Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Özel Haber ŞİİR HAZA ŞİFADIR!
 

ŞİİR HAZA ŞİFADIR!
Eğitimci yazar Yusuf Dursun ağabeyimiz şiirin şifalandırıcı yönünü şiirler eşliğinde anlatmış..
Ekleme Tarihi : 21-12-2013 - 17:11

 

 

ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN ŞİİRLE KORUNMA

İnsanoğlunun mayasında bir yandan sevgi ve aşk, diğer yandan kin ve nefret vardır. Birbirine taban tabana zıt olan bu kavramlar, insan davranışlarının da temelini oluşturur. Sevgi ve aşkı baş tacı yapanlar aynı zamanda insanlığın da baş tacı olmaya adaydır. Aksine, kendilerine kinden ve nefretten bir dünya kuranlar, insanlığın baş belası olmaktan kurtulamazlar.

“Sevgi” öyle sihirli bir kavramdır ki onun olduğu yerde güzellik, mutluluk, huzur vardır. Paylaşıldıkça çoğalan sevgiden kimsenin usandığı görülmemiştir.

SEVGİDEN KİM USANIR

İnsanlığın ilk harcı,

Sevgiden kim usanır?

Tüterken burcu burcu,

Sevgiden kim usanır?

 

Sarınca dört bucağı,

Tutuşur aşk ocağı.

Sevdanın altın çağı

Sevgiden kim usanır?

 

Bir tutar kurdu, kuşu;

İncitmez dağı, taşı.

Odur her işin başı,

Sevgiden kim usanır?

 

Kaynağıdır şefkatin,

Himmetin, merhametin…

Baş tacıdır milletin,

Sevgiden kim usanır?

 

Duyguların en hası,

Güzelliğin âlâsı…

Peygamberin mirası

Sevgiden kim usanır?

 

Her dem yeniden biten,

Taş kalpleri eriten,

Kulu Hakk’a yürüten

Sevgiden kim usanır?

Günümüzde sıkça kullanılmasına rağmen bazı insanların “sevgi”yi ya yeterince tanımadıkları ya da ona gereken önemi vermedikleri görülür. Hazreti Mevlânâ, yüzyıllar öncesinden “Sevgiden bir deniz olsa da yüzsek, insan ancak o zaman insan olur.” demiştir. Bu cümleden hareketle biz de diyoruz ki:

SEVGİ DENİZİ

       

Sevgiden bu deniz, sevgiden bu dağ,

Yıldızlar, dolunay, güneş sevgiden.

Sevgiye kâinat olurken feda,

Anlamaz insanlar sevgiyi neden?

Sevgidir insanı tam insan eden.

 

Düşen, tohum değil sevgidir yere;

Fidanı sevgiyle gül eder toprak.

Yeniden yeşerir günde kaç kere,

Sevgiyle yoğrulan bir sarı yaprak;

Sevgi, yeryüzüne dikilen bayrak…

 

Sevgi dağın taşın içinde bile,

Kendine bir yuva kurmayı bilir.

Yeter ki sevmeyi gönülden dile,

Sevgi ta yürekten koşarak gelir,

Bir gül bahçesinde yoldaşın olur.

 

Öyle uzak durma, gönlüne eğil;

Bir tanısan bırakmazsın bir daha.

Bil ki can evinden başkası değil;

Sevgi, bir gönülde kalktı mı şaha,

Yıldırım hızıyla koşar Allah’a!

Günümüzde bazı insanların sevgiden nasibini yeterince alamadıkları görülüyor. Onların içlerinde büyüyen, sadece bencilliktir. Bencillik ise neredeyse bütün zararlı alışkanlıkların kaynağı gibidir.

 “Kul hakkı” denilen bir kavram vardır. Buna inanan bir insan, bencilliği elinin tersiyle iter.

Böyle bir insan;

Hiçbir şekilde yalan söylemez,

Kimsenin dedikodusunu yapmaz,

Kimseyle alay etmez,

Trafik kurallarına uyar,

Korsan ürünlere para vermez;

Devlet malını kendi malı gibi korur,

Kaçak elektrik kullanmaktan nefret eder,

Vergi kaçırmayı aklının ucundan bile geçirmez...

 

İlk bakışta “zararı” anlaşılmayan, kullanıldıkça da alışkanlık hâline gelen bu tip davranışlar hiç de masum değildir. Bunlar, insanı, dört bir yandan kuşatır. Artık o insan, sadece kendi nefsini düşünür. En zengin, en güzel, en yakışıklı, en başarılı, en meşhur olmanın yollarını arar. Bu yolda hiçbir engel tanımaz.

Üstat Necip Fazıl Kısakürek, bakınız kendi nefsini nasıl anlatıyor:

 

BENİM NEFSİM

 

Ruhuma bir kefen bezi yeter de

Yetmez aç nefsime sırma ve ipek.

Çare yok, yüzünden düştüğüm derde,

Yesem de “toprakla karışık kepek...”

 

Güneşle bir tutsam, girmez hizaya;

Dar bulur, sığmam der, dipsiz fezaya.

Kuyruk sallar, sonra hırlar ezâya;

Benim nefsim, benim nefsim ne köpek!

 

Bilindiği gibi “zararlı alışkanlık” ların başında gelen sigara, alkol ve keyif verdiği düşünülen çeşitli maddeler insan nefsinin hoşuna gider.

İşin komik tarafı bunların zararlı olduğunu bilmeyen yoktur. Buna rağmen insanlar, özellikle de genç insanlar, zararlı alışkanlıklara niçin bulaşırlar?

 

Acaba şu şiir, bu soruya cevap olabilir mi?

 

SOKAK ÇOCUĞUNUN BABASI

 

Ben bir sokak çocuğuyum,

Bataklıkta bir çiçek…

Sokaklar gibi yalnızım,

Sokaklar gibi soğuk

Ve gerçek…

 

Zavallı bir annem,

Sarhoş bir babam var;

İki de kardeşim…

Tahsilli sayılırım az biraz:

Orta birden terk…

 

Camını silerken arabanızın,

Siz benden korkarsınız,

Ben babamdan…

Bu yüzden kırılganım,

Bu yüzden ürkek…

 

Dayak yerim her akşam,

Anneme sarılır ağlarım.

Şu babam,

Nasıl bir adam, derim

Nasıl bir erkek?

 

Babalar görürüm bazen,

Çocuklarıyla oynayan.

Ne güzel derim, hepsinin

Karnı tok,

Sırtı pek.

 

Her acıya katlanırım,

Her kahrını çekerim babamın;

Yeter ki

İçmesin şunu,

İçmesin tek!

 

“İçki, bütün kötülüklerin anasıdır.” diyen Sevgili Peygamberimiz, ne kadar haklı... Gerçekten de her kötülüğün temelinde içki yatıyor. Gazetelerin üçüncü sayfaları, içki yüzünden dağılan yuva haberleriyle doludur. Madde bulamadığı için öz anne babasını öldüren gençlerin de işe önce sigara ve alkolle başladığını söylersek yanılmış olmayız herhâlde.

Burada sözü Mehmet Akif Ersoy’a bırakalım ve onun Meyhane şiirinden bir bölüm okuyalım:

 

“Ayol, nedir bu senin yaptığın? Utan azıcık
Anan da, ben de, yumurcakların da aç kaldık!

Ne iş, ne güç, gece gündüz içip zıbar sade;
Sakın düşünme çocuklar acep ne yer evde?

Evet, sen el kapısında sürün işin yoksa!
Getir bu sarhoşa yutsun, getir paran çoksa!

Zavallı ben... Çamaşır, tahta, her gün uğraş da, 
Sonunda bir paralar yok, el elde baş başta! 

Çalışmadın, beni hep bunca yıl çalıştırdın;
O yavrucakları çıplak, sefil alıştırdın;

Bilir mahalleli kim, aldığın zamanda beni,
Cehiz çimenle donatmıştı beybabam evini.

Ne oldu şimdi o eşya? Satıp kumarda yedin!
Evet, kumarda yedin, hem de karşılarda yedin!

Herif! Şu halime bak, merhametli ol azıcık
Bırak o zıkkımı, içtiklerin yeter artık.

Alkol yüzünden evini ve çocuklarını ihmal eden kocasına, meyhane kapısında böyle seslenen kadıncağız, kocasından nasıl bir cevap almıştır dersiniz?

Sarhoş adam karısını edepsizlikle suçlamış ve “Seni boşadım!” demiştir!

“Zararlı alışkanlıklar”ın ailede ve toplumda yol açtığı yıkımlar ortada... Buna kimsenin itirazı yok... Öyleyse bunlardan korunmak için ne yapmalı?

Biliyorum, büyüklerden nasihat dinlemek, gençlerin hoşuna gitmiyor. Bu bakımdan ben sadece gençlere değil aynı zamanda onların anne babalarına ve öğretmenlerine seslenmek istiyorum:

Mesela, sigara içen bir büyüğün, çocuğuna veya öğrencisine “sigara içme!” demesinden daha garip ne olabilir? Hele de bir çocuğun, sigara içtiği için, kendisi de sigara tiryakisi olan babasından veya öğretmeninden dayak yemesi ne kadar ibret vericidir!

Öyleyse gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan kurtarmanın yolu bellidir. Önce biz büyükler, kendi nefsimizi terbiye edeceğiz. Varsa kötü alışkanlıklarımız, onlardan derhal kurtulacağız. Bunun için de gerekirse tıbbi yardım alacağız.

Ve dönüp dolaşıp aynı yere geleceğiz. Burası, insanlığın sevgi bahçesidir. İçimiz dışımız sevgiyle dolacak. Yaratılan herkesi ve her şeyi seveceğiz. Sözü, aşağıdaki şiirde anlatıldığı gibi yumuşak söyleyeceğiz.

 

GÜLDEN YUMUŞAK GEREK

 

Kutlu rüya görenler,

Gülden yumuşak gerek.

Hak yoluna girenler,

Gülden yumuşak gerek.

 

Âşıklık garip hâldir,

Kılıçtan keskin yoldur.

İnsan ki aciz kuldur,

Gülden yumuşak gerek.

 

Yüreğini geniş tut,

Kini, nefreti unut.

Gözlerindeki umut,

Gülden yumuşak gerek.

 

Boş geçirme zamanı,

Kardeş bil cümle canı.

Âşıkların imanı,

Gülden yumuşak gerek.

 

Gariplik olsun tacın,

Arşa yükselsin acın.

Aşkla yoğrulan gücün,

Gülden yumuşak gerek.

 

Ruhun olmalı taşkın,

Gönüller, cennet köşkün…

Hakk’a sunduğun aşkın,

Gülden yumuşak gerek.

 

Hatta ve hatta çok söylemek yerine hâlimizle ve tavrımızla gençlere örnek olacağız.

Büyüklere böyle görevler düşerken gençlerin hiç mi sorumluluğu olmayacak? Olacak elbette. Bugün genç kardeşlerimize sorsak her biri kendini dünyanın en özel insanı diye tarif edecektir. Öyleyse gençlerden bu vasıflarını önce kendi yararlarına sonra da toplumun yararına kullanmalarını beklemek, yaşlı dünyamızın hakkı olsa gerektir.

Gelin, son sözümüzü yine sevgi üstüne söyleyelim. Buyurun sevgi bayramına:

 

GELİN BAYRAM EDELİM    

                    

Güller gülistan olsun,

Sevgiler destan olsun,

Gelin bayram edelim;

Gönüller sultan olsun.

 

Küskünler tez barışsın,

Güzellikte yarışsın.

Gelin bayram edelim;

Canlar cana karışsın.

 

Yıkılsın nefretle kin,

Bire bin versin ekin.

Gelin bayram edelim;

Ecel bize çok yakın.

 

Hak şerbeti içmeden,

Kuş kafesten uçmadan,

Gelin bayram edelim;

Tatlı candan geçmeden.

 

Zalim, zulmü bıraksın;

Altından bir taç taksın.

Gelin bayram edelim,

Yüzlerden bir nur aksın.

 

Nefis, haddini bilsin;

Hak yolunda eğilsin.

Gelin bayram edelim,

Gözden inci süzülsün.

 

Bitsin artık düşmanlık,

Gelmeden son pişmanlık…

Gelin bayram edelim;

Müjdeler vermiş Hâlık.

 

Yusuf Dursun

HaberKültür.Net

 

 

 


Etiketler ŞİİR - HAZA - ŞİFADIR! -
FaceBook ta paylaş
21-12-2013 - 17:11
Özel Haber
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
Kültür ve Sanat Dostu Şehirler Toplantısı Yapıldı
TYB'nin Uzun Yürüyüşü
Selçuk Eraydın Zamanı Aşan Bir Zattı
Yozgat’ta Necip Fazıl Bereketi
Mahmut Bıyıklı, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nde Konuştu
Erkan Tan: İstiklalimiz ve istikbalimiz için ''Evet'' diyoruz.
İstanbul'da Kültürün Buluşma Noktası Kızlarağası Medresesi
SEYYİD KUTUP: AMERİKAN YÜZYILININ TANIĞI
İNSAN HAYATINI KOLAYLAŞTIRAN ŞEHİRLERE ÇAĞRI
TÜRKİYE OKUYOR!
İSLÂMIN KÜRESELLİĞİNİ HAYKIRDI!
YERLİ TWİTTER AHSAR HAYIRLI OLSUN
TYB'DE AŞK İSTERSE KONUŞULUYOR
BESTAMİ YAZGAN YILIN YAZARI SEÇİLDİ
ŞİİR HAZA ŞİFADIR!
TYB’DE İRFAN ŞİİRLERİ OKUNUYOR
DURSUN ŞU HAYASIZ HABER FETİŞİZMİ!
BÖYLE SANAL OKULA CAN KURBAN!
SEBİLÜRREŞAD AKİF VE FERGAN konuşuluyor
EDEBİYAT MEVSİMİ’NDE MUHTEŞEM AÇILIŞ
İSTANBUL EDEBİYAT MEVSİMİNE HAZIR
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
AY VAKTİ'NDE ŞEHRİN FEVERANI VAR!
 
KİTAP
 
OSMAN AYTEKİN’İN YENİ ÖYKÜ KİTABI ‘BULUŞMA’ ÇIKTI!
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz