Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Gazete Kültür Hamidoloji kulağa hoş geliyor!
 

Hamidoloji kulağa hoş geliyor!
Mustafa Armağan Peygamberimiz'e hakaret krizini Abdülhamid nasıl çözerdi’yi sorguluyor…
Ekleme Tarihi : 20121009002625 -

Mustafa Armağan/Zaman

 

Peygamberimiz'e hakaret krizini Abdülhamid nasıl çözerdi?

Peygamber Efendimiz'e (sas) hakaret eden filmin fragmanının YouTube'dan yayınlanmasının ardından başlayan protesto gösterileri İslam dünyasını olduğu kadar aynı derecede olmamakla birlikte- Türkiye'deki Müslümanları da sarmış durumda.

Daha önce de Danimarka'da bir karikatür krizi yaşandığını hatırlıyoruz. Demek ki, Batı zihniyetinin İslam'la ve değerleriyle mücadelesi devam ediyor. Mesela 'Niçin onca Müslüman'ın yaşadığı Çin'de İslam'a hakaret etmek için gayretkeşlik gösterenler çıkmıyor?' sorusu yeterince anlamlıdır.

Ancak tepkilerimizi illa birilerini öldürerek mi göstermek zorundayız? Bir milyarı aşkın nüfusa malik olan İslam dünyasının dünya siyasetinde, hele ABD yönetimi üzerinde uygulayacağı baskı bu zavallılıklardan mı ibarettir? Kaldırmakla pek bir iftihar ettiğimiz Halife olsaydı böyle mi olurdu?

İslam dünyasının modern zamanlarda gördüğü "tek Halife" olan Abdülhamid-i Sani hazretlerinin Avrupa'daki densizlere derslerini nasıl verdiğini hatırlamanın tam sırasıdır. Fazla tantana etmeden, diplomatik ve siyasî kanalları sonuna kadar zorlayarak iş gören Abdülhamid bakın kendi zamanında çıkan hakaret krizlerini nasıl sessiz sedasız halletmiş.

Yıl: 1890. Fransız oyun yazarı Henri de Bornier, "Muhammed" (1888) adlı bir dram kaleme almış olup sahneye aktarılmak üzeredir. Üstelik sahnede bir aktör Hz. Peygamber'i oynayacaktır! Bu ne cür'ettir! Oyunun Efendimiz'in manevî şahsiyetini, dolayısıyla İslam dinini ve Müslümanları küçük düşüren hakaretamiz bölümler ihtiva ettiği haberleri Abdülhamid'i "Halife-i Müslimîn" sorumluluğuyla derhal harekete geçirecek ve yalnız o tiyatroda değil, bütün Fransa'da sahnelenmesini engelleyecektir.

Nasıl mı? Fransa Cumhurbaşkanı Sadi Carnot'ya Paris Büyükelçisi Salih Münir Paşa eliyle haber uçurarak. Bu kadarı yetmiştir oyunun yasaklanması için. Bakanlar Kurulu'nun özel kararıyla yasaklanmasından sonra Carnot'ya şahsen teşekkür eden Abdülhamid, "Müslüman tebanızın hislerini yaralamaktan başka bir işe yaramayacak bir oyunla ilgili aldıkları "akıllıca karar"ı kutlamış, hatta Cumhurbaşkanı'nı bir adet İmtiyaz Nişanı'yla ödüllendirmişti. (R.J.Goldstein, The Frightful Stage, Berghahn Books, 2011, s. 107-108.)

Zira "Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselam hazretlerinin nâm-ı kudsiyelerine karşı tertip olunan oyuna dair" başlığıyla gönderdiği mektupta Fransa'nın İstanbul Büyükelçisi Kont Montbella aracılığıyla Fransa hükümetine sert uyarılarda bulunan Abdülhamid, oyunun sahneye konulması halinde Osmanlı-Fransız ilişkilerinin biteceği ültimatomunu vermişti.

Ancak yazar, pespaye videonun yönetmeninden daha inatçı çıkmıştı; işin peşini bırakmaya niyetli değildi. Bu defa eserini Abdülhamid'in diş geçiremeyeceğini tahmin ettiği İngiltere'de oynatmak için girişimde bulunur. Bir tür devlet tiyatrosu olan Lyceum Kraliyet Tiyatrosu'nda oynanması kararlaştırılmasına rağmen, Abdülhamid bu defa bizzat İngiltere'nin ılımlı Dışişleri Bakanı Lord Salisbury'yi devreye sokarak piyesin yalnız o tiyatroda değil, "bütün İngiltere'de" yasaklanmasını sağlamıştır (Ziyad Ebuzziya, Türk Edebiyatı, Nisan 1986).

3 yıl geçmiş, Lord Salisbury gitmiş, yerine, İslamiyet'e daha mesafeli duran Roserbery oturmuştur. Bu değişiklikten cesaret bulan de Bornier yeniden atağa kalkar ve bir başka Londra tiyatrosuyla anlaşır. Ancak bu defa da eserini sahneye koydurmayı başaramayacak, velhasıl Abdülhamid'in mahir diplomasisi, bu mel'anetin icrasına müsaade etmeyecektir.

Nitekim 1900 yılında Paris'te oynanmak istenen "Muhammed'in Cenneti" adlı bir piyesin ancak ismi ve muhtevası tamamen değiştirilerek sahneye konulur hale getirilmesi de diplomatik girişimlerinin eseridir. Bir başka belgeden, 1894'te Amsterdam'da Mozart'ın "Saraydan Kız Kaçırma" operasının sahnelenmesine de engel olduğunu öğreniyoruz.

Roma'da oynatılmak istenen Fatih Sultan Mehmed hakkındaki hakaret içeren bir piyes de Abdülhamid'in girişimleriyle yasaklatılmıştır. İşin ilginç yanı, Sultan'ın kendi gücünün yetmediği durumda dostu Alman İmparatoru II. Wilhelm'i devreye sokarak bunu başarmasıdır. Yasaklama olayını haber veren 15 Nisan 1890 tarihli bir İtalyan gazetesinde şu satırlar yer almaktaydı:

"Bu dramın sahneleneceği haberi üzerine, Sultan [Abdülhamid adeta], kendisine, bir Rus filosunun Boğaziçi'ne doğru hareket halinde bulunduğu bildirilmiş gibi, heyecana kapıldı. İmparator Wilhelm de [konuyla] ilgilenmiş göründü."

Hatta 1893 yılında ABD'de sahneye konulan ve İslam Peygamberi'nin hayatını olduğundan farklı yansıtan "Muhammed" adlı tiyatro oyununu, Elçi Alexander W. Terrell ile yaptığı özel görüşmeden sonra hem de federal hükümetin yetkisi dahilinde olmamasına rağmen, bizzat ABD Başkanı Cleveland'ın girişimleriyle sahneden kaldırtmayı başarmıştır.

Abdülhamid Han'ın sevgili Peygamberine, İslamiyet'e ve ecdâdına yönelik küçük düşürücü tavırlara karşı, güçlü Batılı devletleri karşısına alma pahasına müsamahasız, tavizsiz ve kararlı tutumu kısa sürede etkisini göstermiş ve tiyatrolar artık İslamiyet'le ilgili eserleri repertuarlarına alırken daha bir titizlikle seçer olmuşlardır.

Sonuçta gerek Fransa'da, gerekse İngiltere ve İtalya'da, hatta o sırada İngiliz işgali altında bulunan Hindistan'da Peygamber Efendimiz ve Osmanlı padişahlarına yönelik bu tür hakaretâmiz ifadeler içeren eserlerin sahnelenmemesi yolunda makul bir gelenek oluşmuştur. Nitekim devrin Avrupalı bürokratlarının Osmanlı'nın bu hassasiyetini dikkate almak zorunda kaldıklarını ve basını zaman zaman uyardıklarını görüyoruz. Bu da Abdülhamid'in halifelikten gelen iktidar ve nüfuzunun sadece içeride ve sadece İslam âleminde değil, Avrupa'da da sanılandan daha etkili olduğunu gösteriyor. Bir piyes için koca Alman İmparatoru II. Wilhelm'i bile devreye soktuğuna bakılırsa onun bu işleri ne kadar ciddiye aldığı ve aldırdığı rahatlıkla anlaşılır.

Maalesef II. Abdülhamid tahttan indirildikten sonra ne halifelik silahını ateşlemeden kullanacak "beyaz diplomasi" ortada kalmıştır, ne de Osmanlılık ve halifelikten gelen uluslararası itibar ve nüfuzumuz. Bugün protestolarımızın hal-i pür-melaline bakınca Sultan'ın "Beyaz Diplomasi" tekniğini üniversitelerimizde bir ders olarak okutmak gerektiği ortaya çıkıyor.

"Hamidoloji" başlıyor, üniversitelerimiz hazır mı?

 


Etiketler Hamidoloji - kulağa - hoş - geliyor! -
FaceBook ta paylaş
20121009002625 -
Gazete Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
ERCİYESİN ZİRVESİNDE EDEBİYAT ESİNTİSİ
MEHMET DOĞAN'DAN GÖKÇEK'E ELEŞTİRİ
HAŞMET BABAOĞLU: SEZAİ KARAKOÇ'UN DÜŞÜNCESİNİ TANIMASAYDIM YAZIK OLURDU!
KİMSESİZLER YURDUNDA AÇAN ÇİÇEK!
MURAT MENTEŞ'İN YENİ ROMANINI TOPLUM İÇİNDE OKUMAYIN!
İBRAHİM TENEKECİ, İBRAHİM PAŞALI'YI YAZDI
İBRAHİM TENEKECİ AHMET MURAT'I YAZDI: İSMİNİ ANARSAM SERİNLİYORUM
İBRAHİM TENEKECİ'DEN SONRA NE OLACAK?
MURAT MENTEŞ: ALEVİLER DÜNYA AHİRET KARDEŞLERİM
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ
Hamidoloji kulağa hoş geliyor!
Çağrı'yı tekrar çekmek yürek ister!
İki yazı iki duruş!
“120 yaşına kadar yaşayacaksak…”
Ses peyzajı: Hakikatin anayurdu
Arayüzlerimizle yüzleşebiliyor muyuz?
Eller ruhun aynasıdır!
Bütün kavşakları tutmuş ...klar
Abdurrahim Karakoç bir Türkiye sevdalısı!
Sizin bir bahçeniz var öyle mi?
Amacımız Kur’ân’a ve Sünnet’e gitmek!
Kalbin Direnişi ne asil direniş!
Kocaya secde en güzel bişey
Dizilerdeki Üç Tehlike: Masa, Kasa, Nisa
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
Üsküdar’dan Gelen Güzel Bir Dergi
 
KİTAP
 
OSMAN AYTEKİN’İN YENİ ÖYKÜ KİTABI ‘BULUŞMA’ ÇIKTI!
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz