Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Sufi Kültür MASALIMIN SONUNU BEN YAZACAĞIM
 

MASALIMIN SONUNU BEN YAZACAĞIM
Masallara inanır mısınız? Ben hala inanıyorum masalların büyüleyici atmosferine…
Ekleme Tarihi : 18-01-2013 - 01:53

 

 

 

Masallara inanır mısınız? Ben hala inanıyorum masalların büyüleyici atmosferine… Şu koskoca dünyayı başka türlü anlayamıyorum çünkü. Sabahtan akşama kadar bir an bile durmadan çalışmalarımız, ceviz kabuğunu doldurmayan sebeplerden kavgalarımız hepsi öyle boğuyor ki kendimi avutacak bir şeyler bulmaya çabalıyorum. Bunu bula bula masallarda mı buldun diyecekseniz cevabım evet olur. Çünkü bazı şeyleri anlamaya akıl yetmiyor. Aklın da ötesinde bir âlemin var olduğunu biz masallardan öğrenmedik mi? Kaf dağını, oraya götüren Zümrüd-ü Anka kuşunu, yedi başlı devleri, ejderhaları, cadıları ve kötülüklere karşı yardıma anında yetişen beyaz atlı kurtarıcıları… Kabul edelim ki çocukken daha çok inanırdık her şeyin iyilikle sonuçlanacağına, iyilerin er ya da geç mutlu sona kavuşacağına. Ne oldu da gökten düşen üç elmadan birinin bize geleceğini ümit etmeyi bıraktık, ne oldu da doğruyla yanlışı, hayal ile gerçeği ayırt edemez olduk? Yani çocuksu masumiyetimizi aynı zamanda ferasetimizi nasıl kaybettik?

Tasavvuf kitaplarını okumaya başlayınca anladım ki masallar gerçekmiş. Kaf dağı da öyle uzaklarda değil bize bizden yakınmış meğer. O güzelliği dillere destan Zümrüt-ü Anka kuşu peygamberlermiş. Bu yolculuk da yedi başlı ejderha olan nefsi emmarenin yani doğruyu bulamamış nefsimizin, Allah’ımızın bizim gören gözümüz, tutan elimiz, yürüyen ayağımız, söyleyen dilimiz oluncaya kadar velhasılı baştan ayağa aşka boyanıncaya kadarki arınma yolculuğumuzmuş. Bu dıştan içe doğru ilerleyen çetin yolculukta bize yardımcı olacak olanlar Allah’ımızın ve sevgili peygamberimiz (sav)’in gösterdiği yolda ilerleyen beyaz atlı kurtarıcılarımız yani Allah’ımızın dostları, efendimiz(sav)’in varisleriymiş… Bu dıştan içe bir yolculuk dedik ya düşmanlarımız da dışta değil içimizdeymiş, yedi başlı ejderha bir türlü doymak bilmeyen aç gözlü nefsimiz, cadılar, devler de bizim korkularımız, hırslarımız, hasetlerimiz yani kötü huylarımızmış. Peki bu masaldaki kötüler biz isek iyi olan ve kurtarılmayı bekleyen prenses kim? Tabi ki gönlümüz; aşka susamış ama aradığını tek başına bulmaya cesareti olmayan gönlümüz…

Bu kadar karmaşık bir dünyanın içinde gönlümüz bulanık nehirler gibiyken saf sevgiye nasıl ulaşabiliriz ki? Diyorsanız onun da örnekleri o kadar çok ki, siz beyaz atlı prenslerin aşka boyanmadan, Kaf dağının zirvelerinde gecelerini günlerini aşk ile inleyerek geçirmeden, talip olanları o aşk yolculuğuna çıkaracaklarını mı sanıyorsunuz? Bütün Hak âşıkları gün boyu halka hizmet etmeyi geceleri de ibadet ile o sonsuzluğa açılan kapıları çalmayı düstur edinmişler. Gün boyu süren koşuşturmalar gece olunca bir anda sessizliğe gömülüyor değil mi? Kâinat gündüz başka gece ise bambaşka bir örtüye bürünüyor, sanki Rabbimiz âşıklarını çağırıyor ve onlarla özel vakit geçirmek için susturuyor her şeyi sadece âşıkların nağmelerini dinlemek ister gibi.

Aşk şehitleri kınından çıkmış kılıç gibidir

Anlayacağınız bu yolculuğa çıkmak istiyorsanız gecelere talip olmak gerekiyormuş. Bunun önemini anlatmak için de şöyle söylemiş Allah dostları: Gecenin kalbi, Kur’an-ı Kerim’in kalbi ve mü’min kulun kalbi bu üçü bir araya gelirse işte aşk ondan sonra umulur ancak. Hatta öyle bir tanesi var ki bu sevgili Hak aşığı gece sabaha kadar Kur’an okur, ibadet ile meşgul olur, sabah namazından sonra da Yasin suresini okur, tan yeri ağarınca da hüzün ile “Ya Rabbi geceler ne de çabuk geçiyor!” diyerek aşkını dile getirirmiş. Allah aşkıyla kavrulan bu mübarek zat aşk yolculuğunu tamamlayıp çok taliplileri de aşk deryalarına daldırdıktan sonra daha genç yaşında iken sevgilisinin yanına göçmüş.Sizin de bildiğiniz gibi bu mübareğin adı, Muhammed Baki  Hazretleri (ks). 40 yaşındayken bu yalancı dünyadan vazgeçip sonsuz âleme uçmuş. Uçmuş dediysek aşkı arayıp da yolunu şaşırmışlara daha çok yardım edebilmek için boyut değiştirmiş sadece. “Onlara ölü demeyiniz, zira onlar diridirler!” Ayet-i celilesini hepimiz biliyoruz. ler ve her gece arayış içinde olan bir gönlü daha Allah’a sunma çabasındalar.

Uzun boylu laflar etmesini bilmem, çok şey bildiğimi de söyleyemem ama ölüm haksa ve er ya da geç hepimizin kapısını çalacaksa bunun en güzel şekilde olmasını istiyorum. Kaf dağının zirvesindeki O yüce Sultanın huzuruna utanarak değil, kavuşma sevinciyle gitmek istiyorum. Zümrüt-ü Anka kuşunun o heybetli kanatlarına tutunarak her gece sonsuzluk alemini seyre dalmak, yüce Yaratıcımızın ihtişamını, müzeyyin esmasını hayretle izlemek ve artık gerçeğe uyanmak istiyorum. Ve dahası Muhammed Baki Hazretlerinin ve tüm geceyi, aşkı tercih edenlerin izlerinden onların himmetlerine sarılarak gitmek istiyorum. Bir de eğer bunları başarabilirsem uyanmak isteyip de uyanamayanları Zümrüt-ü Anka kuşunun kanadıyla gıdıklayarak uyandırmak istiyorum. Yani sonunda gökten üç elma düştüğünde hiç kimsenin mahrum kalmasını istemiyorum. Bu da benim masalım, mutlu sonla bitmesini istemem çok değil değil mi? :)

 

Zeynep Yılmaz

HaberKültür.Net


Etiketler MASALIMIN - SONUNU - BEN - YAZACAĞIM -
FaceBook ta paylaş
18-01-2013 - 01:53
Sufi Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
DAMLA'DAN SU'YA MEKTUP
İLİM KENDİN BİLMEKTİR BİLENE
YAŞAMAK SEVMEKTİR SEVMEK İBADETTİR
ESKİMEZ ESERLERİMİZ: KUŞEYRÎ RİSALESİ
MASALIMIN SONUNU BEN YAZACAĞIM
TASAVVUFU GAZZÂLÎ Mİ SÜNNİLEŞTİRDİ?
DEDE EFENDİ BUGÜN ÖLDÜ...
ANADOLU'NUN KALBİ: EBUL HASAN HARAKANî
VARLIĞI TASAVVUFİ NÜKTELER YORUMLAR
Makamın anladığın son ayette!
Sözün dalı varsın semaya!
Umulur ki derya tutuşa!
Sebepler Sonuç İçin Yaratılır!
Din samimiyettir!
Ümitlilik peygamber ilmi!
Ateşîn sabırlar lazım bize!
Allah korkusu en güzel korku!
Kibirliye tekebbür tevazudur!
Zindanlardan geçti Yusuf!
Okullara Hakikat Bilgisi dersi konsa...
Niye bu kadar güzeliz ki:)
Yanmak Var 'Yanmak' Var!
Ey Bütün Kapıları Açan!
Ey Nefsim; Fena Et, Feda Et!
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
AY VAKTİ'NDE ŞEHRİN FEVERANI VAR!
 
KİTAP
 
OSMAN AYTEKİN’İN YENİ ÖYKÜ KİTABI ‘BULUŞMA’ ÇIKTI!
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz