin hikâyesi?

@olumvarhaci:Ölüm Var Hacı. İlk çıkış noktası ben Viyana’da öğrenci iken daha çok yabancıların Hristiyanların, Yahudilerin, çok milletli ulusların yaşadığı bir ortamda idik. Bu yüzden insanlara hem ölümü hatırlatıp, aynı zamanda da nasıl güldürebiliriz diye kafa yoruyorduk. Ve hem “ölüm var” diyelim hem de “hacı” kısmını ilave ederek ciddi ve mizahi bir slogan olarak “ölüm var hacı” ismi ortaya çıktı. Biz bunu ilk olarak Almanca yazılı tişört şeklinde bastırdık. Viyana’da bu tişörtü giydiğimiz zaman, yabancılar sürekli bizden uzaklaşıyordu, yanımıza gelmiyorlardı. Metrolarda, tramvaylarda, otobüslerde, parklarda hep bu tişörtleri giyiyorduk. Her yerde insanlar bunu görüyordu haliyle ilgide arttı. Sonra tişörtleri basıp satmaya başladık. Hem o zamanda öğrenci olarak bulunduğumuz için bir kısım ihtiyaçlarımızı karşılıyorduk. Hem de gurbette yaşayan insanlar olarak İslam’a hizmete yönelik neler yapılabilir bunun altını doldurabilecek zeminleri araştırmamıza yardımcı oluyordu. Hani insanlar sonuçta gurbette yaşıyor, Türkiye’den birisi geldiği zaman dikkatlerini çekiyor. Bu seferde insanlar yakınlaşmaya başlıyordu. Kısacası insanlar arasında da bir bağlantı kurmamızı sağlıyordu. Bu anlamda çok güzel bir çalışma oldu. Sosyal platformlar açılınca bu ismi oraya da taşıyalım dedik.

@sahtekarhoca:Gerçekten ilginç bir hikâyesi varmış. Şimdi ismin merak konusu olduğu kadar profil resminde merak konusu. Ben geçenlerde Google’a yaşlı adam yazarak arama yapmıştım. En üst sıralarda bu resim çıktı. Yani, kimdir bu yaşlı adam? Bu senden kaynaklı bir şey mi yoksa sen de resmi internetten mi buldun?

@olumvarhaci:Profil resmi için ben en başta Marlon Brando’nun saz çalarkenki resmini kullanmıştım. O da sırf Marlon Brando biraz daha ölüm profilli bir adam, hani ölüm profilini destekliyor diye. Resmin mizah kısmı da saz çalması. Ama biraz daha bizden gözükmesi için Üsküdar’da simit satan yaşlı bir amca var. Bir ara onun resmini çekmiştim. O amcanın aynı resimdeki gibi ağzında sigara vardı. Tabi o resim birebir o amcaya ait değil biraz üzerinde değişiklik yaptım. O amcayı gördüğümde bana ölümü hatırlatıyordu bendeki hikâyesi de bu. Sigarada özellikle ölümü hatırlatıyor, gönderme olsun diye. Yoksa teşvik amaçlı falan değil. (Gülüyor)

@sahtekarhoca:Tabi ki teşvik amaçlı değil. Ölüm ile bağlantısı ciddi şekilde aşikâr zaten. Ben yaklaşık olarak 2 yıldır Twitter’da varım. Senin kadar etkili kullanamıyorum. Ama ilk Twitter yıllarımda takip ettiklerimin başında sen geliyordun. O zamanlar 2.000 küsur takipçin vardı. Nasıl oldu da 70.000’li rakamlara ulaştın. Kısa sürede çok hızlı bir yükseliş yakalamışsın, birazda bunu anlatır mısın?

 

@olumvarhaci:Yaklaşık 4 sene önce başladım. Geçen seneden itibaren ciddi bir yükseliş oldu. Bunun sebebi de; akıllarda en çok kazınan gezi zamanı. Bu Kemalist cenaha daha çok mesaj içerikli paylaşımlar yapıyorduk. Bu da bizim Müslüman olarak bir dönem ezilmişlik, hor görülmüşlük duygularımızı üzerimizden atmak içindi. Kemalizm’in kullandığı bazı argümanlar var. Mesela onlarla ilgili “İsmet” diye bir figür vardı. Geçen sene bizim başlattığımız bir caps akımı ile tamamen sol cenahta savunulamaz hale geldi. İsmeti görünce herkes gülüyor artık. Bu durum sadece  Twitter üzerinden ortaya çıkarıldı. Ardından gezi zamanı vardı biliyorsunuz. Müslüman gençler için çok riskli geçti. Çünkü ben de dâhil olmak üzere ilk günden itibaren “gezi parkına gideyim mi gitmeyeyim mi?” diye kendime sordum. Bunun sebebini de açıklayayım. Twitter’da genel bir istatistik var. Bir yalanın doğruya göre yayılma oranı %70’dir. Mesela insanlar üzerinden tank geçti, kurşun geçti, polis öldürdü gibi yalanlar orada ciddi sıkıntı oluşturuyordu.  Bu yalan propaganda üzerinden insanları inandırıyorlardı. Biz de bunlara inanarak gittik. Sırf masum olarak gördüğümüz için gittik. Elbette içlerinde masum duygularla gidenler vardı. Onları ayrı tutuyorum ama tamamen sıkıntılı bir temel üzerine bina edilmiş, önceden planlanmış eylem olarak ortaya çıktı. Bunun oluşmasında gördük ki sosyal medyanın etkisi büyük. Biz de bunu fark edince hepimiz gönüllü olarak ne yapabiliriz diye bir şeyler üretmeye başladık. Bunları mizahi yönden talep edince de ilgi iyice arttı. Çünkü genç ağırlıklı bir platformdayız.  Çıkış noktamız bu şekilde oldu.

@sahtekarhoca:Gezi Parkı dönemi gerçekten sıkıntılı bir dönemdi. Peki, sizin yaptığınız bir eylem var mıydı o günlerde?

@olumvarhaci:En çok dikkatleri çeken taksim meydanındaki “gusül vaazı” protestomuz oldu. Bu eylemin amacını da şöyle açıklayayım:

Orda herkes birbirini vuruyor, öldürüyor, kan gövdeyi götürüyor dedikleri yerde Üsküdar’da çay içen 5 tane Müslüman genç olarak çıktık Taksim’e ve gusül vaazı verdik. Bunu başta tabi anlamadılar, neye uğradıklarını şaşırdılar. Kendilerinden zannettiler bizi ilk başta. Daha sonra olayı çözünce sinirlendiler. 2 bin kişi üzerimize yürüdü; biz de kaçtık. Ama vereceğimiz mesajı biz verdik. Çıkılamaz denen Taksim’e, duran adamların karşısına çıkıp dalga geçtik. Tabi bunu haklı haksız eleştirdiler. Biz asla o yönüyle bakmıyorduk.  Sadece bir Müslüman gencin tepkisiydi o kadar. Bu eylemimizden sonra gazeteciler, milletvekilleri, sivil tolum kuruluşları Twitter üzerinden bizi takip etmeye başladılar. Bizim tam zirve dediğimiz çıkışımız bu eylemimiz oldu.

Tabi geldiğimiz bu süreçte pöpüleriteden dolayı bizim de tavizlerimiz, yanlışlarımız oldu. Elimizden geldiği kadar dikkat etmeye, düzeltmeye çalışıyoruz. Buradan ricam paylaşımlarımızda yanlış bir unsur gördükleri zaman bizi uyarmalarını istiyoruz. Çünkü insanlar bunu bizim zatımıza atfediyorlar, bizi birer temsilci olarak görüyorlar. Durum böyle olunca da bizde gördükleri yanlışları düzeltmelerini istiyoruz.

@sahtekarhoca:Allah razı olsun bu söylediğin gerçekten çok önemli. Çünkü insanoğlunun fıtratında kendi hatasını görmek yok denecek kadar azdır. Bir de bazı fenomenler popüleritenin vermiş olduğu nefsani duygularla uyarıları bile saldırı olarak görüyorlar. Senin bunu aşmış olman takdir edilecek bir davranış. Gelelim ölüm var hacı selamına. Artık insanlar yeni doğmuş bebeğine, 80 yaşında ki ninesine kadar ölüm var hacı selamı yaptırıp sana gönderiyorlar. Hitler’in Nazi selamı gibi oldu resmen, meşhurluk anlamında söylüyorum. Bu selam nedir, nerden aklına geldi?

   

@olumvarhaci:Belli bir kitleye ulaştıktan sonra şahsi olarak resmimizin, isimlerimizin bir yere çıkması nefsi anlamda bize kibir kazandırır diye kullanmamaya karar verdik. Bu baştan beri takip ettiğimiz bir çizgiydi arkadaşlarımızla. Çözüm olarak ne yapalım diye düşünürken elimle yüzümü kapatmak geldi aklıma. Diğer elimle yaptığım işarette içinde bulunduğum Milli Görüş’ün meşhur sembolü. Erbakan hocamın sevgisinden kaynaklı. Erbakan hocamı rahmetle anıyorum. Ben de o camiadan yetiştim. Allah razı olsun.

 

@sahtekarhoca:Allah rahmet eylesin. Hepimiz onun yetiştirdiklerindeniz. Gezi Parkı olayları dedik az önce. Benim tespit ettiğim kadarı ile Gezi Parkı sürecinden sonra özellikle Twitter’a ciddi bir Müslüman akımı oldu. Yani sonradan farkettik Twitter’ı. Şu an baktığımızda ciddi rakamlara ulaşmış görünüyoruz. Müslüman’ın olduğu yerde imtihanda kaçınılmazdır elbette. Senin Müslümanların sosyal medya ile imtihanı başlığı altında söyleyeceklerin nelerdir?

@olumvarhaci:  Şu şekilde bahsedelim. Twitter’a duyulan bu teveccüh merak duygusundan harekete geçmiş bir şeydir.  Sürekli şu ne yapıyor, bu nereye gidiyor, o nasıl cümle kuruyor. Ünlülere olan meraktan dolayı bu kadar karşılık buldu bizde. Şuanda Türkiye’de yaklaşık olarak 7,5 milyon reel Twitter kullanıcısı var. Bunların %65’i 13-25 yaş arası gençler. Şöyle düşünün gerçekten bir hayat yaşıyorsunuz. Sanalda olsa 7,5 milyonluk bir kitle var Twitter’da. Bu ortamda kendinizi bir şeye adamışsınız, belli bir mücadele vermeye çalışıyorsunuz. Mutlaka bunun içinde karşı cenahtan fikirlerimizin uyuşmadığı birçok kişi sürekli atışıyor.  Asıl kaybımız da şu biz her gün bu sanal ortamda müstehcen görüntülerle, iftiralarla, yalanlarla karşı karşıyayız. Bir göz aşinalığı diye bir şey var. Bu müstehcen görüntüler, yalanlar, iftiralar ilk başlarda normal gelmiyor ama belli bir süre sonra artık bu yalan ve iftira girdabına dahil olmuş oluyorsunuz. Bence Müslümanların en büyük kaybı budur. Şu anda bir yalan veya iftira gördüğümüzde sorup sorgulamadan anında inanabiliyor ve bunu paylaşabiliyoruz arkadaşlarımızla. Ve maalesef bu çok rahat geliyor bize. Yalan olduğu ortaya çıksa bile paylaşmamıza engel olmuyor. Mesela gerçek hayatta bir arkadaşımız hakkında yalan bir haber duyarız ve Müslümanın ahlakı gereği onu yaymayız. Fakat sosyal medyada telefon veya bilgisayar üzerinden olduğu için daha basite indirgiyoruz. Bu bereket kavramını da etkiliyor. Sırf Twitter’da gördüğümüz muhatap olduğumuz şeylerden artık kalbimizde kara noktalar oluşmasıyla birlikte Coca-Cola’yı bile rahat bir şekilde içebiliyoruz. Bir sembol olması hasebiyle örneklendiriyorum. Müslüman camianın en büyük sorunu bu bence; bunun önüne geçilebilir mi bilmiyorum? Ama madem böyle bir ortam var, madem herkes bu ortamın içerisinde, bizim de her yerde olduğu gibi burada da mücadele etmemiz gerekiyor. Twitter’ı, Facebook’u sanallığın ötesinde birebir şahsi kişilik olarak görmemiz gerekiyor. Yeri gelmişken bir hususa değinmek istiyorum. Gece 12’de telefon elimizde ve evimizdeyiz. Karşı cinsten birisi bana bir şey yazdığı zaman, normalde gerçek hayatta onunla hiçbir şekilde muhabbete girmeyiz, samimiyet kurmayız ama telefonda yazışma bunun başlamasına sebep oluyor. Gece olması hasebiyle de bunun etkisi çok büyük oluyor. Bir süre sonra bunun önüne hiçbir şekilde geçilemiyor. Özellikle bizim altını dikkatle çizmemiz gereken konunun bu olduğunu düşünüyorum.

@sahtekarhoca:Kesinlikle haklısın, bunu altını bende özellikle çiziyorum. Yaklaşık son 1 aydır “#haramıterket”diye bir kampanya dolaşıyor Twitter üzerinde. Senin de paylaşımlarında bunlara rastladım. Nedir bu kampanya, neyi amaçlıyorsunuz? Biraz detaylandırabilir misin?

@olumvarhaci:Malûm yaz geldi, yazın gelmesiyle birlikte bu reklamlar dikkatimizi çekmeye başladı. Oturup konuşurken böyle bir kampanyanın oluşması gerektiğini düşündük. Bunun yanında da nasıl mücadele edebiliriz diye istişare ederken, bu müstehcen reklamların önüne geçmek için tepki vermeye karar verdik. Ne kadar etkili olur olmaz önemli değil; biz seferle mükellefiz sonuçlandıracak olan, muzaffer kılacak olan Allah’tır. Biz sadece işin bir ucundan tutmak amaçlı başlattık. Hani bunu hayır vesilesi olarak düşünmek gerekiyor. Sonuçta bunu Müslüman gençler yapıyor. Şöyle bir gerçek var, çocuklarımız, gençlerimiz, Müslüman olarak atfettiğimiz herkesin ahlakını göz aşinalığı ile bozdular. Sokaklarda, billboardlarda müstehcen reklamları göstererek bilinçaltımızı işgal ettiler. Bu psikolojik ve sosyolojik olarak ele alındığında ispatlanmış bilimsel bir gerçektir. 5 yaşında bir çocuğun tertemiz kafasının içine, onun bile haberi olmadan göz aşinalığı ile ahlaksızlık yerleştiriliyorsa; bir Müslüman olarak bu durum beni derinden yaralar. Devlet diye bir şeyden bahsediyoruz. Aslında devleti çoğunlukta olan insanların hissiyatını yaşatmak için kurulmuş bir kurum olarak tanımlayabiliriz. Müslümanların çoğunlukta olduğu yerler (ilçeler, iller vs) aslında mini devletlerdir. Mesela bu tür müstehcen reklamları Kadıköy’de görmek normal olarak kabul edilebilir ama örneğin ben Üsküdar’da yaşıyorum. Müslüman kesimin ağırlıklı olduğu bir yer. Bu tür reklamlara, böyle şeylere aşina değiliz. Bu tür reklamları istememek de en doğal hakkımız.  Hukuki yollarla gerekli imza kampanyaları düzenledik. Resmi makamlara dilekçeler gönderdik. Şimdi de billboardlara üzerinden uyarıcı yazıların olduğu kâğıtlar yapıştırıyoruz. Bir el atalım bu hayrı başlatalım diye girdik bu çalışmaya. Takipçilerimizden bu kampanyayı mümkün olduğu kadar kendi yaşadığı çevrelere yaymasını rica ediyoruz. Bu çalışmada insanlar bunu örneklendirerek farklı bir şeylerde yapabilir. Önemli olan sadece bunu genişletmek ve daha çok insanın duymasını sağlamak. En azından bir kere “#haramıterket”kampanyası adı altında paylaşabilirler. Çünkü çok basit bir şey gibi görünse bile bu amelen yapılan bir davranış olduğu için Müslümanca bir tepki her zaman diriliş ruhunu getirir. En azından bu konuda duyarlılığını dile getirirse bile yeterli olur. Artık siyasi takıntılarından kurtulmuş olan Müslümanları gönüllü olarak bu kampanyaya destek vermeye davet ediyoruz. Bunun sonucunda beklentimiz Rabbimiz inşallah bize güzel günler nasip edecek ve bizim direniş ruhumuzu diri tutacak. Belki bunun bir sonraki aşaması Filistin’de tanklara direnen taşlar olacak.

@sahtekarhoca:Allah’ın izni ile onlar da olacak. Siz bir haram gördüğünüzde el ile, dil ile veya kalp ile buğzetmek arasından el ile müdahale etmeyi seçmişsiniz. Şuur bunu gerektirir zaten. Allah yardımcınız olsun. Son olarak bir abi, dost ve kardeş olarak takipçilerinden istirham ettiğin, onlara söylemek istediğin bir şeyler var mı?

@olumvarhaci:Allah razı olsun. “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir.”  Ben kardeşleri olarak birkaç tavsiyede bulunabilirim.  Sosyal medya ile daha çok içli dışlı olduğumuz için daha çok neler bizi etkiliyor, etkilemiyor veya neler sıkıntı olabiliyor? Onları aktarabilirim. Bizim Twitter’da kırmızı çizgiler olarak belirttiğimiz bir haç husus var. Müslümanların yoğun olduğu bir platformda fitne kaçınılmaz oluyor. Sanal bile olsa bir bayan ve erkeğin bulunduğu ortamlarda ufak muhabbetle başlayan ve geliştikçe çok farklı sıkıntılara yol açan durumlarla karşılaşıyoruz. Bunlardan kaçınabilmek için mutlaka gerçek hayatta hangi hissiyat ve duyarlılıkla davranıyorsak sanal âlemde de aynı hissiyat ve duyarlılığı korumak zorundayız. Bu hassasiyete sahip olanlar var.  Şöyle örneklendirelim. Gerçek hayatta bir bayan ile karşı karşıya bulunduğumuz vakit kolaylıkla iletişim kurmuyoruz. Hem imanımız buna müsaade etmiyor hem de insan fıtratı olarak birden bunu yapamıyoruz. Ama sanal âlemde kimse birbirini görmediği için utanma duygusu da ortadan kalkıyor ve iş farklı boyutlara taşınmış oluyor. Sosyal medyayı kesinlikle sanal olmasından dolayı biraz daha hafif görmemeliyiz. En ufak bir sapma bizim dünya görüşümüzden ne kadar uzağa götürebilir dikkat etmeliyiz. Kalbe en ufak siyah bir nokta geldiği zaman tepkilerimizde bile ciddi kaymalar oluyor. Bunların hepsi birbiri ile bağlantılı olaylardır. Bu yüzden hassasiyetimizi muhafaza etmeye çalışalım. Bereket ortamını koruyalım. Bunlara dikkat ettiğimizde gerçekten hiçbir sıkıntı kalmadığını göreceksiniz. Müslüman gençler açısından en temel sıkıntıyı bu olarak görüyorum. Hani Nureddin Hoca’nın da dediği gibi sosyal medyada bulunalım ama Müslümanca bulunalım.

@sahtekarhoca:Allah razı olsun. Rabbim yardımcınız olsun. Başka bir röportajda görüşmek üzere selametle.

 

 

GENÇDOKU/MAYIS 2014


Etiketler ŞEDDELİ - ZENCİ - ÖLÜM - VAR - HACİ - İLE - YÜZ - YÜZE -
FaceBook ta paylaş
07-07-2014 - 02:17
Özel Röportaj
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
Ahmet Özhan TYB İstanbul'da Muzaffer Ozak'ı Anlattı
Prof. Dr. Cevat Akşit TYB İstanbul'da Konuştu
Yeni Türkiye’nin Mefkûresi TYB İstanbul’da
Mustafa Ruhi Şirin: Modernite, çocukluğu üretir ve dönüştürür
TYB İstanbul Başkanı Bıyıklı: "İslam Dünyası Zor Günlerden Geçiyor"
SOSYOLOJİK DÜŞÜNCE ATLASI UFKUMUZU BULDURACAK
ÖYKÜCÜLER RÜYALARI HAKİKATİ İFADE ETMENİN BİR YOLU OLARAK KULLANIYOR
ŞEDDELİ ZENCİ ÖLÜM VAR HACİ İLE YÜZ YÜZE
İFTAR ÇADIRINA GEREK YOK!
İSLAM’IN PROTESTANLAŞTIRILMASI FİKRİ HAKİM KILINIYOR!
KEMALİST BİR ÜLKÜCÜLÜK TÜRETİLİYOR
BEN YAZMANIN DUA ETMEYE BENZEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM
HAZ ÇAĞINDA ANCAK ORGANİK ÇOCUK YETİŞİR!
GÖNÜL KİMİ SEVER İSE SULTAN ODUR
ZİHİNSEL BİR HİCRETE İHTİYACIMIZ VAR
CENNETE GÖTÜREN MÜZİKLERİ SEVİYORUM
YUVALARDA YANAN CANLAR VAR
SULTAN ABDÜLAZİZ İYİ RESSAMDI
EDEBİYAT MEVSİMİNİ MAHMUT BIYIKLI İLE KONUŞTUK
TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNİ KİM BELİRLİYOR?
BATI HİKAYESİZ BİZ FİLİMSİZ
İŞTE BENİM ŞAİR VE YAZARIM : ESRA ERKEÇ
FOTOĞRAFI KONUŞTURMAK SANATTIR
DERDİNİ AŞKLA MAYALAMAK
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
AY VAKTİ'NDE ŞEHRİN FEVERANI VAR!
 
KİTAP
 
OSMAN AYTEKİN’İN YENİ ÖYKÜ KİTABI ‘BULUŞMA’ ÇIKTI!
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz