Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Gezi Kültür Habib-i Neccar'da neler gördüm
 

Habib-i Neccar'da neler gördüm
Gezip görülen her şehir farklı bir etki yapar insanın dünyasında. Ara sıra diyorum kendi kendime : “Asi gerçekten de ters mi akıyor?”.
Ekleme Tarihi : 20100321110232 -

FATİH MEHMET MİRZA / HABERKÜLTÜR

İstanbul’dan Hatay’a uzanan bir serüvendi bu yaşanılacak olanlar.

Uzun bir otobüs yolculuğunun ardından, bir zamanlar ayrı bir cumhuriyet olan, üç büyük din için oldukça önemli, tarihi zenginliği bünyesinde barındıran bir şehre, Hatay’a ulaşmıştık.

Hatay Türkiye’nin en eski yerleşim merkezlerinden birisi. Bu arada çok fazla bilgi kalabalığı yapmayacağımın müjdesini şimdiden vereyim.  Kısaca bir Hatay Cumhuriyeti’nden bahsedip kaldığımız yerden gezimize devam edeceğiz.

Mondros Mütarekesinden sonra Fransız işgaline uğrayan ve 1921 yılında Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında kalan Antakya, İskenderun ve havalisinde İskenderun Sancağı adıyla bir yönetim kurulmuştur. 2 Eylül 1938'de bu Sancak'ta kurulan "Hatay Cumhuriyeti”, 23 Haziran 1939 yılında Türkiye Cumhuriyeti'ne ilhak kararı almıştır. 23 Temmuz 1939'da "Hatay" adıyla bir vilâyet olarak Türkiye Cumhuriyeti'ne katılmıştır. İşte Hatay’ın ülkemizin topraklarına katılma hikâyesi böyle olmuştur.

Pozantı  yolundan şehre ulaşmıştık. Şehre vardığınızda şehir sizi tarihi zenginliğini belli eden figürler ile karşılıyor. Şehir merkezindeki yolları birbirine bağlayan ortasında büyük havuzların olduğu dönel kavşaklar mevcut. Merkez yoldan devam ederek Asi nehrine ulaşıyorsunuz. Nehrin hemen yanında mozaik koleksiyonlarını barındıran dünyanın ikinci büyük arkeoloji müzesi bulunmakta. Ben ve arkadaşlarım tam da müzenin kapanma saatinde oraya vardığımızı öğreniyoruz.

Müze görevlilerine bin rica edip on beş dakika gezme iznini koparıyoruz, malum İstanbul neresi Hatay neresi bir daha gelir miyiz bilemem. Koşuşturma şeklinde dünyanın ikinci büyük arkeoloji müzesi nasıl gezilir siz tahmin edin artık. Hızlı bir şekilde fotoğraflarını çekiyoruz sonra detaylı bakarız diye. Müzede dikkatimi çeken bir husus, lahitlerin etrafında portakal ağaçlarının olmasıydı. Özel bir nedeni var mıydı bilemiyorum. Müzeden sonra kalacağımız yere doğru yöneliyoruz.

Şehrin yedi yüz bine yakın nüfusu var ama nerede bu insanlar demeden edemiyorum. Asi nehrinin hemen yakınlarında bir yere götürülüyoruz geceyi geçirmek için. Hoş, sade bir mekân. Çantalarımızı koyup şehri keşfe çıkıyoruz. Asi nehri ters akar derler, doğrusu bunu ben fark edemedim. Çamur renginde bir suyu var Asi’nin, üzerine Boğaziçi Köprüsünü andıran bir köprü yapmışlar; ama yayalara has. Köprü ışıklarıyla bir hava katmış Asi’ye ve Hatay’a. Madem Hatay’a geldik o zaman da künefe yemeden gidilmez diyor arkadaşlarım. Hemen Hatay’ın en ünlü künefecisine gidiyoruz (Oradaki az olan halkın yalancısıyız) Kral künefe adı, reklam olmamıştır umarım. Künefelerimizi yedikten sonra, Hatay’da nereye gidilir oturulur, ne yapılır diye arkadaşlarımla birbirimize bakarken, hemen oracıkta bulunan polislere soruveriyoruz. Cevaplar bizi oldukça şaşırtıyor aslında.

“Affedersiniz memur bey, biz İstanbul’dan geliyoruz acaba burada oturup güzel vakit geçirebileceğimiz nezih bir ortam var mı?”

Polis öncelikle misafiri ağırlama terbiyesini takınarak “Hoş geldiniz” diyerek sorumuzu yanıtlıyor.

“Burada lokantalar ve cafeler var, ayrıca künefeciler var. Lokantalar ve cafeler içkilidir, künefeciler içkisiz.”

Polis neden böyle bir ayrıntıya girmişti doğrusu pek de anlamamıştım. “İçkili-içkisiz”

Arkadaşlarımdan birisi “İçkisiz bir yer yok mu?” dediğinde, polisin “hayır” cevabı bizi oldukça şaşırtmıştı. Bizlerde misafir edasıyla teşekkürümüzü edip Hatay caddelerinde dolaşmaya başladık. Neyse ki bir süre sonra çok güzel bir çınar altı bulduk, çaylarımızı içtik, sohbetimizi yaptık.

Gecenin ilerleyen saatlerinde yol yorgunluğu etkisini giderek göstermeye başlamıştı.  İstirahat vakti gelmişti ve öyle de oldu.

Hatay, İslamiyet, Hıristiyanlık, Musevilik açısından önemli bir şehir. Burada dünyanın ilk mağara kilisesi olan “Sen Piyer Kilisesi” Hıristiyanlarca haç yeri olarak kabul edilmekte olup her yıl 29 Haziran günü Katolik kilisesi tarafından ayin düzenlenmektedir.  Aynı zamanda Anadolu’da yapılan ilk camii olan adını da bünyesindeki zattan alan Habib-i Neccar Cami bulunmaktadır. Kuran’ı Kerim’deki Yasin Suresinde geçen: "Sizden hiçbir ücret talep etmeden Hak dinini anlatan bu elçilerin söylediklerine uyun" sözünü söyleyen kişinin Habib-i Neccar olduğu söylenmektedir. Camii içinde Hz. İsa’nın havarilerinden olan “Yuhanna ve Pavlos”un mezarları da mevcuttur.

Şehir birçok popüler diziye de ev sahipliği yapmış ve yapmakta. Bu da farklı etnik kökene sahip insanları ve kültürleri bünyesinde barındırmasından olsa gerek.

Hatay’da akşam kimseyi göremezken gündüz ise tam tersi bir durum yaşanmıştı. Şehir merkezi olarak kabul edilen Arkeoloji müzesinin civarı insanlar tarafından hınca hınç doldurulmuştu. Ayrıca şehirde Suriye ile sınır kapısı olduğundan farklı kültürlere ait değerleri iç içe bulmak mümkündü. Süryani esintisiyle karışık, Arap ve Türk imajı hâkimdi şehre.

Gezip görülen her şehir farklı bir etki yapar insanın dünyasında. Ara sıra diyorum kendi kendime : “Asi gerçekten de ters mi akıyor?”. 

Yelkenler Fora… 

 

 


Etiketler Habib-i - Neccar'da - neler - gördüm -
FaceBook ta paylaş
20100321110232 -
Gezi Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
BEYAZ MÜSLÜMAN OLMAK; KENYA'DA...
Önce refik sonra tarik
Kable’r-refik ayne’t-tarik
Derebağın suyu başka!
Doğu Ekspresi bizim ordan geçer!
Medinem beni kabul eder mi?
Yahyalı'da bir şelale
Kırılmış bir vatanın gözyaşları
Galata kulesine çıktınız mı hiç ?
Daha gezecek çok yer var!
Şehirler onarır bizi!
Abdulhamit'in sırları burada!
Habib-i Neccar'da neler gördüm
İşi gücü gezmek!
Bugün ben bir güzel gördüm!
İnsan niçin seyahat eder?
Her Fotoğrafçı bir gezgindir!
Yeryüzünde gezmemiz öğütlenmiştir!
Frankfurt Notları
Şam güzellikler şehri!
İran'ı mutlaka gezmeli
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
Üsküdar’dan Gelen Güzel Bir Dergi
 
KİTAP
 
Mustafa Uçurum: Muhtasar Cinnet Risalesi
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz