Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Gazete Kültür Arayüzlerimizle yüzleşebiliyor muyuz?
 

Arayüzlerimizle yüzleşebiliyor muyuz?
Yusuf Kaplan’dan harika yazı…
Ekleme Tarihi : 20120901182858 -

Hakikat yolculuğu: İlâhî ahlâk ve üç mertebesi

Ezelî tefekkür mirasımızın mimarı İbn Arabî Hazretleri ile çağdaş tefekkür mirasımızın mimarı Bediüzzaman Hazretlerinin nebevî miraslarını tevarüs ederek şu cümleyi kuruyorum: Hakikat keşfedilmeden Hakk’ka ulaşılamaz. Hakikati keşfetmenin yolu, hakikat yolculuğuna çıkmaktan ve Hakk’la buluşmaktan geçer. Zira Hakk, kendisini hakikatte dercetmiş, setretmiş ve tecellî ettirmiştir.

Bu, aynı zamanda bütün bir İslâm ilim, irfan ve hikmet mirasının özü ve özetini teşkil eden, “ilim, ma’lûm’a tâbi’dir” hakikatinin bir başka ifadesidir aslında.

Hakikatte dercedilen Hakk’ın bilinebilmesi, hakikatte katettiğimiz derecelere, mertebelere ve kemâl yolculuğumuzda aldığımız mesafeye bağlı olarak değişiklik arzeder.

***

 

Ancak fikr-i selîm’le ve kalb-i selîm’le kuşandıktan sonradır ki, zevk-i selîm’e ulaşmak mümkün olabilir. Zira aslolan zevk-i selîm’e ulaşabilmektir.

Fikr-i selîm’in nazarı, biliş’edir, söz’edir. Kalb-i selîm’in nazarı oluş’a, vicdan’a… Zevk-i selim’in nazarı ise varoluş’a, vecd’e, yani Hakk’ta yokoluşa, öz’e ve hakikatle hemhal oluşa, Hakk’a erişe…

Fikr-i selîm, hakikatle hemdert olma, kalb-i selim, hakikatle hemdost olma, zevk-i selim ise hakikatle hemhâl olma hâlidir.

Fikr-i selim hakikatin kişiye görünen yüzüdür. Kalb-i selim, kişiye hakikatin “gösterilen” yüzü; zevk-i selim ise hakikatin kişiye kendini “gösteren” yüzü.

Bütün bu hakikat yolculuğunu, fikr-i selim (=mekke) sürecinde, Allah’ın Celâl sıfatını; kalb-i selim (=medine) sürecinde Allah’ın Cemâl sıfatını; zevk-i selîm (=medeniyet) sürecinde ise Allah’ın Kemâl sıfatlarını harekete ve hayata geçirdiğimiz zaman gerçekleştirebilir ve Hak’la buluşabiliriz.

***

Bir mümin, Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmakla mükelleftir. Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak, iki -görünüşte- zıt eksenin birbiriyle irtibata geçerek, birbirinin içinde varedilebilmesiyle mümkün olabilir. Bu iki eksen, Allah’ın Celâl ve Cemâl sıfatlarıdır. Sonuç: Kemal’dir.

Burada bildik Hegelci diyalektik süreci işlettiğim düşünülebilir. Hemen söyleyeyim: Hiç ilgisi yok. Yok; çünkü Celal sürecine giren bir mümin, aynı zamanda Cemâl sürecinin izlerini de, Kemâl sürecinin izlerini de -görmese, elde edemese bile- hisseder, sezinler.

Çünkü hakikat yolculuğu, sürgit ribat hâlinde olmak, her dâim irtibatta bulunmak, dâimâ râbıta kurmak demektir: Rabıta üstüne rabıta kurma mücadelesi; düğüm üzerine düğüm çözme cehdi; bir irtibattan başka bir mertebeye geçebilme mücahedesidir hakikat yolculuğu.

***

İşte ilâhî ahlâka ancak bu ardışık ve eşzamanlı yolculukla birlikte ulaşılabilir. İlâhî ahlâkın, insanı en kâmil, en zirve noktaya ulaştırması ancak böyle mümkün olabilir: En zirve nokta, kulluk / ubûdiyet makamıdır: Ubûdiyet makamı, Rubûbiyete nazar eder: Rubûbiyete nazar edebilen bir kul, kendini aşar, kendinden taşar ve başka dünyalara ulaşır.

***

Celâl sıfatı ile Cemâl sıfatı arasındaki ilişki, Tenzih ile Teşbih, Vâhidiyet ile Ehadiyet arasındaki ilişkidir: Celâl ile Cemâl sıfatı arasındaki ilişki, bizi Kemâl’e; Tenzih ile Teşbih arasındaki ilişki, bizi Tevhid’e; Vahidiyet ile Ehadiyet arasındaki ilişki ise bizi Vahdet’e ulaştırır.

***

Biz beşerler için, bu sıfatlar, vasıflar ve kutuplar, ilk bakışta zıttır, zıt görünür. Ama hakikatte, Hakkın katında, Celâl ve Cemâl sıfatlarında da, Tenzih ve Teşbih Vasıflarında da, Vâhidiyet ve Ehadiyet kutuplarında da bir zıtlık yoktur.

***

Celâl ve Cemâl sıfatları, Hakk’ın Kemâl sıfatlarının açılımıdır ve vahyî medeniyetin mekke ve medine süreçlerini besleyen iki temel sütununu teşkil eder. Yani aslolan Kemâl sıfatlarıyla mücehhez olmak, Kemâl sıfatlarının sırrına ererek, Hakk’ın ameliyeye nazar eden vechini teşkil eden ve Hakk’tan neşet eden Hayy’dan gelen, Hayy’la gelen ve Hayy’la dile gelen hayatın hakikati’ne vücut buldurtmak (amel’iye), Hakk’ın nazariyeye bakan veçhini teşkil eden Hakk’tan gelen, Hakk’la gelen Hakk’la dile gelen hakikatin hayatını vücut oldurtmaktır.

***

Yaratılışımız Celâl sıfatının sırrına binaen gerçekleşir. Ölümümüz ise, Cemâl sıfatının sırrına binaen.

İnsanın yaratılışı, aslında Hakk’tan kopuşu, hakikatin türlü veçheleriyle, acı ve tatlı, iyi ve kötü, hayır ve şer, doğru ve yanlış, yanısıra da bunların arasındaki sayısız yüzleriyle ve arayüzleriyle yüzleşebilmesi için gerçekleşmiştir.

İnsanın ölümü ise Hak’la buluşma yolculuğunun başlangıcıdır, yani “doğuş”udur. Ölüm, bitiş değil, başlangıçtır: Hakikate bihakkın eriş ve Hakk’la buluşma yolculuğunun bidayeti…

 

Yusuf Kaplan

Yeni Şafak


Etiketler Arayüzlerimizle - yüzleşebiliyor - muyuz? -
FaceBook ta paylaş
20120901182858 -
Gazete Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
ERCİYESİN ZİRVESİNDE EDEBİYAT ESİNTİSİ
MEHMET DOĞAN'DAN GÖKÇEK'E ELEŞTİRİ
HAŞMET BABAOĞLU: SEZAİ KARAKOÇ'UN DÜŞÜNCESİNİ TANIMASAYDIM YAZIK OLURDU!
KİMSESİZLER YURDUNDA AÇAN ÇİÇEK!
MURAT MENTEŞ'İN YENİ ROMANINI TOPLUM İÇİNDE OKUMAYIN!
İBRAHİM TENEKECİ, İBRAHİM PAŞALI'YI YAZDI
İBRAHİM TENEKECİ AHMET MURAT'I YAZDI: İSMİNİ ANARSAM SERİNLİYORUM
İBRAHİM TENEKECİ'DEN SONRA NE OLACAK?
MURAT MENTEŞ: ALEVİLER DÜNYA AHİRET KARDEŞLERİM
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ
Hamidoloji kulağa hoş geliyor!
Çağrı'yı tekrar çekmek yürek ister!
İki yazı iki duruş!
“120 yaşına kadar yaşayacaksak…”
Ses peyzajı: Hakikatin anayurdu
Arayüzlerimizle yüzleşebiliyor muyuz?
Eller ruhun aynasıdır!
Bütün kavşakları tutmuş ...klar
Abdurrahim Karakoç bir Türkiye sevdalısı!
Sizin bir bahçeniz var öyle mi?
Amacımız Kur’ân’a ve Sünnet’e gitmek!
Kalbin Direnişi ne asil direniş!
Kocaya secde en güzel bişey
Dizilerdeki Üç Tehlike: Masa, Kasa, Nisa
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
Üsküdar’dan Gelen Güzel Bir Dergi
 
KİTAP
 
Mustafa Uçurum: Muhtasar Cinnet Risalesi
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz