Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Özel Röportaj Telkinle Kur'an Terapisi Revaçta!
 

Telkinle Kur'an Terapisi Revaçta!
Kubilay Aktaş ile Kur’an’ın telkin yapısı ve bilinçaltını etkilemesi konusunu ve subliminal kayıt tekniğini konuştuk.
Ekleme Tarihi : 20120919163828 -

Bugünün tenkolojik savaşları artık sanal âlemlerde yürütülüyor. Hiç farkına varmıyoruz ama çok masumca izlenen bir filmin veya çizgi filmin alt yapısında veya bir müziğinde kulakla duyulamayacak ses eşığinde, alt yapıda ahlak yapımıza uymayan görüntü ve sesler, hipnotik tarzda teknıkler kullanılarak kendimizden ve değerlerimizden uzaklara gönderiliyoruz. Şeytan ve orduları teknolojı noktasında da boş durmuyor, dinlediğimiz müziklerin, seyrettiğimiz filmlerin içine gizlice zehirler atıyorsa insanların da melek ordularını kullanarak karşı taktikler geliştirmesi elbette mümkün. İnsan ve kainatın ana yapısı Kur’an uzere programlanmış. Kuran-ı Kerim sadece bilinçaltını değil tüm kainatı etkilemekte. Öyleyse niye Kur’an ayetleriyle bir Kur’an terapisinden söz edilmesin? Biz de sorularımıza cevap bulmak üzere bu konuda ufuk açıcı çalışmaları bulunan Gizli Telkinle Kur’an Terapisi kitabının yazarı Kubilay Aktaş ile Kur’an’ın telkin yapısı ve bilinçaltını etkilemesi konusunu ve subliminal kayıt tekniğini konuştuk. 

 
Bilinç altı işgal edilmiş bir insanlıktan bahsediyorsunuz. Bu nasıl oluyor ?
 
Bilinçaltı tıpkı bir tarla gibidir. düşünce tohumlarını yeşerdiği bir tarla. Bu insanda olan bir yasa. Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz gibi bir ilke. Ne düşünürseniz ne ile meşgul olursanız, onu bulursunuz. Cenabı Hakk’ın koyduğu bir kanun. İşte bunu keşf eden bazı menfi güçler malesef toplumlar üzerinde bu yapıyı kullanarak farklı düzlemde sinsice etkiler oluşutrmakda. Nasıl ki bugün genetiği ile oynanmış gıdalar bizimde genetik yapımızı etkiliyor,  Aynen bunun gibi, dinlediğiniz bir müziğin altında sizin duyamadığınız ses düzeyi ve dalga boyu ile yerleştirilimiş şeytanı öven, cinsellik, şiddet vs... kokan telkinler  negatif  telkinler olabilmekte. Hipnotik reklamlar ve 25 kare tekniklerini insanlar araştırsınlar. Gizli telkinler bugün sozde savunmada dahi kısmen kullanılmakda. Etkileşim ilkesi. Ama bu çok sinsice. Düşünsenize yemeğinizin tadını bozmadan içine zehir konulduğunu anlatmaya çalışıyorum. Onun için çocuklarınıza izlettiğiniZ çizgi flimler veya izlediğiniz flimler dinlediğiniz müzikler reklamlar altında gizli telkinler olabilir. Bunları fark edemezesiniz. Ama etkilerini yaşayabilirsiniz.  Ve bu o kadar artmış durumda ki… Tercihlerimize bakarısınız. Bazı şeyleri gerçekde siz mi tercih ediyorsunuz. Yoksa dolayısı ile tercihi o noktada yapmak için farklı etkilere mi maruz bıraklıyorsunuz? Bunun üstünde biraz tefekkür edin. Bugün Rusya’da hipnotik gizli telkinleri tespit eden dedektörlerden geçiyor flimler sonra izletiliyor. Şimdiki AKP Adana Milletvekili de bu konuda yasa taslağı hazırladı. Çünki insan bilinçaltı gizli yerleştirilen bu menfi telkinlerden etkilenip özgür tercih kullanmakda zorlanıyor. Hatta kullanamıyor. Gaz zehirlenmesi gibi tadı kokusu yok ama etkisi var.
 
Evrensel titreşim ve çekim yasası diye bir kavram geçiyor kitapta , bunu açar mısınız biraz?
 
Cenabı Hakk’ın yasaları varlıkdaki kanunları onun sıfatlarıdır. Evrensel çekim veya titreşim denilen yasada “Temizler temizlerle beraberdir.” ayeti çerçevesinden bakarsanız, siz hangi dua, hangi yaşam tarzı içinde iseniz onunla muamele onunla karşılık bulacaksınız demektir. Fizikde zıt kutublar birbirini çeker. Burada bir yasa var bir etkileşim var. İşte düşünceler de bir tür enerjidir. Onların da kendine ait bir rezonansları titreşimleri var. Ve o rezoans ile, o titireşim ile etlkileşime geçecek o kadar çok türevde mahluk var ki şu varoluş düzleminde. Örneğin siz elhamdülliah dediğiniz zaman sekine huzur melekleri ile kuvvetleri ile etkileşime geçiyorsunuz. Güzel gören güzel düşünür, güzel düşününen de hayatından lezzet alır. Hz. Mevlana der ki: “Arpa eken buğday biçmez.” Dolayısyla siz hangi zikirde hangi fikirde iseniz onu temsil eden varlıklarla veya varoluş düzlemi ile karşılaşacaksınız.  Şu varoluş duzlemindeki yapılar bizim niyetimize göre anlayışımıza göre şekil değiştiriyor, veya belirleniyor. Kuantumda buna potansiyel alan denir. Bu potansiyel alanı sizin yaptıklarınız duanız niyetleriniz vs.. gibi etkenler etkiliyor. Ve siz bir anlamda “Ellerinizle işlediklerinizden dolayı bunlar başınıza geldi” ayetine muhatab oluyorsunuz. Eller burada el anlamında değil,  işler düşünceler niyetler vs... anlamında.
 
Gizli Telkinle Kuran Terapisi kitabının kişisel gelişim kitaplarından farkı ne? Farkınız ne ?
 
Benim bahsettiğim çok farklı. Bu tamamı ile vahiy eksenli. Batı eksenli zihin eksenli değil. Arada dağlar kadar fark var. Onlarda sadece gaz var ve sonuç hüsran. Ama vahiyde gaz olmakla birlikte debriyaj ve fren de var. Yani orası sadece tek bir kuvveti almış. Çünki o işin cazip kısmı, popüler kısmı. Büyük zaatlar bahsetmişler kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye  ancak kuvve-i akliye ile dengelenir. Biz dua ederiz. Sonucu Allaha bırakırız. Tevekkül ilkesi vardır bizde. Vazifeyi yapıp netice-i ilahiye’ye karışmayız. Çünkü onun takdir ettiği en hayırlsıdır. Zaten  bunu yapmazsak direk sonuç depresyondur. Biz kuvvetin Hak’da Allah’da olduğunu biliriz. Bu tüm secretçıların atladığı kaçırdığı nokta burası. İnsanı kudret sahibi salt düşünceyi tek etken gibi gösteriyorlar. Hayır. Öyle değil. İlahi takdirler de var. Bu ihmal ediliyor. Düşünülmüyor. Niyetleriniz çok daha önemli. Onun için müminin niyeti amelinden hayırlıdır demişler. Başarıyı maddiyat ve zihin üzerine yükleyen batı zihninin bu tarz yaklaşımları  derin bilinçaltında hasarlara sebep olmakta. Bizdeki başarı kavramı farklı. O ihlastır. İhlasla yapılan amel kendi küçüktür ama Hakk katında büyük. Onlar ağacı görüyor. Biz ise tohumun içindeki ağacı.
 
Bu çalısma özünde Kur’an’ı farklı bır kulakla dinleme ve algılama üzerinde duruyor… Nasıl bir okuma tarzı bu? 
 
Öncelikle Kur’an’ın herseyi şifadır. Bizim yaptığımız sadece ayetlerın frekanslar yüklenerek bilinç altına aktarılması ile alakalı. Subliminal kayıt tekniği ile kişinin sorununa yönelik olan ayetlerin daha önce belki de fark etmediğimiz tarlamıza aktarılması.  Tabi çalısmada önce bilinçaltının arındırılması lazım. Temiz kaba suyu koyarlar ki içilebilsin.  Bu çalışma farklı türde bir okuma. Zihinsel düzlemdeki muattabiyetleri destekleyen takviye eden ayetleri bilincin kirlerine veya virüslü yapısına dokundurmadan direk bilinçaltı tarlasına eken bir çalışma. Düşünsenize bilgisayarınza virüs bulaşmış ve siz dünyanın en iyi programını yüklemeye çalışıyorsunuz. Program bozulmaz fakat istifadede eksiklikler olabilir. Âmak-ı hayal kitabında Raci’nin dediği gibi “Ey Rabbim seni kendime göre bilirim bunda bir sorun yok” İnsanlar öyle değil mi? Herkese kendi zihinsel filitrelerine göre bir anlayışı var. Ama diyor Raci “ Rabbim seni seninle bilmek isterim. Seni senin bildirdiğin gibi bilmek isterim.” Bu çalışmanın amacı bu. Sohbet-i Nebevi’deki nazarı düşünün; söz yok, ses yok. Ama en derin düzeyde mana aktarımı var.  
 
 
Bilinçaltımızın Hızır (a.s) ile seyahat etmesinden bahsediyorsunuz. Bunu nasıl başaracağız?
 
Hızır huzur ve  her mertebede hazır da olan manalarına gelir. Bilinçaltı bilinç ve kollektif bilinç ile uyum içinde olursa işte size macera ve keyf dolu bir hayat yolculuğu. Ruh beden zihin aynı düzlemde senkronize olursa yani tevhide gelirse orda nice alemler seyredilir ki Musa a.s’ın yaşadığı 3 imtahan bunun dengesi ile ilgili idi.  Burada kast edilen mana okumak değil, deneyimsel anlamda yaşamak. Çünkü Hızır a.s Musa a.s’ın duyduklarını veya sorduklarını hayat içinde ona deneyimletti. İlmel yakinden aynel yakin, hakkel yakine geçirtti. Bu konu ile ilgli telkin cd’lerinin altına yerleştirdiğimiz tevhid ile ilgili veya bu kıssa ile ilgili ayetler ister istemez farklı düzlemlerde bu veya benzeri manayı size uygun bir tarzda yaşatır. Kur’an ayetleri çekirdekler tohumlar gibidir. Sizin istidatlarınıza göre en uygunu ile şekillenir. Yeter ki temiz tarlaya onları ekelim.
 
Başkasının bilinçaltına girmek…Kitabda insan-ı kamil bilincine ulaşmış insanların bunu yaptığını söylüyorsunuz. Bu çok tuhaf geliyor kulağa, nasıl yani?
 
Bilgisayarda ana hard diske bağlı iseniz, dilediğiniz dosyaya girebilirsiniz. Rabbini bilen bir insan bütün alem mertebelerini tefekkür edebilir. Büyüklerin menkıbelerinde bunlar üstü kapalı da olsa anlatılır. Özellikle Hz. Geylani’nin yaşamında talebelerinin hallerini kendinde imiş gibi yaşıyor. Hz. Mevlana Şems ile tanıştıkdan sonra diğer dosyalara diğer insanların bilinçaltı düzlemine girebiliyor. Onların hallerini anlayabiliyor. Uzak değil. Uçuk bir şey de değil. Şeytan denilen yapı insanın kan ve damarlarına girebiliyorsa... Hz. insan neler yapamaz ki...  Peygamberlerin mucizeleri bakıyorsunuz benzeri noktada teknolojiye yansımış . Manyetik alanlar derin bir konu... bu gün teknolojide mikro dalgalarla zihinde holografik görüntüler sesler oluşturulabiliyorsunuz. Bunun deneyleri yapıldı. Düşünebiliyor musunuz; insanda dış bir etki ile görüntü oluşturulmasından ses duymasından bahs ediyorum. Kitleler üzerinde kollektif bilinç düzeyinde belli duygular, belli frekanslarlara oluşturulabiliyor. ve savunma teknolijisinde kullanılıyor. Psikotropik teknoloji olarak geçiyor. Tabi herkese etki etmez. Rabbini bilen ve hakikati yaşayan insan ancak müspet olandan alır... ve onu yaşar. O da ayrı.
 
Osmanlı’nın kullandığı rahtlatma müzikleri varmış . Acaba onlar da böyle telkinler kullanmış mıdır ?
 
Hayır, bu kullanılan teknoji 1950’lerde ses sistemleri ile gelişti. Osmanlı melodileri müziği kullanıyordu. Belli makamların belli duyguları açması ile ilgili... bizim ki daha farklı teknoji bilgisayar program dünyası ile ilgili. Biz frekansları ve müzik altına yerleştirilen belli dalga boyuna getirilmiş ayetleri kullanıyoruz. Ama müzik de önemli her türde müzik altına bu telkinleri yerleştirmiyoruz. Bunun belli kriterleri var. Kendi yaptığımız özel teta, alfa vs.. frekanslı müzikler var. 
 
 
Su bilinçaltını etkiliyormuş. Peki bu sadece suya mı has yoksa onun gibi başka maddelerde var mı ?
 
Su sesi, her türlü doğa sesi, biz çalışmalarımıza yıldız seslerini dahi kullanıyoruz. Burası derin bir konu. Ney sesi mesela bunu kullanıyoruz. Kuş sesleri yine bilinçaltında çok farklı etkilere sahip . Süleyman Peygamber’in kuş dilini bilmesi kısası tefekkür edilirse ordaki kuşların insan bilincinde neye baktığı üzerine açlımlar sağlanabilir.  Dalga sesleri, yağmur sesi bunların her biri bir zikir içinde. Mesela ya Cemil ya Celil denildiğinden bahs edilir dalgaların. Ayrıca bazı klasik müziklerin dahi çok olumlu etkileri var. Hatta hayvalarda yapılan deneyler var. Süt salgısını artırdığı insanı rahatlatığı ile ilgili. Malum bunlar zaten bilinen şeyler. Fakat bizim çalışmamızda esas kırılma noktası şu müziklerin altında kişinin sorununa yönelik gizlenmiş belli dalga boyuna getirilmiş ayetler ve bunların gizlenmesi müzik terapi değil yani Kur’an terapisi...
 
Sizce günün saatlerinin bize verdiği belli telkinler var mı ? Mesela  birçok insan zihninin seher vakti daha açık olduğunu söyler.
 
Kesinlikle var. Her bir vaktin hatta namaz vakitleri dönüm noktalarıdır; her birinin belli bir salınımı var. Belli duygu açılımları var. Her bir vakit bilinçaltında yeni bir klasörün açılımıdır. Onun için o süreçlere uyum sağlamak noktasında namaz, dua virdler çok önemli... 
 
 
Kitapta siz nasıl korunmamız gerektiğine karşı yöntemleri anlatmışınız. Peki günlük daha kolay uygulayabilceğimiz pratik metodlar var mı ? 
 
İbadeteler zaten bu konuda tartışmasız etkili. Hz. Peygamber’in yaşantısında çok örnekler bulunabilir. Bunlara ek televizyon olayını mümkün mertebe gündeminizden çıkarmanızı tavsiye ederim. Bir de dışarıya çıktığınızda kalbinizin üstünde kuran çalsın hemen mp3 ünüze yükleyin. Kalb hizanızda çalsın onun yaydığı o ses dalgaları EMF alanda çok ciddi koruma kalkanı oluşturacaktır. Özellikle belli sureler ve esmalardan bir kalkan oluşturabilirsiniz.
 
Çok farklı ve uyandırıcı bir söyleşi oldu. Çok teşekkür ediyor niyetlerinizin ve gayretlerinizin artarak kuvvetlendirilmesini diliyoruz.
 
Ben de teşekkür ederim konuya ilginiz için. Kur’an özel sayısına uygun düşmüştür dilerim.
 
 

Etiketler Telkinle - Kur'an - Terapisi - Revaçta! -
FaceBook ta paylaş
20120919163828 -
Özel Röportaj
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
Ahmet Özhan TYB İstanbul'da Muzaffer Ozak'ı Anlattı
Prof. Dr. Cevat Akşit TYB İstanbul'da Konuştu
Yeni Türkiye’nin Mefkûresi TYB İstanbul’da
Mustafa Ruhi Şirin: Modernite, çocukluğu üretir ve dönüştürür
TYB İstanbul Başkanı Bıyıklı: "İslam Dünyası Zor Günlerden Geçiyor"
SOSYOLOJİK DÜŞÜNCE ATLASI UFKUMUZU BULDURACAK
ÖYKÜCÜLER RÜYALARI HAKİKATİ İFADE ETMENİN BİR YOLU OLARAK KULLANIYOR
ŞEDDELİ ZENCİ ÖLÜM VAR HACİ İLE YÜZ YÜZE
İFTAR ÇADIRINA GEREK YOK!
İSLAM’IN PROTESTANLAŞTIRILMASI FİKRİ HAKİM KILINIYOR!
KEMALİST BİR ÜLKÜCÜLÜK TÜRETİLİYOR
BEN YAZMANIN DUA ETMEYE BENZEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM
HAZ ÇAĞINDA ANCAK ORGANİK ÇOCUK YETİŞİR!
GÖNÜL KİMİ SEVER İSE SULTAN ODUR
ZİHİNSEL BİR HİCRETE İHTİYACIMIZ VAR
CENNETE GÖTÜREN MÜZİKLERİ SEVİYORUM
YUVALARDA YANAN CANLAR VAR
SULTAN ABDÜLAZİZ İYİ RESSAMDI
EDEBİYAT MEVSİMİNİ MAHMUT BIYIKLI İLE KONUŞTUK
TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNİ KİM BELİRLİYOR?
BATI HİKAYESİZ BİZ FİLİMSİZ
İŞTE BENİM ŞAİR VE YAZARIM : ESRA ERKEÇ
FOTOĞRAFI KONUŞTURMAK SANATTIR
DERDİNİ AŞKLA MAYALAMAK
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
Üsküdar’dan Gelen Güzel Bir Dergi
 
KİTAP
 
Mustafa Uçurum: Muhtasar Cinnet Risalesi
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz