Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Kitap ÇIRPINIP İÇİNDE DÖNDÜĞÜM DENİZ
 

ÇIRPINIP İÇİNDE DÖNDÜĞÜM DENİZ
Hüseyin Kaya okumak zenginliktir
Ekleme Tarihi : 02-06-2013 - 20:22


Şubat soğuğunun açtığı derin yaralar henüz sarılamamışken, İmam Hatip Lisesi hazırlık sınıfına başlıyordum. Öğrenci mevcudunun iki haneli rakamları geçmediği koca binalarda tutunmaya çalışıyorduk hayata. Karacabey İmam Hatip Lisesi de o dönem bu okullardan biriydi sadece. Neresinden bakarsanız bakın sıkıntılı yıllardı yaşananlar. Sıkı dostluklar kurup, derin muhabbetlere dalmanın yanında, okulun kocaman bahçesinde boş bulduğumuz her vakti top peşinde koşturarak değerlendirmekten başka yapacak tek şey kalıyordu geriye; kitaplar!
Dersteki ilgim dikkatini çekmiş olacak ki edebiyat hocamız, “ Yitik Düşler” Dergisini tutuşturdu elime. Çok sonraları sıkı bir okuyucusu olacağım yazarın ismine ilk defa o mütevazı dergide rastladım. Sonra bir arkadaşın “Çekil Gideyim Hayat” kitabından bir şiirini okuyup, hüzünlenmesiyle, dikkatimi çekmeye başlamıştı şair. İkindi ezanının hemen sonrasına denk gelen edebiyat derslerinde Hocamızın “Sühan’dan” okuduğu denemeleriyle, yaralı kalbimi, fethediyordu yazar. Serde gençlik, gönülde aşk dilimde onun şiirleri vardı. Kısa zamanda dilime dolanmıştı şiirleri. Gitmesem de görmesem de, Sivas, cümlelerinde canlanıyordu gözümde. Çocukluğumda dinlerken içimi ısıtan masallar, dinlediğim türkülerdi onun satırları adeta. 
Yazdıklarını takip etmeye devam ederken, deneme kitabı için çalıştığını, kısa bir zaman da çıkacağını haber almıştım. İçimde bir heyecan belirmiş, sık sık kitapçılara kitabın yayımlanıp yayımlanmadığını soruyordum. Lakin aldığım cevap uzun bir süre olumsuz oldu. Ta ki bir gün şairi bana tanıtan edebiyat hocam kitabın çıktığını müjdeleyene dek. Yayımlandıktan yaklaşık bir ay sonra ancak ulaşabilmiştim kitaba. Bir an önce okumak için sabırsızlanıyordum. Bir çay molasında, insanı adeta hatıraların diyarında gezdiren kitabın adı “Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz”.
Popüler olmak gibi bir kaygısı olmayan, hatta tabiri caizse popüler olmamak için mücadele eden yazarın, gerek kitabı gerek başlığı gerekse anlattıkları kendisi gibi son derece mütevazı. İlk paragrafıyla adeta yüreğinize dokunuyor kitap. ”Bir öğle vakti, üzerimizde ince elbiselerle geziniyorken dışarıda, birdenbire yaz yağmuruna tutulmak ve bir yandan ıslanırken bir yandan evimizde açık bıraktığımız pencereleri hatırlamak gibidir yirmili yaşları geride bırakmak. Şaşırır kalırız, başımızda bir ikindi uykusu mahmurluğu. Yağmurun, şiirlerin, şarkıların ve hayallerin bittiği yerden adım atarız otuzlu yaşlara.” Bu satırlarla anıların ortasına yığılıyorsunuz, sere serpe. Zira en savunmasız tarafından vuruyor insana yazar. Başa dönüp tekrar tekrar okuduğunuz cümleler, siyah önlüklü günlerinize geri götürüyor sizi. 
Hatıraların içinde, uzunca bir süre yolculuğa çıkıyorsunuz, farkında olmadan. Her cümlenin, dilinize ayrı bir tat verdiğini hissederek ilerliyorsunuz, sayfalar arasında. Babasıyla, baba oğul bağı kuramamış bütün Anadolu çocuklarına tercüman olmuş sanki Hüseyin KAYA. “Her çocuğun, kabuğunu ne zaman kavlatsanız kanayan ve asla iyileşmeyen yarasının adıdır baba.” diyen şair hayata dair her şeyi bohça misali kitabında toplamış. Yapraklar yavaş yavaş ilerledikçe ruhunuzun yorgunluğu artıyor. Ama ruhun yorgunluğuna, hayal kırıklıklarına, gönül incinmelerine ve özlemlere rağmen kendini, okutmaktan asla vazgeçmiyor kitap. 
Sayfalar sola doğru düşerken birden karşınıza Refik Halid çıkıyor. “Ya Eskici Yazılmasaydı?” sorusuyla tekrar kayboluyorsunuz hatıralarda. Lise yıllarımda, derste bu hikâyeyi okurken sesi çatallaşmış Özlem adındaki arkadaşı anımsatan yazar “ Eskici’yi” sınıfta sesli okurken öykünün bitimiyle birlikte ağlayarak, sınıftan nasıl koşup çıktığını anlatıyor. O bunları anlatırken ben Refik Halid’in “Gurbet Hikâyeleri”ni ilk okuduğumda yüzümün nasıl şekilden şekle girdiğini anımsıyorum. “Yara, Zincir, Eskici, Testi,” gibi öykülerin içinde kayboluyorum uzun bir süre.
Hatıralardan bahsedilen bir yerde vedalar, ayrılıklar olmazsa olmazıdır yaşamın. Bu husustaki söyledikleriyle de yaralar insanı Hüseyin KAYA. “İki ayrılık arasına sıkıştırılmış bir dünyada, misafir olduğunu unutmadan dolaşmaktır adına hayat dediğimiz şey. Ayrılıkla başladığımız hayata ayrılıklarla veda ederiz. Bu yüzden ayrılığa yakılmış her türkü, ayrılık hüznüyle söylenmiş her şarkı ve yazılmış her şiir kaç yaşımızda ve nerde dinlersek dinleyelim titretir ruhumuzu. Uzun bir ayrılıktır insan, kalbi kendi yalnızlığına gömülü.” Bir şiirin mısraları gibi duygusal olan bu cümleler, derin kuyular açar gönülde. Bu satırlar, gözlerinin buğulanmasına neden olur insanın, . Şefkatle gözlerinizi siler, devam edersiniz sayfaları sola doğru çevirmeye. 
Yüzünüzü tebessümün kaplayacağı, ancak hüznün ağırlığı altında kalacağınız “Ömrünüzün Rüyası” bölümüyle anılar treninde devam ettiriyor yolculuğa yazar. Henüz benliklerimizi yitirmediğimiz zamanlarda birçok anlam ve anı yüklediğimiz eşyalardan söz ediyor bu bölümde. Uzun kış geceleri hepimizin etrafında masallar dinleyerek ısındığımız sobayı, evin en güzel yerini işgal eden kitaplığı, annemizin özenle yıkayıp cebimize koyduğu beyaz mendilimizi, moderniteyle birlikte cebinizin yerini almaya çalışan el çantasını, arkasına ilk aşkımıza dair şiirler yazdığımız biricik defterimiz ve televizyonun evlerimizi henüz işgal etmediği zamanlarda mütevazılığıyla şarkılar, şiirler, haberler ve arkası yarınları dinlediğimiz radyolar. 
Kendine has üslubuyla adeta insanı büyüleyen kitap, yazarın yaşadığı şehir ve istasyon yazılarıyla son buluyor. Sühan’dan alışık olduğumuz bu yazılarla, Hüseyin KAYA bizi bizden alıp doğduğumuz yerlere götürüyor sanki. Hayatını doğup büyüdüğü şehirden uzak, gurbette yaşayanlarımız için acının da ötesinde bir şey bu. Evet, Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz ya da hepimizin hatıraları…

 

İhsan Yıldırım

www.haberkultur.net


Etiketler ÇIRPINIP - İÇİNDE - DÖNDÜĞÜM - DENİZ -
FaceBook ta paylaş
02-06-2013 - 20:22
Kitap
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
OSMAN AYTEKİN’İN YENİ ÖYKÜ KİTABI ‘BULUŞMA’ ÇIKTI!
UMUT POSTASI OKUNMAYA HAZIR
AŞKIN KANATLARI BİR ADEM İLE HAVVA HİKAYESİ
HİKAYELERLE KARAKTER EĞİTİMİ MÜMKÜN MÜ?
MİMOZA SÜRGÜNÜ TESELLİ EDEN KİTAP
BİR ÇİFT YÜREK'İN BİZDE ALASI VAR
KİTABA DAVRANMA ZAMANI
ABDÜLHAMİT'İ GERİCİLER DEVİRDİ
OSMAN AYTEKİN'DEN YENİ ROMAN
CUMHURİYET TARİHİ YENİDEN YAZILIYOR
ENDERUNLU VASIF’I NASIL BİLİRDİNİZ?
HACEGAN SULTANLARI YOLUMUZU AYDINLATIYOR
BİR DÜŞ SONRASI SESSİZLİK
YUSUF ASAL'IN ÇILGIN MUCİTLERİ
FİLİSTİN HAKKINDA YANILGILAR
ARKADAŞIM CAMİ ÇOCUKLARIN ÖZEL DOSTU!
SEDAT SEVER'İN ÇOCUK VE EDEBİYAT'I ÜZERİNE
YENİ BİR YAZAR YENİ BİR KİTAP
YAZARLAR HADİSLERİ YORUMLUYOR
EBABİL BİR BAYRAM SEVİNCİDİR
CENGİZ DAĞCI ONLAR DA İNSANDI ÜZERİNE
ERCAN KÖKSAL’IN İKİNCİ ÖYKÜ KİTABI “TERKEDİLEN ÖLܔ KÜN YAYINLARI ARASINDAN ÇIKTI.
DÜNYA TELAŞINA ŞAİRCE BİR BAKIŞ
ÇIRPINIP İÇİNDE DÖNDÜĞÜM DENİZ
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
AY VAKTİ'NDE ŞEHRİN FEVERANI VAR!
 
KİTAP
 
OSMAN AYTEKİN’İN YENİ ÖYKÜ KİTABI ‘BULUŞMA’ ÇIKTI!
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz