Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Gezi Kültür Şam güzellikler şehri!
 

Şam güzellikler şehri!
Mehmet Emin Ay hocamızdan nefis bir Şam yazısı
Ekleme Tarihi : 20091221050249 -

 

Hz. Peygamber (sav)’in duasını aldıktan sonra ise Şam artık pek çok sahabinin, Mekke ve Medine dışında yaşamayı düşündükleri zaman ilk tercih ettikleri mekan oldu. Nitekim yazımızın ilerleyen bölümlerinde bu sahabileri teker teker sizlere tanıtmaya çalışacağız.


Önce bir nebze Şam isminden ve Şam şehrinden bahsetmek istiyorum. Şam dilimize “Bilad-ı Şam” tabirinin kısaltılmış şekliyle sadece Şam olarak intikal ettiği için bazen bu şehir ismini sadece bir şehrin adı olarak düşünme yanılgısını yaşıyoruz. Şöyle ki, Şam bir coğrafyanın adıdır; ve bu coğrafya, şu anki Şam, Halep, Humus, Hama… şehirlerini kapsadığı gibi bu coğrafyanın bir ucunun Kahramanmaraş, Gaziantep sınırlarına kadar uzadığını söyleyen tarihçiler bile vardır. Demek ki Sevgili Peygamberimizin duası, sadece şu anki Şam şehrine değil, Şam’ı da içine alan geniş bir coğrafyaya yöneliktir. Nitekim Şam şehrinin yanıbaşındaki Halep, Humus, Hama da gerçekten bu duanın muhatabı olmanın verdiği manevi özelliklerini iyiden iyiye hissettiren şehirlerdir.


Meselenin bir başka yönü daha var. Bizlerin Şam olarak bildiği şehrin uluslararası ismi Damascus. Arap alemindeki ismi ise Dimaşk… Türkiye için Ankara ne ise Suriye için de Dimaşk öyle… Dimaşk, tarihi Roma Krallığı dönemlerine dayanan kadim bir şehir. Şehrin ismini ipekböceği anlamına gelen Dımask’tan aldığını söyleyen tarihçiler var.


Tarihi süreç içinde çeşitli milletlerin Dimaşk’ı sahiplenmesi şehre dinî ve kültürel anlamda zenginlik üstüne zenginlik kazandırmıştır diyebiliriz. Özellikle Emeviler döneminde idare merkezi olması, Osmanlıların ise Peygamber duasına mahzar olan bu topraklara özel bir ehemmiyet vermeleri, Dimaşk’ın her zaman ön plana çıkmasını sağlamıştır.


Yazımızın bundan sonraki satırlarında biz yine Dimaşk’ı “Şam” olarak analım isterseniz. Şimdi bir İslam ülkesinin başkentinden objektiflerimize, zihnimize ve gönlümüze yansıyan güzelliklerinden bahsetmenin vaktidir.


Genel Özellikleriyle Şam
Şam şehri, İslam ülkeleri başkentleri içinde farklı özellikleriyle dikkat çeken bir şehir. Farklılıklarına gelince: Bir kere diğer başkentlerde olmayan bir eğitim-öğretim geleneği var Şam’da… İslam Medeniyetinin önemli bir parçasını teşkil eden eğitim-öğretim müesseselerinin yaşayan en güzel örneklerinden birini Şam’ın meşhur Medresetü’n-Nur müessesesi oluşturuyor. Buraya dünyanın dört bir yanından gelen Müslüman ya da gayr-i müslim ilim yolcuları, başta Arapça olmak üzere, İslami İlimleri tahsil edebiliyorlar. Bu tahsil süreci hemen herkesin rahatlıkla karşılayabilecekleri meblağlar mukabilinde verildiği için, Şam böylesi bir eğitim-öğretim merkezi olarak farklılık arzediyor tabiatiyle…


Şam’ın önemli özelliklerinden biri de, diğer İslam ülkeleri başkentlerinde gözlenebilen “tarihî eserlerin kıymetinin bilinmemesi” problemini yaşamamış olmasıdır. Baas rejiminin, -hangi saikle yaptığı bilinmez ama- tarihi eserleri böylesine özenle koruması doğrusu insanı şaşırtacak derecede… Bugün şehrin ortasında, merhum ecdadımızın Hicaz Demiryolu Projesinin önemli bir ayağı olan Şam Tren İstasyonu binasının ve avlusundaki lokomotifin bakımlı bir şekilde muhafaza edilmiş olması buna sadece bir örnek olarak zikredilebilir.
Şam, şehir planını Fransızların yaptığı ve birbirine paralel geniş bulvarlar vasıtasıyla sizi merkeze kolaylıkla ulaştıran özelliğiyle de dikkat çekiyor. Şehir kalabalık ve trafik sıkışık olsa da doğrusu bu geniş caddeleri şehir içi trafiğe önemli ölçüde nefes aldırıyor.


Şam’da Medfun Sahabiler
Şam denilince akla hemen Bilal-i Habeşi (ra) Hz.leri gelir. Bu değerli peygamber aşığı, Resul-i Ekrem Efendimiz ahirete irtihal edince Medine’de kalamamış ve Şam’a yerleşmişti. Rivayet olunur ki, Şam’daki ikamet günlerinde bir gece rüyasında sevgili Peygamberimizi görür. Efendimiz ona, “Ey Bilal! Uzaklara gittin, artık bizi ziyarete gelmez oldun” der. Hemen yola revan olan Hz. Bilal Medine’ye ulaşır ve Ruh-i Nebi’yi –sağlığında olduğu gibi- şimdi de okuduğu ezanla mesrur etmek ister. Tarifsiz bir hasret, bir iştiyak ve gönülleri titreten sadasıyla okuduğu ezanı duyan Medine halkını büyük bir heyecan kaplar. Sanki Resul-i Ekrem yeniden hayata dönmüş ve Bilal, yine o muhrik, yine o mest eden ezanlarından birini okumaktadır… Mescid-i Nebevi, bu ezana koşup gelen müminlerle dolup taşar. Hasret giderir Hz. Bilal, “Efendim!” diyerek yandığı, adını anarken dizlerinde derman kalmadığı Peygamberiyle kabri başında… Hasret giderir, O’nun değerli ashabıyla, doyasıya… ve yeniden Şam’a döner; hayatının sonuna dek bir daha ayrılmamak üzere…


Şam şehrinde kendisinden bahsetmemiz gereken ikinci sahabi Hz. Ebu’d-Derda’ (ra) dır. Çünkü bu değerli sahabi aynı zamanda önemli bir görevle bu şehre gönderilmiş ve hayatının sonuna dek burada ikamet etmiştir. Hz. Ömer zamanında Kadı olarak Şam’a gönderilen bu kıymetli sahabinin kabrini ancak rehberler vasıtasıyla bulmak mümkün. Çünkü Şam Kalesi surlarının alt kısmında küçük bir mescidin içinde medfun bulunuyor.


Yine Hz. Peygamber (sav) tarafından “Kediciklerin Babası” olarak nitelenen ve İslam tarihinde en çok hadis rivayet eden sahabi olarak ünlenen Ebu Hureyre (ra) Hz.leri de Şam’da Hamidiye Çarşısı denilen kapalı çarşının bir köşesinde mütevazı kabrinde yatıyor.


Şam’a “Ashab-ı Kiram Yatağı” diyenler mübalağa etmiş olmazlar. Çünkü burada, Sevgili Peygamberimize eş olma şerefine nail olan Ezvac-ı Tahirat’tan validelerimiz Hz. Hafsa (ra), Hz. Ümmü Habibe (ra) ve Hz. Ümmü Seleme (ra) Şam’ın en büyük kabristanında medfun bulunuyorlar. Yine kendisi vesilesiyle Abese suresinin nazil olduğu âmâ sahabi Hz. Abdullah b. Ümmi Mektum (ra), Hz. Dihyetü’l-Kelbî, Cafer-i Tayyar’ın oğlu Abdullah ve Ehl-i Beyt’ten pek çok sahabi evladı ve torunları da bu kabristandaki türbelerindeler.


Şam, bağrında barındırdığı her biri bir yıldız mesabesindeki sahabilerle, veli kullarla böylesine bir şöhretin sahibi olmakla kalmıyor, aynı zamanda tarih içinde yaşamış önemli şahsiyetlere de ev sahipliği yapıyor. Şüphesiz onların başında ünlü komutan Selahaddin-i Eyyubi gelmekte… Emevi Camii’nin yanıbaşındaki türbesinde medfun bulunan bu şanlı komutanın yanı sıra, gurbette vefat eden ve Türk asıllı Şam esnafının aralarında topladıkları paralarla bu şehre getirilip cenazesi defnedilen Osmanlı Sultanlarından Sultan Vahîdeddin ve birçok yakını da burada, Süleymaniye Camii Külliyesi içindeki kabristanda bulunuyorlar
Son olarak Şam ile özdeşleşen bir mabedden bahsederek konuyu tamamlamak istiyorum: Emevi Camii… Değerli İslam alimi İmam Gazali’nin 11 yıl inziva hayatı yaşayarak ünlü eseri İhya’yı yazdığı mekandır bu mabed… Yine Hz. Yahya (as) ve Hz. Hüseyin (ra)’ın şehid edilmelerinden sonra büyük bir fecaatle kesilen başlarının hüzün dolu yolculuklardan sonra getirilip defnedildiği kabirlerin de ev sahibidir Emevi Camii…


Şanlı ecdadımızın özel ihtimam gösterdiği ve camiler, imarethaneler, çarşılar, hanlar ve türbeler yaparak sonraki nesillere geçmişten esintilerin gelmesine vesile oldukları bu tarihi şehir hakkında aslında daha yazılacak çok şey olduğunu söyleyebiliriz. İyisi mi, siz son zamanlarda gittikçe artan organizasyonlardan birisine dahil olarak bir Şam seyahati gerçekleştirin ve bu güzellikleri bizzat yaşayın.


Sağlıcakla kalınız efendim.


 


Etiketler Şam - güzellikler - şehri! -
FaceBook ta paylaş
20091221050249 -
Gezi Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
BEYAZ MÜSLÜMAN OLMAK; KENYA'DA...
Önce refik sonra tarik
Kable’r-refik ayne’t-tarik
Derebağın suyu başka!
Doğu Ekspresi bizim ordan geçer!
Medinem beni kabul eder mi?
Yahyalı'da bir şelale
Kırılmış bir vatanın gözyaşları
Galata kulesine çıktınız mı hiç ?
Daha gezecek çok yer var!
Şehirler onarır bizi!
Abdulhamit'in sırları burada!
Habib-i Neccar'da neler gördüm
İşi gücü gezmek!
Bugün ben bir güzel gördüm!
İnsan niçin seyahat eder?
Her Fotoğrafçı bir gezgindir!
Yeryüzünde gezmemiz öğütlenmiştir!
Frankfurt Notları
Şam güzellikler şehri!
İran'ı mutlaka gezmeli
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
Üsküdar’dan Gelen Güzel Bir Dergi
 
KİTAP
 
Mustafa Uçurum: Muhtasar Cinnet Risalesi
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz