Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Hayat Kültür 160 yıl yaşadı Zaro Ağa
 

160 yıl yaşadı Zaro Ağa
10 Padişah 28 Veziri azam gördü...
Ekleme Tarihi : 20100303065823 -

NİDAYİ SEVİM / HABERKÜLTÜR

Eski bir masaldır. Binyıldan fazla yaşayan Nuh Peygamber’e “Dünya’da ne gördün?”  diye sormuşlar. Nuh Peygamber gülümsemiş: “Dünya iki kapılı  bir han, girmemle çıkmam bir oldu. İçeride ne olduğunu görmeye vakit mi kaldı” demiş. Eskiler yaşlandıkça yaşama özlemi daha da artar derler. Doğrudur da.

Eyüp Sultan Camii arkasından, Kaşgari dergâhına çıkarken yolun ikiye ayrıldığı yerde sol tarafta bir mezar taşı var. Başlığı Osmanlı dönemine ait, Hamidi veya Azizi fesli mezar taşı. Üzerine yazılan yazı ise Türkçe “160 yaşında ölen Bitlisli Şemsi Ağa oğlu Zaro Ağa”. Bu ilginç mezar taşına ilk baktığınızda bir yanlışlık olduğunu düşünebilirsiniz. 160 sene dile kolay. Günümüz Türkiye’sinde yaş ortalamasının 65 olduğu düşünüldüğünde bu kadar uzun süre yaşayan adam olur mu? Diye insan düşünmeden edemiyor elbette.  Ama hayır biraz araştırma yaptığınızda belki 5–10 sene yanılma payı ile bu tarihin doğru olduğunu anlıyorsunuz. İsterseniz Zaro Ağa’nın ilginç ve bir o kadar da ibret verici hayat hikâyesine bir göz atalım ne dersiniz?

1774’ten 1934’e uzanan 160 yıllık yolculuk

Şemsi oğlu Zaro Ağa, 1774’te Bitlis’in Mutki kazasının Meydan köyünde doğdu. Köydeki hayatına dair fazlaca bilgi yok. İstanbul’a geldiği tarihte kesin belli değil. Her Güneydoğu Anadolu insanı gibi O da baba, dede mesleği olan hamallığı tercih etmiş gücü elverdiği ölçüde bu işini yapmaya çalışmış. Kendisi ile yapılan söyleşilerde, 1800’lerin başlarında Selimiye kışlasının yapımında çalıştığını, 1853 yılında yapılan Ortaköy Camii inşaatında taş taşıdığından söz etmiştir. 1826’da yeniçeriliğin kaldırılışı sırasında bu ocakta olduğunu ancak kıyımdan Ayasofya’nın altındaki zindanlara saklanarak kurtulduğundan söz eder.

Kahramanımızın yaşı ilerledikçe ünü de günden güne yayılmaya başlar. 

Reklam Yıldızı  Zaro Ağa

Bir müddet sanayi nefise mektebinde öğrencilere modellik yaptıktan sonra, tek parti dönemi yöneticileri o günün ağır ekonomik koşulları altında ezilirken Zaro Ağayı keşfeder. Milli iktisat ve tasarruf cemiyeti marifeti ile bir reklâm kampanyası organize edilerek Zaro Ağa’dan istifade edilir. Günümüzdeki fındık reklâmlarının serüveni bu kampanyada hazırlanan kartpostallarla başlar. Bir yüzünde Zaro Ağanın iki kadın ortasında duran resmi diğer yüzünde ise

“Kim Zaro Ağa gibi Türk üzümü ve fındığı yerse zeytinyağı ve İzmir inciri ile sindirim sistemini harekete geçirirse onun gibi bu yaşta sağlıklı olur.” ibaresi bulunan bu kartpostallar Macaristan’da dört dile çevrilerek tüm dünyaya dağıtılır. 

Zaro Ağa Amerikada

Hamallık, modellik, reklâm yıldızlığı derken bu kez Tophane’de yıkık dökük harabede onuncu eşi Kudert hanımla kendi halinde oturan Zaro Ağa’yı bu sefer Amerika seyahati bekler.  Her dönemde olduğu gibi o dönemde de Zaro Ağanın bu durumundan yararlanmak isteyen fırsat ve çıkar düşkünü insanlar vakit kaybetmeden harekete geçer. Bu umut tüccarları türlü vaatlerle kandırdıkları Zaro Ağayı ikna edip gemi ile önce İzmir’e oradan Avrupa’ya götürürler. Avrupa da biraz ısınma turları yaptıktan sonra Amerika’nın yolunu tutarlar ve artık Zaro Ağa Amerika’da gazetelerin başköşesindedir.

Basın ordusu onun her hareketini takip etmektedir. Ne yediği, ne içtiği, ne giydiği vs. Röportajlar, toplantılar ve geceler birbirini izler. Burada birde kaza geçirir. Hafızasında kalıcı bir hasar olsa da vücudu hala sapasağlamdır. Geçirdiği kaza ve yorucu seyahatten sonra zaten oradaki görevi de biten Zaro Ağa vaat edilen hiç bir şeyi alamadan meteliksiz geri döner. Döndüğünde eşi Kudret hanımda vefat etmiştir. Ağa’nın ömür ağacında kalan son yapraklarda dökülmüş, kaçınılmaz son 160 sene sonra da olsa nihayet gelip çatmıştır. 
 

10 Padişah 28 Veziri azam gördü

Doğduğu yıl Osmanlı  İmparatorluğu tahtında I. Abdülhamit oturmaktadır yani Zaro Ağa kısacık ömründe bir imparatorluk, on padişah, yirmiseliz veziri azam, bir cumhuriyet, iki reisi cumhur, beş başbakan, onlarca savaş ve yalnızca on tanecik evlilik görmüştür.

28 Haziran 1934 günü  hayata veda etmiştir. Zaro Ağa’nın vefat ettiği Şişli Etfal Hastanesi’ne bütün çocukları, torunları, torunlarının torunları gelmiştir. Bir torunu feryatlar ederek şunları söylüyordu: “Hoy, hooy, dünyaya doyamadan gettii!”  

Bir cumartesi günü uzun yıllar kapısında ser-hademelik yaptığı belediyenin 112 no’lu kamyonuna konulan Zaro Ağa yaşamının en uzun yolculuğuna çıkar. Ama bu kez yolu düşler ülkesi Amerika’dan geçmez. Cenaze arabası Eyüp Sultan’a doğru ilerler. Eyüp Sultan tepesine doğru ilerlerken iki yolun kesiştiği yerde yeşil servilerin altında durur. Eyüp Sultan kabristanının nicelerini bağrında barındıran o sessiz ve suskun cemaati; oldukça geç kalmış bu dünya yolcusunu da arasına katar. Dünya, bir garip Zaro Ağa’ya da kalmamıştır. 

Çok  yaşamak mı bereketli yaşamak mı?

Zaro Ağanın ibret verici hayat hikâyesi ister istemez insanı ömrün ölçüsü üzerine düşünmeye sevk ediyor. Günümüzde tıp dünyası insan ömrünün daha ne kadar uzatılabileceğini araştıra dursun. Biz tarihte kısa gibi görünen fakat bereketli, anlamlı ve dolu dolu yaşanan hayatlara kısaca bir göz atalım.

 
Çağ açıp, çağ kapatan, Avrupa ve Asya’nın komutanı, Fatih Sultan Mehmed. Siyasal başarılarını, mutasavvıf-şair-âlim vasfıyla bıraktığı eserleri saymayalım. 23 yaşında Bizans’tan alarak bizlere armağan ettiği ve bugün çok da kıymetini bilmediğimiz şu dünya başkenti, gözbebeğimiz İstanbul için ne diyelim?.. O büyük Hükümdar vefat ettiği yıl henüz 49 yaşındaydı…  

50 yaşında Hakk’a yürüyen Yavuz Sultan Selim Hân, 8 yıllık saltanat döneminde İran, Irak ve Hicaz’ı Osmanlı sınırlarına katarak, tüm İslâm  Âlemi’nin liderliği anlamına gelen “Hilafet” makamını İstanbul’a getiren padişahtır. Ardında bunca zafer ve Muhteşem Süleyman’ı bırakıp ebedî âleme göçmüştü…  

14 ünde tahtta 27sinde ukba da

14 yaşında tahta çıkan, 27 yaşında vefat eden âlim-şair-mutasavvıf Sultan Birinci Ahmet…  İsterseniz yaptığı siyasî antlaşmaları, getirdiği yeni saray törelerini, bir divançeyi ve daha birçok siyasal hizmeti saymayalım. Ya 27 yıllık ömrünün sonunda, inşaatında bizzat bir amele gibi çalıştığı o eşsiz âbide Sultanahmet Camii’ne ne demeli?..  

Ömer Seyfettin, 36 yaşında,  Şeyh Galip, 42 yaşında terk edip gitti fâni dünyayı. Ziya Osman Saba 47, Kâtip Çelebi, Ahmet Haşim 48 yaşlarında onca “Edebî Eseri” arkalarında bırakıp “dön emri”ne uydular…  

Soyadları  gibi kaderleri de aynı

Görev yaptığı bölgelerde halka olan yakınlığı, kişiliği, sıra dışı fikirleri ve enerjisiyle yaşadığı dönemde Süper Vali olarak anılan şimdi ise, milletimizin gönlünde taht kurup efsane vali olarak yaşayan Recep Yazıcıoğlu’da ebedi âleme göç ettiğinde 55 yaşında idi…

Ömrünü milletinin gelişimine adamış, onun saadetinden başka bir düşüncesi olmamış, onurlu duruşu, örnek mücadelesi, çileli yaşamı gençliğe ilham kaynağı olmuş ve üşüyorum şiiri ile milyonları gözyaşlarına boğarak özlediği Rabbine kavuştuğunda Muhsin Yazıcıoğlu ağabeyimiz de 55 yaşından fazla değildi…

Nihayet âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Efendimiz (s.a.v.) sonsuzluk âlemine hicretlerinde sadece 63 yaşında idiler…  
 
O halde ömrün ölçüsü; insan hayatının yayıldığı zaman dilimi olmayıp, bu dünyada yaptığı hizmet ve himmettir. Geride bıraktığı
eser de, o hizmetin noter senedidir… Bereketli ve feyizli bir yaşam dileği ile… 

 

 


Etiketler 160 - yıl - yaşadı - Zaro - Ağa -
FaceBook ta paylaş
20100303065823 -
Hayat Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
Yedi Tepe Yedi Mekan Genç Edebiyat Festivali’nde Orhan Kemal Günü
Erol Erdoğan, Günbegün Kitabını Anlatacak
PARİS’İN EN ÇOK İSTANBUL'A DÖNÜŞÜNÜ SEVDİM!
DENİZLİ MÜFTÜSÜ AHMET HULUSİ EFENDİ DE VARDI
ŞİİRE GÜLLE BAŞLAYAN ŞAİR
SEVENLERİNİN DİLİNDEN FETHİ GEMUHLUOĞLU
İSTİKLAL TAKVİMİ GÖNÜL AÇIYOR
LİNGUİSTİK ÇOK ÖNEMLİDİR ARKADAŞLAR
MEDİNE MÜDAFİİ FAHRETTİN PAŞA ÜZERİNE
BU CUMA NURİ PAKDİL GÜNÜ
MUSİKİMİZİN YÜZ AKI YILDIRIM GÜRSES
SERDENGEÇTİLER UNUTULMAZ!
KAVLİNİ UNUTMAYAN ŞAİR: BAHAETTİN KARAKOÇ
HECE, İSLAM MEDENİYETİ ÖZEL SAYISI ÇIKTI
DORUKLARDA BİR ŞAİR: AYHAN İNAL
KÜLTÜR KERVANI MARAŞ’A GELİYOR
PEYGAMBER AŞKI ALANLARA SIĞMADI
ÖZEL İNSANLARI DAHA YAKINDAN TANIMAK LAZIM
MUSTAFA ÖZÇELİK’İN ÇOCUKSU YANI
BİR FİKRİ HOCA GEÇTİ BU ALEMDEN
MEVLANA İDRİS'TEN TASAVVUF UMDELİ ŞİİR
BİZ PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ TOPLAYALIM BAŞKANIM
UNUTTURAMAZ SENİ HİÇ BİR ŞEY
ŞAİRLERİ EN ÇOK ŞAİRLER ANLAR
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
Mahmut Bıyıklı ile Kültür Dünyası Akit TV’de Başlıyor
TYB İstanbul Takamul Altanmiah Heyetini Ağırladı
Kemal Tekden TYB İstanbul’daydı
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
Üsküdar’dan Gelen Güzel Bir Dergi
 
KİTAP
 
Mustafa Uçurum: Muhtasar Cinnet Risalesi
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz